16 Nisan 2011 Cumartesi

Behemehâl "Merhamet"!














"Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir." Tevbe Sûresi, 128. Ayet


Diyanet İşleri Başkanı Mehmet GÖRMEZ'in, "bu yılki Kutlu Doğum Haftası temasını "merhamet" üzerine kurduk"larını belirten açıklamalarını basından öğrendik.

Öncelikle "Kutlu Doğum"un ülkemizin bütün insanlarına ve Müslüman alemine hayırlara vesile olmasını diliyoruz...

Ve bu yıl Kutlu Doğum Haftasının "MERHAMET" üzerine yoğunlaşılacağı ilan edildiğine göre üzerinde konuşulacak ve söylenilecek o kadar önemli şeyle var ki... Bunları herhalde saymakla bitiremeyiz diye düşünüyorum. Zaten 3 gün boyunca da konu üzerinde 30 bilim adamının "tebliğ sunacağı"nı öğrendik.


Evet; "merhamet" hem yüce dinimizin, hem de insanlığın hatta yaradılışın olmazsa olmazlarının başında gelen önemli ana unsurdur.

Nitekim "Peygamber Efendimiz’in şefkat ve merhameti bütün varlıklar için olduğu gibi, insanlık âlemi için de cihanşümûl bir vasfa sahipti O, bir gün buyurdu ki: “Nefsim kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki, birbirinize merhamet etmediğiniz müddetçe cennete giremezsiniz" Sahabiler dedi ki: "Ya Rasûlallâh! Hepimiz merhametliyiz" Allah Rasûlü şöyle buyurdu: "Benim kastettiğim merhamet, sizin anladığınız şekilde yalnızca birbirinize olan merhametiniz değil, bilâkis bütün yaratılanlara şâmil olan merhamettir (Hâkim, Müstedrek, IV, 185/7310)" Prof. Dr. H. Kâmil YILMAZ Marmara Üniv. İlâhiyat Fak.


Peki, öte yandan bu unsur "yalnızca kişilerle sınırlı kalmalı mı?" diye sormadan geçemeyeceğim. Mesela açınız ve bakınız bakalım televizyon kanallarını...

Her kanalda ballandıra ballandıra yemek programları, envayi çeşit yemek tarifleri cirit atıyor...

Hiç düşündünüz mü, acaba bir lokma ekmek bulamayan çoğunluk halkın bu görüntüler karşısında yürekleri nasıl bir hâl alır diye?

İnsanın nefsine hakim olması, onu terbiye etmesi açlıkla mümkün olabilir mi?

O halde aç insanları tahrik konumuna getirecek bu türden görüntüler niçin yayınlanır?..

Bu programların neresi topluma yararlı oluyor ki?

Bilakis...

Bu durumda "toplumsal merhamet" nasıl yön bulacaktır?

Merhameti bir tek saldırganlık yönünde işletmek, ya da ne bileyim o yönde zihinleri harekete geçirmek yeterli oluyor mu?


Toplumun durumu içler acısı...

İnsanlar sefalet çekiyor... "Aç"ın mezarı oluyor; ve hâl böyleyken... Göstere göstere tok insanın bile nefsini uyandıran yiyecekleri çeşit çeşit teşhir etmeyi toplum olarak hangi merhamet anlayışı içerisine yerleştireceğiz?

Bunun neresi Müslümanlığa sığıyor?

Bunun neresi insanlığa yakışıyor?

Bunun neresi vicdanları rahatlatıyor?

Peygamberimiz bugün yaşasaydı acaba bu yaşanılanlara ne derdi?

Kişinin yaşaması için önce "karnının doyması" gerekirken ve üstelik bunun fizyolojik bir ihtiyaç olduğu ortadayken...

E o zaman teşhirde sınır tanımayan bu programlar... Hangi insanda, hangi toplumda "merhamet" duygusu bırakır?

Üstelik "merhamet"in sadece adının kaldığı, ve onun da sömürü olarak kullanıldığı bugünlerde...

"Merhamet"i gerçekten anlayarak yaşamayı şüphesiz ki yüce dinimizin temel esasları arasında görebiliriz. Bu anlamda da Diyanet İşleri Sayın Başkanımızın kamuoyunu harekete geçirmekte önemli bir yer tutacağı kesin... Üstelik şefkat ve merhamet peygamberimizi peygamber yapan vasıfları arasında iken...

Peki o inançtan ve gelenekten gelen bizler ne yapıyoruz?

İnsanın zorunlu fizyolojik ihtiyaçları üzerinden gösterişe kalkıp, insanları tahrik ediyoruz iyi mi!

Ondan sonra da "Yarabbim insanlarımıza merhamet eyle" diyoruz!

"Müslüman" toplumuz değil mi?!..

Müslüman görünmek başka, Müslüman olmak başka...

Demem o ki.. Allah'ım Sen insanlara şefaat eyle... Amin!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

2 yorum:

  1. Bütün bir dünyayı topyekün kurtarabilecek biricik hissiyattır, merhamet. Yazınız bana bir aydır tekrarlama fırsatı bulamadığım, Üstad Necip Fazıl Kısakürek'in REİS BEY isimli piyesindeki şu sahneyi hatırlattı.
    Bu sahnedeki her cümleyi kalplerimizde billurlaştırmadıkça merhamet ağızların iğrenç sakızı olmaya devam edecektir.-bana göre-
    ...
    REİS BEY —Bir hale geldim ki, bütün mantık ve nisbet hesaplarını kaybettim. Hapishanede,
    Berduş diye anılan bir Âdem Baba, hocalık etti bana.. Evet, Amerika'da bir cinayet işlense, dünya çapında bir ses bütün insanlığa sorsa: Katil kim?.. Benim diye bağırabilirim.. Soğuk kıi geceleri, köprü altında yatan çıplakların vebali benim boynumda, gömleğimin yakasında.. İsterseniz çareme Adlî Tıp baksın; fakat bir hastahaneye gir-sem de, kan kanseri çeken sapsarı hastalar görsem, onları bu hale ben mi getirdim, diye düşünüyorum. Ben ne yaptım; uykuda, baygınlıkta, annemin karnında, babamın karnında, hangi cinayeti işledim, hangi mukaddesi kirlettim ki, kendimi, gelmiş gelecek bütün fenalıkların tek sorumlusu biliyorum. Beni görünce havalanan serçe, kaçırılan göz,
    çekilen perde, buruşan surat, bana beni hatırlatıyor. (Durak) Dışımda ne arıyorlar; içime doğru
    suçluyum ben.. Yapmadıklarımın, işlenmediklerimin de suçlusu.. Bir de kalkmış, belki kendimden
    birine, ondan öbürüne geçer, bir merhamet yangını çıkar, bütün ülkeyi sarar diye, tımarhanelik bir hayâlin peşine düşmüş, gidiyorum. Bunun için de en verimli tarla diye, kaatillerin, hırsızların,
    eroincilerin yuvasını seçmiş bulunuyorum. (Durak) Öldürdüğüm, kanun emanetini yağlı ip diye
    boynuna geçirip boğduğum masumun hayâli beni oraya sürüklüyor, işe oradan başlatıyor! (Durak,
    düşünce) Yine o hayâlin çektiği sihirli nokta mıdır, nedir; nefsime tek pay vermemesi gereken
    tezimin ilk hisse iste-yicisi olarak karşınıza ben çıkıyorum! Ve ben bu noktada tezimin yalancısı,
    sahtekârı, istirmarcısı oluyorum! Ben nasıl acınacak adam olabilirim?... (Durak) Merhamet,
    harikulade birşey; içinde hayat kaynayan kazan.. Eğer ona uzanan eller arasında benim kan dolu
    avuçlarım olmasaydı... (Durak) Reis Beyefendi; (Eliyle ceketinin yakasına yapışır.) Ceketim benimdir, cep ceketime aittir, eroin de o cebin malıdır. Ben suçluyum! Bana acımak, merhamete
    mevzuunu kaybettirmek olur. Bana acımayınız ki, bundan böyle acıyabilesiniz.
    ...

    YanıtlaSil
  2. evet behemehal merhamet elif

    YanıtlaSil