kovboy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kovboy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Eylül 2016 Salı

Bura'lar Bizim!!!





TÜRK kültürüne bir tekme,

Arap kültürüne bir tekme,

Slav Rus kültürüne bir tekme,

Acem kültürüne bir tekme,

Eee...

Bölge ve coğrafya halkları  yok olsun,

Yerine 200 yıllık bir geçmişe sahip olan,

Ama...

Olmayan dili,

Olmayan tarihi,

Ve olmayan  milletiyle "kovboy" kültürü yerleşsin, öyle mi?

Dolayısıyla...


Çin
'de yapılan "G20 Zirvesi"inde Amerika Devlet Başkanının havaalanında soğuk karşılanmasına,
Amerikalı personelin  Çinli yetkiliye "protokolün olması gerektiği gibi uygulanmadığını" söyleyince

"Burası bizim ülkemiz, burası bizim havaalanımız, tamam mı?" şeklinde cevapla karşılaştılar, iyi mi!!!

:)

Dolayısıyla, demek ki neymiş?

İşin "abd"sini öğretmeyi değil de, işin abc'sini öğrenecekmişsiniz, bu bir!

Para ve güce tapan aymazlarla ve onların artığıyla kendilerine hayat bulan dalkavuklarla "dünyaya hakim olmaya" kalkışmayacakmışsınız, bu da iki!

Öte yandan...

İnsanları aptallaştırıp, ahlâki ve insani değerleri yok ettiğiniz bir anlayışla canice bir güruh yaratıp, bölgemizi cehenneme çevirdiniz ya...





"Irak ve Afganistan'da ABD'nin kanlı işgallerine katılmış eski bir ABD özel kuvvetler mensubu olan Tim Kennedy, katıldığı savaşlar süresince kadınları ve çocukları öldürerek savaş suçu işlediğini soğukkanlılıkla itiraf etti"5 Ağustos 2016, Aydınlık

 Netice itibariyle...

 İnsanlara yaşama hakkı tanımayan  acımasız siyasetinizle ve "Savaşta kadınları ve çocukları öldürdüm" diyen askerlerinizle daha nasıl bir karşılanma bekliyordunuz?


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

5 Eylül 2013 Perşembe

Efelenme'n Nereye Kadar?




Tam da "Dünya Barış Günü" kutlanırken...

Dünyada savaşmadık yer bırakmayan en büyük saldırgan, yine kendine yakışır bir şekilde dünyaya gözdağı "veren" fotoğrafıyla basında "şanlı" yerini aldı...

Malûm yakın bir geçmişte dünya diplomasisinde bir ilk'e şahit olmuştuk... beyzbol sopalı fotoğrafla "diplomasi"... Hani dünyanın kanını içen ve bol bol nutuklarla milletlerin tepesine çullanıp ortalığı kana bulayan haçlı çete var ya, işte ondan bahsediyorum. Zira "Dünya Barış Günü"nünde  yeni bir resim daha ortaya çıktı...

Bu defa sopa yerine "silah"...

Tam bir kovboy alimallah...

Önce sopa, sonra silah...

Bundan sonra mı?

E valla "atom bombası" filan olur herhalde :)

Tehditler, efelenmeler gırla gide dursun...

Ortada olan asıl gerçek şu ki:

Afganistan, Irak, Libya... derken, sürdürülen bunca savaşlardan yorgun ve bitkin düşenler arasına katılan Amerikalı askerler de, sonunda bu savaşa isyan etti...

Yok  "sınırlı saldırı" yapacağız... yok karadan hiçbir Amerikan askeri oraya adım atmayacak... desen de

Halkınla birlikte senin askerin de bu savaşı istemiyor!!!



İşte o isyanın sesleri:


"Suriye'de El Kaide için savaşmayacağım"

"Ben orduya diğer ülkelerin iç savaşlarına karışmak için katılmadım. Suriye'den uzak durun"

"Ben zenginler için fakirleri öldürmek amacıyla asker olmadım. Suriye'yle savaşa hayır." 

"Obama, Suriye'de senin El Kaide isyancıların için savaşmak amacıyla cepheye gitmeyeceğim. Uyanın millet"

"Ben deniz piyadelerine Suriye'nin iç savaşında El Kaide için savaşmak amacıyla katılmadım." 

"Ben donanmaya Suriye'nin iç savaşında El Kaide için savaşmak amacıyla katılmadım." 2 Eylül 2013

Demem o ki...

Bu efelenmeler nereye kadar?!

Oraya buraya "demokrasi", "özgürlük" diye, saldıra saldıra dünyayı kana buladın be...

En yakın işbirlikçin bile... "İngiltere'de Avam Kamarası, Suriye'ye yapılacak olası bir askeri müdahaleye katılma önergesini reddetti."

Sana gelince...

Ne halkını dinliyorsun, ne askerini...

Tek başına sen mi savaşacaksın?

Yoksa Kerry'nin dediği üzere,

Savaş masraflarını Araplara, kanını da müslümanlara mı yıkacaksın?!

Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.) 

8 Eylül 2012 Cumartesi

Vira Bismillah














"Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; Allah'a, peygambere, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir. O mallar, içinizden yalnız zenginler arasında dolaşan bir servet (ve güç) haline gelmesin diye (Allah böyle hükmetmiştir). Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi de size yasak ettiyse ondan vazgeçin. Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz, Allah'ın azabı çetindir." Haşr Sûresi, 7. Ayet



Büyük Önder Mustafa Kemal ATATÜRK 6 Kasım 1937 günü yaptığı Afyonkarahisar ziyaretinde, Büyük Utku Anıtı hakkında; "Büyük utkuyu en iyi anlatan anıt" dediği Büyük Utku Anıtı,

Afyonkarahisar'da kentin Yunan işgalinden kurtarılışı ve 26 Ağustos Büyük Taarruz'u temsil edilen "ZAFER" anıtıdır.


"Anıtın kaidesi büyükçe ve kübik bir kayaçtan oluşmaktadır. Kaidenin üstünde, tunçtan yapılmış çıplak iki erkek heykeli vardır. Bu heykellerden ayakta olan, düşmanı ayakları altına almış Türk'ü; ayaklar altında yatan ise Türkiye'yi işgal eden düşmanları simgelemektedir. Bir yoruma göre de ayaktaki figür, tam bağımsızlık için saldıran Türk gücünü; yerdeki figür ise Türk'ün gücü karşısında yenilen emperyalizmi temsil etmektedir. Ayaktaki heykel gerek yüzünün benzerliği, gerekse simgelediği rol ile Mustafa Kemal Atatürk'e benzetilmiştir." Vikipedi


25 vatan evladımızı bu defa da Afyon'da şehit verdik...


Bu acı haberi duyduğum ilk dakikalarda kalbime düşen sızı şu oldu;

Afyonkarahisar! 26 Ağustos... Düşmanı yurdumuzdan kavduğumuz o müthiş taarruzun yapıldığı yer... 90 yıl önce düşmanı yok ettiğimiz yerde bu defa bombalar kendi üzerimizde patladı... Ki düşmanı değil, kendi evlatlarımızı kaybettik...


Yüreğimiz paramparça...

İçimiz kan ağlıyor...

Büyük Utku Anıtı'nın her şeyi anlattığı gibi,


Bugün emperyalistler,


Müslümanı Müslümana kırdırıyor...

Tek kurşun atmadan,

Tek bir haçlı askerinin bile kanıakıtmadan,

Büyük oyunlarını sahneleyenler,

Müslüman coğrafyasında,

Müslüman halkları kullanarak,


Bölgemizde ve ülkemizde amaçladıkları gibi senaryolarını adım adım gerçekleştirmeye çalışıyorlar...


Kovboy çeteler, ağızlarının salyalarını akıtarak, insanlarımız arasında etnik ayırışım yapıyor...


Bu anlamda yüzlerce yıllık hedeflerini gerçekleştirmenin keyfini yaşarken,

Kendi halkından bir damla gözyaşı ve kan akıtmazken,

Biz, her gün şehit veriyor, millet olarak gözyaşı döküyoruz...


Ne için?

Neyi paylaşamıyoruz?

Bu cennet vatanda, bize yetmeyen ne?

Atalarımızın çektiği acılar, döktüğü kanlar bize ders olmadı mı?

Anlayacağımız;

Emperyalizm kanlı yüzüyle,

Haçlı seferleriyle iş başında...

Ancak...

Her şeye rağmen...

Yüce Türk Milleti,

Daha birkaç gün önce,


"Bitlis'de yol kesen PKK'lılar 3 aracı ateşi verdi. Akşam saat 18.55 sıralarında Bitlis Baykan karayolunu 30'ncu kilometrede Buzlupınar mevkisinde kesen bir grup PKK'lı araçları durdurup kimlik kontrolü yaptı.

Olayı cep telefonuyla kaydeden ismini vermek istemeyen vatandaş, askerleri nasıl korumaya çalıştıklarınıda şöyle anlattı:

"Yaklaşık 10 kişiydiler. Önce araçları durdurdular. Arkasından da propoganda yapıp orada bulunan 3 TIR'ı ateşe verdiler. Daha sonrada PKK'lı grup yakıt dolu tankerin içinde bulunan benzinin vanasını açarak benzini yola boşalttı. Bu sırada elektrikler kesildi. Biz araçlarımızdayken arkadaki minibüsten sesler duyduk. Ben ve arkadaşlarım bu minibüse doğru gitmeye çalıştık. İçindekiler bize asker olduklarını söyledi. Bizde askerlerin kaçırılma ihtimaline karşı elektriklerinde kesik olmasını fırsat bilerek, onları yakında bulunan dinlenme tesislerin mescidine götürdük. Onlara biz sizi alıncaya kadar buradar çıkmayın dedik. Asker kardeşlerimize yardımcı olmaya çalıştık. PKK'lı teröristler daha sonra olay yerinden ayrılarak kayıplara karıştı" 7 Ağustos 2012, Vatan



Birliğini, vatanın bölünmez bütünlüğünü dün olduğu gibi, bugün de koruyor ve kolluyor...

Demem o ki...

Büyük Türk Milleti, kardeşliğe, barışa, huzura, paylaşılan ortak kadere, milli dayanışmaya bir kez daha, "VİRA BİSMİLLAH" diyor...


Büyük Atatürk'ün önderliğindeki Büyük Türk Milleti'nin yedi düvele baş kaldırdığı Kurtuluş Savaşı'na ve "Büyük Utku"suna aynı kararlılıkla ve fedakarlıkla sahip çıkıyor...

Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum....


Şehit Evlatlarımızın geride bıraktığı acılar, hepimizin yüreğini dağlıyor....


Onlara minnettarız...


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

25 Ağustos 2011 Perşembe

... Haydi İş Başına!
















"Aranızda birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günaha girerek yemek için onları hakimlere (rüşvet olarak) vermeyin." Bakara Sûresi, 188. Ayet



"Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Mustafa Abdülcelil, Libya lideri Muammer Kaddafi'yi yakalayan veya öldüren her kim olursa olsun affedileceğini söyledi. Abdülcelil, Kaddafi'yi ölü ya da diri getirenlere 1,3 milyon dolar ödül verileceğini de belirtti." cnntürk

Başına ödül konan haydutları, para karşılığı ölü ya da diri "adalet"e teslim eden kovboy, ödül avcısı tiplerini hatırladınız mı?

Ya da suçluları enseleyen hızlı silahşörlerin daha büyük paralar için daha tanınmış haydutları yakalama peşine düşmelerini falan...

Batı'nın vahşi kovboyları, ahlâki açıdan sorgulanmaya muhtaç pekçok değerleri para uğruna hiçe sayan davranışları konu eden filmleri demek istiyorum...

İyi veya kötü tarafta yer almak, beraberinde görülen davranışlara paralellik gösteren olumlu ya da olumsuz "onur"düzeni ile hafızalarımıza kaydedilen erdemli-erdemsiz olgular... Mesela masum bir insanın kurtarılması... Çalıntı parayı bulup, getirilmesi gibi davranışların yüksek onurluluğu...

Bugün ne yapıyor kovboylar?

Önce çıkarları doğrultusunda işbaşına gelmelerine gözyumdukları diktatörleri ayakta alkışlayarak, kol kola işbirliği sergiliyorlar...Daha sonra çıkarlarının bittiğini hissettiklari an, bir kargaşa ile onları "haydut" ilan ediyorlar, İyi mi?!

Sonra mı?

E malum...

Hep birlikte filmi izliyoruz...

Sırayla bu işler...

En nihayetinde bu "haydut"ların başlarına ödül konuyor!

Tıpkı, Irak'ın Devrik Lideri Saddam Hüseyin ve Usame Bin Ladin gibi...

Neticede ne oluyor?

Ahlaki değerler sıfır...

E kolay mı, işin ucunda para var!

Bu durumda zayıf kişilikler ya da öteki haydutlar anında iş başına geçer valla... :)

Öte yandan,

Hukuk-adalet-ahlak ilişkisi ayrılmaz bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Ahlâk "mutlak iyi"; adalet ise hukuk alanında "hakkı olan"ı vermektir. Ahlak, tüm evrende geçerliliğini koruyan ve toplumları çok yakından etkileyen ve çekim gücü çok yüksek davranışlar bütünüdür.


Sormak istediğim;


Para için yapmayacağı şey olmayan vahşi kovboyların devamındaki bugünkü emperyalistlerin ceberrut aktörlerince ortaya konulan, "onur" düzeninin parçası olan "ödül avcılığı"nı,

İnsanlık;

Bugün nereye koymalı acaba?!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)