Cadılar BAYRAMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cadılar BAYRAMI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2014 Perşembe

Alo Ata'm












14 Şubat...

"E, ne olmuş yani" diyebilirsin... Dur bir dakika önce açıklayayım dilimin döndüğünce 14 Şubat'ın anlamını:

Hani 19 Mayıs 1919'da başlattığın o mukaddes İstiklâl Savaşı'mız vardı ya.. Ve önünde diz çöktürdüğün emperyalist haçlı güçler.. işte o kan emicilerin dinsel şahsiyeti kabul edilen  Hıristiyan St. Valantine'nın ölümünü andıkları ve adına da "sevgililer günü" koyarak dünyaya dayattıkları gün. O münasebetle biz de bu modaya uyarak, senin her anlamda yakılmış, yıkılmış, tükenmiş bir coğrafyayı yeniden vatana dönüştürerek, tebaadan yurttaşlığa yükselttiğin ulusunun milli ve manevi değerlerini anlatan  o özel günlerimizi ve bayramlarımızı elimizin tersiyle, hatta aşağılayarak bir kenara ittik!  Yerine daha bir "havalı" olduğunu zannettiğimiz elin haçlısının  "sevgililer günü"nü, "cadılar bayramı"nı filan kutlamaya başladık Sevgili Ata'm.

Anlayacağın her bir şeyi bir kenara bıraktık, sarıldık bu zalimlerin ipine gidiyoruz kıyamete... Kendi kültürümüzden ve değerlerimizden ne varsa hepsine bir ad kulp takarak, burun kıvırıp fırlatıp attık!


Kültürümüz, geleneğimiz, değerlerimiz bu durumda... Öte yandan kimliğimizin de ruhuna el fatiha... Zira  artık Türk mürk yok. Türk yerine olduk "sentez"! Vallahi öyle...

Hani demiştin ya.. "Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" falan diye.. Nerede o asil kan... zira ondan olsa gerek, hani dün önünde diz çoktürtdüğün emperyalistlerin Kızıl Haç'ı bugün  küstahça kinini ve nefretini bir kez daha haykırmış: 

Nasıl mı?

Avusturya Kızıl Haç ( Österreichisches Rotes Kreuz ) Kuruluşunun Linz şubesinde görevli bir kadın doktorun "Müslüman ve Türk kanı almıyoruz" diyerek.

Hani arkadaşlar ırkçılık yapmazlar ya... Hani din, dil, ırk ayırımı gözetmeksizin insan haklarının yılmaz "savunucularılar" ya.. o bakımdan bu açıklama tam yerine oturmuş...

Neyse...


Alo Ata'm, 

Ardı ardına binbir sıkıntı ve zorluklarla hatta isyanlara rağmen başardığın  ve dost düşman bütün ülkelerin hayranlıkla izlediği devrimlerinle kurduğun Cumhuriyetin yurttaşları olarak,  

Sana duyduğumuz aşk'ımız hiç bitmedi, bitmeyecek de!

Geldiğimiz nokta...

Millet olarak her şeye sıfırdan başlama zamanı sanki bir kez daha geldi gibi...

O sebeple, şimdilerde senin kıymetin daha da iyi anlaşıldı Ata'm.

Hal böyle olunca da, madem "sevgililer günü", o halde tüm dost ve düşman bu AŞKı iyi anlasın... 
Anlasın ki ona göre hareket etsin... Zira serde verilmiş bir büyük savaş, öylece şanlı tarihimizde duruyor... 

Bilmem anlatabildik mi?

Cümleten Ata'mıza duyduğumuz sevgimiz kutlu olsun...



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Ekim 2013 Perşembe

Dünyaya Örnek, Haçlıya Kapak, Cumhur'a Selâm Olsun...






C"adı"lar "Bayram"ı, her sene 31 Ekim'de kutlanan, Pagan ve sonrasında Hıristiyan köklerine dayanıyor...

"Cadılar Bayramı bazı belli başlı Batı dünyası ülkelerinde kutlanır. Amerika'da oldukça büyük ve görkemli bir festival olan Cadılar Bayramı, Amerikan kültürünün etkisiyle diğer Batılı ülkelerde de yaygınlaşmaktadır. Popülaritesi Türkiye gibi ülkeleri de etkilemiştir." Vikipedi


Evet ne deniliyor? 

"Popülaritesi Türkiye gibi ülkeleri de etkilemiştir." Hiç şüphe duyulmasın ki bu cümlede de belirtildiği üzere bu türden el âlemin bayramları inceden inceye bizlere çeşitli vesilelerle aşılanmaya çalışılıyor...

Çünkü bizim bayramlarımız "yok" ya...

Öte yandan Haçlıların gerçekten öyle elle tutulur ve içi dolu dolu değerleri, kültürleri yok ...
O sebepledir ki onların tek dayanakları ve tek ortak paydaları "haç"

Yani Hıristiyanlık etrafında kendilerine "kültür" yaratıyorlar... Ki ne demişti Sayın Halûk TARCAN Hoca'mız, Batılılar Türkler karşısında gerçekten ezik ve kıskançlık duyguları içerisindeler...

Neyse...

Onlar varsın "Cadılar Bayramı"nı ballandıra ballandıra kutlayadursunlar biz asıl, dünyayı kıskandıracak kadar özel ve de güzel, gerçek anlamda bir bayram nasıl kutlanır, kıvançla  ondan bahsedelim:

Dünyanın hiçbir ülkesinde emsali görülmeyen bir bayram...

Cumhur gerçek anlamda Cumhuriyet'ini büyük bir coşku ve heyecanla kutladı...

Vatan topraklarımızda yüz yıllık plânlarıyla gözleri olan emperyalist güçlere, insanın tüylerini diken diken eden haykırışlarla birlikte o muhteşem görüntüler kapak, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye cumhur'una da selam olsun... :)


Dünyada hangi ülke vardır ki, ulusal bayramını bu kadar kararlı, güçlü ve büyük bir heyecanla kutlasın?

Hangi ülkenin vatandaşı işini gücünü bırakacak, yüz binlerce insanı ellerinde bayraklarıyla meydanlara sel gibi akacak, milli coşkusunu yaşayacak, Ata'sına  saygı duruşunda bulunacak..

Dahası... hangi dünya lideri vardır ki, ölümünün ardından geçen onlarca yıla rağmen büyük bir sevgi ve özlemle anılacak, adından söz ettirecek ve unutulmayacak...

Yok böyle bir lider! 

O sebeple "eşsiz"...

Ve milyonlar tek yürek olmuş, bayrağına, Ata'sına sahip çıkıyor...

"Varlığım Türk varlığına armağan olsun" haykırışları...

"Ne mutlu Türk'üm diyene" cümleleri...

Atatürk, Cumhuriyet marşları, Onuncu yıl marşları... milyonların ağzından gırla gitti..

On binler, yüz binler, milyonlar tek yürek...

Cumhuriyet'ine, Atatürk'üne olan bağlılığını, ulus oluşunun haklı gururunu  tüm dünyaya meydan okurcasına haykırıyor...


Demek ki neymiş?

"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı, Türk milleti'ymiş!

Demek ki neymiş?

Büyük Türk ulusu etnik, mezhepsel bir ayrışma istemiyormuş!

Demek ki neymiş?

Cumhuriyet Türk ulusunun ayrılmaz bir parçası haline gelmiş!

Demek ki neymiş?

Halkını karanlıklardan çıkartıp aydınlığa taşıyan Lider Atatürk bir yol gösterici olarak sonsuza kadar kalbimizdeki yerini almış!

Demek ki neymiş?

Atatürk'ün düşüncesi halkı için hakikat yolunda çabalayıp, mazlum milletlerin gözlerini açmak, onları yanılgılarından, dolayısıyla da emperyalistlerin elinde oyuncak olmaktan kurtarmakmış!

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!



Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)