
Cumhuriyet düşmanı yobazlar tarafından kafası kesilerek katledilen Şehit Asteğmen Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay'ın ebediyete intikalinin bugün 82. yıl dönümü...
23 Aralık 1930; hilafet yanlısı gerici akımların bir uzantısı olan ve kendisini mehdi sanan tarikat mensubu Derviş Merhmet'in hunharca katlettiği devrim şehidimiz Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay...
Olayın elebaşısı Derviş Mehmet ve arkadaşları olay günü, zikrederek şeriat naraları ve tekbirlerle genç Asteğmen Kubilay'ın testereyle önce başını kesmiş, sonra da kesik başı sopaya dikerek, Menemen sokaklarında gezdirmiştir. Olay yerine koşan Cumhuriyet'in Bekçi'si Hasan ve Cumhuriyet'in Bekçi'si Şevki de gözü dönmüş canilerce açılan ateş sonucu ŞEHİT edilmişlerdir.
Tekbir getirerek, Allah diyerek adam boğazlamak...
Benzer olaylara günümüzde de maalesef fazlasıyla tanık olmuyor muyuz?
"İnsan sürekli olarak kutsallar kullanılarak aldatılmaya açık bir varlıktır. Bu bağlamda, ortaçağ feodalizm en yakın örnektir ki, kilise vahşeti "haçlı Emperyalizmini üretmiştir."
Emperyalizm, bu pratikte görmüştür ki, din olgusu "kitleler üzerinde egemenleşecek sömürü odaklarının" en önemli silahıdır." Eren ERDEM, Abdestli Kapitalizm
İnsanlar kör bıçaklarla boğazlanıp öldürülürken, etrafında toplanmış dincilerin Allahu Ekber korosu, insanın tüylerini dün olduğu gibi bugün de diken diken ediyor...
Ve kendilerini İslam adına "vazifeli" sayanların vahşet'leriyle işlenen cinayetlere eşlik eden "Allahu Ekber" nidalarını görmek vicdan sahibi insanları gerçekten rahatsız ediyor, içini sızlatıyor...
Diyeceğim o ki...
Aradan geçen bunca zaman sonra geldiğimiz nokta dünden farklı değil! Zira aklın kullanılması yolunda daha alınacak çok yol var... Aklını köleleştirmiş toplumların payına ise;
Yoksulluk ve savaşlar vasıtasıyla daha çok ölümler ve vahşetler çıkacaktır... Ve bu durumu da insanlara kaçınılmaz bir "kader" olarak göstermek de yine yaşanılan coğrafyaya, "inanç" yoluyla fatura edilecektir.
Sevgi ve saygılarımla!