23 Temmuz 1995 yılında, iki kızıyla bilikte bir annenin Kumkapı'da alkollü bir lokantada eğlenirken bir grup kendini bilmezlerin tacizine uğrarlar. Kızlardan birisi lokantanın mutfağına girerek bulduğu bir bıçakla saldırganlardan bir tanesini orada öldürür... Derken olay bizim şahane basının 3. sınıf haberleriyle adını duyuran gazete, televizyon muhabirleri ve meşhur olmaya çalışan basit kadınların cinayet, arabesk tadında gelişen olaylar silsilesidir hafızalarda kalan meşhur "Kumkapı cinayeti" olayı.
Olayın baş kahramanı, Zeynep ULUDAĞ neredeyse kadınların Jeanne D'Arc'ı gibi gösterilmeye çalışılması da ayrıca başlı başına bir olaydır...
Neyse...
Z. Uludağ kısa bir süre hapis yattıktan sonra çıkar... Zira artık meşhur olmuştur, sahnelerde şarkı söyler, filmlerde oynar Z. ULUDAĞ.
Diğer taraftan öldürülen adamın karısı olan Gülten KIZILKAYA, iki çocuğuyla ortada kaldı nidalarıyla aynı şahane basınımız tarafından o da "ün"lendirilmeye başlanmıştır. Zira başı kapalı Gülten KIZILKAYA önce başını açar, sonra televizyon programları filan derken... gece kulüplerinde şarkı söylemek için boy gösterir.. Dolayısıyla o da "ün"lenmiştir...
Netice itibariyle bir cinayet olayının arkasından ortaya çıkan; iki ünlü kadın şarkıcı oldu, iyi mi!
Aradan geçen onca zamanda bu iki "ünlü" kadının şimdilerde ne yaptığı hakkında kimsenin bir fikri olmadığı gibi adları sanları da hafızalardan çoktan silindi gitti bile..
Ve yine...
Hezeyan içerisindeki bir toplumun ferdi olan ve onu "Semra Kaynana" olarak tanımamıza vesile olan şahane basınımızın yeni bir ünlüsüdür Semra YÜCEL
Öyle ki, Washington Post'ta bile "hakkında makale yayınladı"...
Oğlu Ata'nın ölümünden sonra Semra Kaynana önce kitap yazdı, sonra kendini tiyatro sahnesinde denedi bu da olmadı bir süre evlendirme programı sundu...
Şahane basınımızın güzide kanalları bir süre sonra Semra Kaynanayı da yarı yolda bırakınca, şöhret basamaklarından aşağı apar topar düşüverdi diğer "ünlü"ler gibi...
Geçtiğimiz aylarda son bir gayretle tekrar boy gösterdi basınımızda ve televizyon kanallarında Semra Kaynana. Ki, çekim yapılan stüdyoda vıcık vıcık olmuş sayın ahalimizin arasından çıkan bir ses, Semra Kaynanaya:
"Sizi tekrar görmek çok güzel bir şey. Tabii sizin üzüntüleriniz bizi üzdü, üzüyor da..Tekrar sizi ekranlarda görmek istiyoruz, özlüyorum..." diyor
Dolayısıyla...
Tüm bu yaşanılan kepazelikler, nasıl bir toplum haline geldiğimizin küçük bir kanıtıdır aslında... Ve ancak geri kalmış ülkelerde görülebilecek niteliktedir..
Ve dün...
"Mersin'in Tarsus ilçesinde öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan'ın babası Mehmet Aslan, Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 2. Geleneksel Ramazan Etkinlikleri kapsamında kızının adının verildiği Özgecan Aslan Meydanı'nda sahne aldı."
Haberini okuyoruz...
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)