Gaziantep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gaziantep etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ağustos 2016 Pazar

Mesele Artık Varlık-Yokluk Meselesi












Şahin Bey Türk Kuvayı Milliyeci. Antep Savunması'nın önemli isimlerinden güzel ülkemin Gazi ünvanı ile vatan savunmasında dünyaya ve emperyalizme meydan okuyan Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde dün gece çok hain bir plânın parçası gerçekleşti... Onlarca insanımız hayatını ne yazık ki kaybetti...

Dolayısıyla...

Bu korkunç ve sinsi plânın gerçeğini geçtiğimiz günlerde İzmir'de yaptığı konuşmayla tarihin gerçeklerini yılmadan, usanmadan her yerde belgeleriyle birlikte anlatan dünyaca ünlü tarihçi Prof. Dr. Justin McCarthy'in ağzından izninizle aynen aktarmak isterim. Zira  bugün artık varlık-yokluk meselemiz olan bu tarihi gerçeği hatırlamak, hatırlatmak hepimizin yaşamsal görevidir!



Kamuoyuna saygıyla duyurulur:

Türklerin savaşlar nedeniyle büyük acılar yaşadığını kaydeden Prof. Dr. Justin McCarthy, Atatürk’ün olmaması durumunda nelerin yaşanabileceğini anlattı. Atatürk’ün başarısını anlamak için Türkleri neden kurtardığına bakmanın gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. McCarthy,

"Türkiye 1. Dünya Savaşını kaybetmiş ve adeta yıkılmıştı. İngiliz istihbaratı, ’Türkler çok kötümserdir ve ilerisi için çok az umutları var’ diye raporlamışlardı. Türkler artık yenilmişti ve başlarına gelecek her şeyi kabul edeceklerdi. Başlarında bir hükümet vardı ve bir vatan haini olan Damat Ferit tarafından yöneliyordu, İtilaf ülkelerinin istedikleri her şeyi yapmak istiyorlardı. İtilaf ülkeleri, Türkleri sonsuza kadar yok etmek istiyorlardı. Sevr’de büyük bir Ermenistan, büyük bir Kürdistan olacaktı ve Türklere küçük bir yer verilecekti. İngilizler, Fransızlar, Yunanlar, İtalyanlar toprakları paylaştı. İtilaf devletleri aslında her şeyi almak istiyordu. Geriye kalan ise çok küçük bir yerdi. Ve bütün Osmanlı’nın borçlarının o küçük devlet tarafından ödemesini istiyorlardı. Aslında yapmak istedikleri şey, Türkleri devamlı olarak zayıf bırakmaktı, bunu yapmak için Türklerin ordusu olmamalıydı, işte o küçük devlette bir ordu olmayacaktı. Devlet tamamen iflas halinde olacaktı. En önemli demiryolları, düşmanların ellerindeydi. O küçük devlet, mallarını yurtdışına gönderemeyecekti. Ama bunlar olmadı, çünkü Türkler Atatürk’ün liderliğinde düşmanlardan kurtuldu. Türkler Atatürk’e çok şey borçlu" dedi. (DHA) 18 Ağustos 2016, Hürriyet


Hâl böyleyken...

Dün yapılan hain saldırı, kaldıkları yerden devam edilmek istenilen Sevr'in hayata geçirilmek istenmesinin çok açık bir göstergesidir.

Yani etnik ve mezhepsel anlamda bir iç savaş kışkırtması olduğu o kadar açık ki...  dolayısıyla bizim Pakistan, Afganistan olmamız isteniyor...

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ bu oyuna gelmeyecektir! Ve sağduyu sahibi bu köklü millet, Atatürk'ün -mirasına sahip çıkarak-, "Ya istiklal ya ölüm" parolasıyla hareket edeceği kesin...


Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

19 Nisan 2012 Perşembe

Çok Üzgünüz!












"İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin." Mevlana



Gaziantep'de hastanede uğradığı bıçaklı saldırıda yaşamını kaybeden Dr. Ersin ARSLAN, marangozluk yapan 6 çocuklu bir babanın, üniversite okuyan tek çocuğuydu. Orta halli bir ailenin kıt imkanlarıyla eğitimini sürdüren Göğüs Cerrahı Ersin ARSLAN, aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin de gururuydu...


Yazık ki, yıllarca okuyarak kendisini insanlığa hizmet için adayan genç doktorumuzu bir hiç uğruna (cehalete verdik) kaybettik!


Konu hakkında yazılan haberlerin yorumlarını okuduğumda yüreğimin sızladığını hissettim. Zira toplumda oluşan genel kanı üzerine yaygınlaşan, kulaktan kulağa pekçok söylemlerin buraya da yansıdığı o kadar açık ki...


"Ama" diye devam eden yorumlardan birinde "haksızlık"tan bahsederken, hekimlerimizin insanların sağlığıyla oynadıklarından dem vurabiliyor; ardından bir başka "hüküm"le doktorların "saat 10'da iş başı yaptıkları"nı ve yine "insanlar sancıdan ölürken onların, fing attıkları"nı anlatıp, dayağın yanında neredeyse ölümü bile "hakettiklerini" ifade edecek kadar da fütursuzca konuşabiliyorlar!


Bu "söylemler" ve "hükümler" ne yazık ki halkımızın cehaletine, yani bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olduklarının açıkça bir kanıtıdır.


Oysa sağlığımızı, canımızı emanet ettiğimiz hekimlerimize sahip çıkmak, öncelikle kendimiz için bir iyilik olacaktır. Ve unutulmasın ki bu memlekete ve halkına hizmet için var olan herkes, aynı ülküyü, aynı duyguyu ve aynı kaderi paylaşan insanlarımızın ta kendisidir.


Onlara zarar vermek bize bir şey kazandırmayacaktır!


Diyeceğim;


Bu genç hekimimiz de içimizden birisiydi...


Bunun kıymetini bilemeyenlere ya da düşünemeyenlere,


Yazıklar olsun!


Genç yaşta kaybettiğimiz değerimize Allah'tan rahmet dilerken, doğmamış bebeğine karşı kendimizi mahçup hissetmenin ağırlığıyla olayı lânetliyorum!


Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)