Hain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hain etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2017 Cuma

Bu Görüntüler Bize Yakışmıyor!


" Ağaçlarla kaplı küçük bir meydana benzeyen avluda kürek mahkûmlarının gidişini izleyenlerden daha çok seyirci vardı. Kalabalık şimdiden toplanmıştı!

(...)

Arabaya bindik, mübaşir ve bir jandarma ön bölmeye, rahip, ben ve bir başka jandarma arka bölmeye oturduk. Arabanın etrafında atlı dört jandarma vardı. Böylece arabacıyı saymazsak bir kişiye sekiz kişi düşüyordu. 

Arabaya bindiğim sırada mavi gözlü yaşlı bir kadın:

- Bunu kürek mahkûmlarının prangaya vurulmasından daha çok seviyorum, diyordu.

Ona hak verdim. Bu ötekine göre daha kolay izlenecek bir gösteri. " Victor HUGO, Bir İdam Mahkûmunun Son Günü, sf: 36


15 Temmuz 2016 günü, vatan bütünlüğümüzü parçalamak, ülkemizi yıkmak üzere emperyalist haçlı düşmanların maşaları, Türk ordumuzun içerisine alçakça  sızarak şerefli askerlerimizin şanlı üniformaları içerisinde masum  insanlarımıza tankla saldırdılar... Kendi jetlerimizi tepemizden uçurup üzerimize  bomba yağdıran  bu hainlere "ne yapılsa azdır" diye düşünmekten kendimi alamasam da,  suçlu olan herkes gibi suçlarının cezasını, suçları ölçüsünde çekmeleri vicdanî ve evrensel  hukukun bir gerçeğidir. 

Dolayısıyla bu alçak hain işbirlikçilerin işledikleri suçlarının tescillenmesi ve hak ettikleri cezalara çarptırılmak üzere dün, Yüce Türk adaletine teslim edilmek üzere yargı önüne çıktılar...

Ve  bu alçakların, sanki bir teşhir gibi görüntülenerek basına düşmelerine dışarıdan  bakıldığında,  "insan hakları"  üzerinden değerlendirmelere yol açabilir...

O sebeple  Modern Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin devlet olma özelliği, ve Anadolu topraklarının  insani özelliği gereğince bu şekildeki hatalı görüntüler, ülkemizi ve devletimizi geri dönülemeyecek zor duruma sokabilir.  

Hal böyle olunca da,  bu görüntüleri görünce  Victor HUGO'nun, "Bir İdam Mahkûmunun Son Günü" adlı eserindeki cümleleri gözümün önüne  geldi.

Dolayısıyla...

Her ne kadar bu hainleri sevmesem de,  bir anlık hınç tatmini bu görüntüler, ne devletimizin köklü geleneğine, ne de  Türk milletinin şanlı mazisine ve kültürüne asla yakışmıyor...



Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

30 Temmuz 2015 Perşembe

Yanıyoruz!




Dahili ve harici hainler iş başında... 

Evlatlarımız şehit...

Ve..

Şehidimize "hakkınızı helâl ediyor musunuz?" sorularıyla şehit cenazeleri bir bir kalkıyor...

Dolayısıyla...

Şehidimiz bize hakkını helâl ediyor mu acaba?!



Sevgi ve saygılarımla!


Vatana

Ey zavallı vatanım
Neden böyle ağlıyor
Neden midir, çünkü ona
Evlatları bakmıyor

*
Oğul-- Bakmaz isem ben sana
Haram olsun Türklük bana
İşte ana gidiyoruz
Vatan için ölmeye
Gidiyorum öleceğim
Dönmeyeceğim geriye

*
Ana-- Git oğlum git
Vatanına hizmet et
Vatan için kanını
Her şeyini feda et
Nişanlına köyüne
Her şeyine veda et

*
Oğul-- Gidiyorum ben ana
Selam söyle babama
Yavukluma söyle ki
Ağlamasın hiç bana

Nazım Hikmet





"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.) 

30 Ekim 2014 Perşembe

... Alkış Tutanlar, Tarihi İyi Okuyun!













HAÇLI emperyalistlerce  Anadolu'yu işgal plânının başlangıç noktası olan İzmir'in işgali  Mustafa kemal Atatürk ve silah arkadaşları sayesinde sona erdirildi. "Yunan ordusu halifenin ordusu sayılır" nidasıyla bu işgale destek veren hainleri açığa çıkaran 15 Mayıs 1919 tarihli İzmir işgali..

Bugün Kurtuluş Savaşı "yapılmadı" diyen bazı kendini bilmez aklıevvellerin  unutturmak istediği bu işgali  unutmayan Yunanlılar ise, bu durumu "Küçük Asya felaketi" olarak adlandırmaktadır.



"15 Mayıs 1919 sabahı İzmir güne Yunan işgaliyle başladı... Yunanlıların işgal plânına göre Alsancak Limanı’na çıkarılan askerler Kadifekale’yi, Pasaport İskelesi’ne çıkarılan askerler ise Konak - Göztepe – Güzelyalı istikametini işgal edecektir. Bu plân doğrultusunda 5. Piyade Alayı Alsancak İskelesi’ne Evzon Alayı da Pasaport İskelesi’ne çıktı. Önce 200 kişilik bir Yunan Evzon bölüğü Kordon’a çıkmış, bunu diğer birlikler takip etmiş ve iki ayrı koldan Yunan işgali başlamıştır...


Yunan askerlerini karşılamak için yerli Rumlar Kordonboyu’na toplanmışlardır. Rum kızları mavi – beyaz kumaştan dikilmiş elbiseler giymiş haldeydiler. Rumlar ellerinde Yunan bayraklarını sallıyor, çiçeklerle, alkışlarla ve "zito Venizelos" "yaşasın Venizelos" haykırışları ve tezahüratlarıyla Yunan askerlerini karşıladılar. Vapurlar ve fabrikalar sürekli düdük çalıyor başta Aya fotini olmak üzere kiliselerin çanları durmadan çalıyordu. Bandolarda Yunan milli marşını çalmaktaydılar. Metropolit ve rahipler diz çökmüş, ağlayarak ve ilahiler söyleyerek Yunan bayraklarını öpüyorlardı..."

29 Ekim 2014...

"BİJİ SEROK OBAMA' SLOGANLARIYLA KARŞILANDI

Peşmerge grubu, Şanlıurfa'da kendilerini bekleyen bir grup kalabalık tarafından "Yaşasın Başkan Obama" anlamına gelen Kürtçe "Biji Serok Obama" sloganlarıyla karşılandı.
Havayi fişekler atılıp "Yaşasın Kürdistan ", "Yaşasın YPG, PKK , YPJ", "Yaşasın Peşmerge" sloganları ile karşılanan peşmergeler, Viranşehir'den 1 saatte güçlükle çıkabildi. (DHA)" 30 Ekim 2014, infial.com.tr

"ABD ÜNİFORMALI PEŞMERGE

Geçiş sırasında bir peşmergenin üniformasındaki ABD bayrağı ve 'U.S Army' (Amerika Birleşik Devletleri Kara Kuvvetleri) yazısı dikkatlerden kaçmadı." 29 Ekim 2014, tgrthaber.com.tr/


Dolayısıyla... 96 yıl önce bugün imzalanan ve Osmanlı'yı teslim alarak bitiren Mondoros Ateşkes Antlaşması "gereği", İngilizlerin arka planda başrol oynadığı Yunan işgalini hatırlatan, "Amerika plânlı" bir geçişi hep birlikte kaygı ve dehşetle izliyoruz.. Ki   Amerika bayraklı üniforma giyerek kim olduğu belirsiz sözde Peşmergeye alkış tutanlar...


Tarihi iyi okuyun... 









Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)


NOT:

Bundan tam 96 yıl önce...

Wilson beyannamesinin Osmanlı Devleti'ni ilgilendiren 12'inci maddesinin "Türklerle meskun kısımlara itirazsız bir hakimiyet teslim edileceğinin ifade edilmesi" etkisi sonucunda, 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşmasının maddeleri, Osmanlı Devleti'nin fiilen sona erdiğini göstermiştir.

Çok ağır ve tek taraflı hazırlanan bu antlaşmanın 25 maddesi; antlaşma devletlerinin Osmanlı topraklarını ele geçirmek için yaptıkları işgaller ve zulümlere, dünya nezdinde hukuka uygunluk boyutu kazandırmıştır. İşgalci devletler yaptıkları her türlü haksız faaliyetleri Mondros Mütarekesine bağlamıştır.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının maddeleri kısaca şu şekilde açıklanabilir:

1’inci Madde ile: Çanakkale ve İstanbul boğazları açılacaktır. Karadeniz’e geçişlerin serbestçe yapılması temin edilecektir. Çanakkale ve Karadeniz tarafında Türk kuvvetleri tarafından inşa edilen istihkâmlar, İtilaf Devletleri tarafından işgal edilecektir.

2’nci Madde ile: Osmanlı karasularındaki bütün torpil ve kovan mevzilerinin, torpil tarlalarının yerleri İtilaf Devletlerine gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için İtilaf Devletlerine yardımda bulunulacaktır.

3’üncü Madde ile: Karadeniz’de konuşlandırılmış torpiller hakkında malumat verilecek, yerleri gösterilecektir.

4’üncü Madde ile: Ermeni esirler ve İtilaf Devletlerinin bütün esirleri serbest bırakılacak, İstanbul’da esir teslimi yapılacaktır.

5’inci Madde ile: Hudut bölgelerinin korunması ve iç asayişin temin edilmesi dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.

6’ncı Madde ile: Osmanlı harp gemileri teslim olacak ve kendilerine gösterilen limanlarda İtilaf Devletlerince denetim altında tutulacaktır.

7’nci Madde ile: İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir burumun ortaya çıkması durumunda, herhangi bir sevkülceyş noktasını işgal edecek konumda bir hakka sahip olacaktır.

8’inci Madde ile: Osmanlı Devleti demiryollarından, İtilaf Devletleri istifade edecek ve Osmanlı ticaret gemileri müttefiklerin hizmetinde hazır bulunacaktır.

9’uncu Madde ile: İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti’nin tersaneleri ve limanlarındaki vasıtalardan istifade edecektir.

10’uncu Madde ile: İtilaf Devletleri Toros tünellerini işgal edecektir.

11’inci Madde ile: Kafkasya içlerinde ve İran topraklarında Osmanlı ordusunun işgal ettikleri yerler derhal boşaltılacaktır.

12’nci Madde ile: Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi İtilaf Devleti tarafından sağlanacaktır.

13’üncü Madde ile: Askeri, ticari ve deniz ile ilgili madde ve malzemelerin tahrip edilmesinin önüne geçilecektir.

14’üncü Madde ile: Kömür, mazot ve yağ ihtiyaçları İtilaf Devletlerince Osmanlı topraklarından karşılanacak ayrıca bu maddelerin ihraç edilmesi yasaklanacak, hiçbir şekilde bu maddeler ihraç edilmeyecektir.

15’inci Madde ile: Osmanlı topraklarındaki bütün demiryolları, İtilaf Devletlerinin zabıtaları tarafından kontrol altında tutulacaktır.

16’ncı Madde ile: Yemen, Suriye, Hicaz, Asir ve Irak’taki Osmanlı birlikleri en yakın İtilaf Devletlerinin kumandanlarına teslim olacaklardır.

17’nci Madde ile: Bingazi ve Trablus’taki Türk kumandanları en yakın İtalyan garnizonuna teslim olacaktır.

18’inci Madde ile: Bingazi ve Trablus’taki Osmanlı işgali altında bulunan limanlar İtalyanlara teslim edilecektir.

19’uncu Madde ile: Asker yada sivil, Alman ve Avusturyalı olan herkes bir ay içinde Osmanlı topraklarını terk edecektir.

20’nci Madde ile: Osmanlı ordusunun terhisi, araç, teçhizat ve nakil vasıtalarının İtilaf Devletlerine teslimine yönelik verilecek her türlü emir yada talimat derhal yerine getirilecektir.

21’inci Madde ile: İtilaf Devletleri adına bir murahhas, iaşe nezaretinde çalışacak ve gerekli olan ihtiyaçları temin edecektir. İstenilen her türlü malumat kendilerine teslim edilecektir.

22’nci Madde ile: İtilaf Devletleri Osmanlı harp esirlerini gözetim altında tutacaktır.

23’üncü Madde ile: Osmanlı Devleti merkezi devletlerle bütün ilişkilerini kesecektir.

24’üncü Madde ile: Doğu Anadolu’da bulunan altı vilayette (Vilayat-ı Sitte) herhangi bir kargaşa olması durumunda, kargaşa yaşanan yer İtilaf Devletlerince işgal edilebilecektir.

25’inci Maddede ise Mondros Ateşkes Antlaşmasının imza tarihi ve silahlı çatışmanın kesileceği tarih belirtilmiştir.