Mevlânâ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mevlânâ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Eylül 2015 Çarşamba
Haydi Türkiye...
"Ey adam! İnsanlarda gördüğün birçok zulümler, senin huyundur. Sen, kendi huyunu onlarda görüyorsun. Senin varlığın, nifakın, zulmün, gafletin onlara aksetmiştir." Mevlânâ
Bayram ne demektir?
Hani düşünüyorum da...
Galiba biz bu soruyu kendi kendimize sormayalı çok olmuş ki,
Bugün bayramlar anlamını yitirdi diye, şikayetlenip duruyoruz...
Dolayısıyla...
Bugün yaşanılanlar vatanımız ve ulusumuz üzerinde Haçlıların sürdürdüğü düşmanlık politikasıyla beraber kapitalizmin istilasına maruz kalan Anadolu'da, siyasî ve sosyal hayattataki kargaşayla, moral değerlerimizdeki çözülme karşısında BAYRAMLARIMIZ, saygıyı, sevgiyi, dostluğu, birlikteliği ve de sevincin heyecanını ayakta tutabilmenin en önemli manevi etkenlerden birisidir..
O sebeple...
Haydi Türkiye...
Ayrışmadan, beraberce çözemeyeceğimiz hiçbir sorunumuz olamadığını bir an olsun aklımıza getirerek işe başlayalım...
Zira beraberce binlerce yıl birlikte yaşadık, birlikte eğlendik, birlikte ağladık, birlikte çoğaldık...
Dolayısıyla bizim bu anlamda paylaşamayacağımız hiçbir şeyimiz yok!
Bu ülke, bu vatan hepimizin!
Aynı inancın, aynı ülkünün vatandaşlarıyız...
Bu toprakların içinde beraberce yoğrulduk...
Dünyanın bozukluklarına, sarsıntılarına, yıkıntılarına beraberce göğüs gerdik, beraberce mazlumların, düşkünlerin feryatlarını duyarak onlara yardım için var olan er kişiler olduk...
Biz ki sevginin, adaletin, merhametin ta kendisi olarak tarihe destanlar yazan millet olduk...
O halde aynı sevgiyi, aynı adaleti, ve aynı merhameti kendimizden mi esirgeyeceğiz?
Bayram işte bu kavramlar için var!
Bu güzellikleri yaşamak için var!
O halde şu anda İslâm coğrafyasında kan ve gözyaşının hakim olduğu ortama, cehennemin içine düşmemek hepimizin elinde değil midir?
Haydi Türkiye göster kendini..
Cümle aleme kardeşilik nedir, gerçek bayram sevinci nedir, hep birlikte gösterelim...
Zira tüm bu güzellikleri bayram tadında yaşamak hepimizin hakkı!
Bu vesileyle...
Yüce Allah'tan, hepimize hakiki bayramı, onun anlamını, güzelliklerini, rahmetini hücrelerimize kadar hissettirmesini diliyor ve özlüyorum.
Kurban Bayramımız mübarek, sevinçlerimiz daima olsun...
:)
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)
17 Şubat 2013 Pazar
Kırk Yıllık Kâni Olur mu Yani


"Gönlü aydın bir ere kul olmak, padişahların başına taç olmadan daha iyi." MEVLÂNÂ
Her geçen gün değerlerimiz bir bir yıpratılıyor... Bir yandan kimliğimiz yok sayılıyor, öte yandan sahip olduğumuz ne varsa ayaklar altına alınıyor, çiğneniyor...
Tarihimiz yok sayılıyor, dilimiz değersizleştiriliyor, inancımız "aşırılık"la itham ediliyor, Yüce Peygamberimiz "eli kanlı kılıç"a benzetiliyor, geleneğimiz aşağılanıyor...
Kısaca zihinlerimiz allak bullak...
Gurur duyduğumuz ne kadar kıymetlerimiz varsa... "meğer ne kadar bet şeyler"miş dedirtiliyor...
Yani duygularımızla, kimliğimizle, ulusumuzla alay ediliyor...
Bir ülkenin kurucusuna ve de dünyanın saygınlığını ve hayranlığını kazanmış, hatta yüz yıla damgasını vurmuş lider, ayaklar altına aldırılıyor...
Atatürk, ülkesini işgal edenlere rağmen, bir milletin onuru saydığı -Yunan- bayrağını ayaklar altına paspas etmeyi reddedecek kadar asil ve naif bir lider'ken...
Marmaris Güncel’den İlhan Barlas’ın haberine göre;
"Atatürk'ü eve paspas yaptılar
Marmaris’te bir evin girişine paspas olarak koyulan Atatürk posterli duvar halısı..."
http://www.haberler.com/ataturk-un-resmini-paspas-yaptilar-4331777-haberi/
"Bir gönül eğitimcisi olan Mevlânâ Celaleddin-i Rumi, huzurun, sevginin barış ve hoşgörünün sembolüdür. Sadece Anadolu'daki değil, Doğu'dan Batı'ya hemen her coğrafyadaki manevi rehberliğiyle o, kendisine yönelenlerin gönüllerini aydınlatmakta, ruhlarını özgürleştirmektedir. Hz. Mevlânâ, akıl ve ruh sağlığı bozulan insan ve toplum için bulunmaz bir panzehir, şifa kaynağıdır" Şaban KARAKÖSE, Mevlânâ'dan Düşündürücü Sözler.
" Ali Bulaç, Mevlânâ’nın hümanist olduğu bir yaklaşımdan veya hurafeden ibarettir."
Ayrıca Ali Bulaç,
"Ne olursan ol gel” sözünün de Mevlânâ'ya ait olmadığını savundu."
http://gundem.milliyet.com.tr/mevlana-alternatif-bir-figur-islemidir/gundem/gundemdetay/14.02.2013/1668592/default.htm
Diyeceğim...
"Kırk yıllık müslümanın hıristiyan olmayacağını" hepimiz çok iyi biliyoruz, değil mi?
E, kırk yıllık kâni bir iki yazıyla, olur mu yani?!
Sevgi ve saygılarımla!
Etiketler:
Hurafe,
Kırk yıllık kâni olur mu yani,
Mevlânâ,
Ne olursan ol gel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)