Son günlerde çocuklarımızın ya kaybolduğunun ya da kaçırılarak istismar altında öldürüldüğünün haberlerini art arda alıyoruz...
El kadar çocuklarımızın maruz kaldığı rezilliğin bini bir para, sapıklığın haddi hesabı yok!
Dolayısıyla hangi aralık bu kadar kirlendik?
Hangi aralık bu kadar güvenilmez hallere düştük, bilen, duyan var mı?!..
Eylül'ün ve Leyla'nın acı haberlerini peş peşe duyduğumda bir an için içimden bir şeylerin koptuğunu hissettim...
Sanki bir bataklıkta yaşıyor gibiyim...
Ve çevremdeki herkese şüpheyle bakmaya başladım. Zira acaba diyorum, kalabalık bir çevreye girdiğimde bunların içerisinde pedofili sapkınlığı besleyen kaç kişi var? Bulunduğum yerde öz çocuğuna tacizde bulunan kaç kişi var? Ve mahallemizdeki insanların kaç tanesi vicdanlı?..
Dolayısıyla kanlı coğrafyamızda yaşanan bunca vahşete ve iğrençliklere tanık olup da, akıl ve ruh sağlığını koruyabilen kaç kişi kaldı acaba?..
"Biz zulmetmekte olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka başka toplumlar meydana getirdik." Enbiya Suresi, 11. Ayet
O sebeple, -hani söze gelince müslümanız ya- bugün geldiğimiz bunca soysuzluğa karşın, "Allah'ım ne zaman helak olacağız acaba?" demekten kendimi alamıyorum. Zira şimdi tam zamanı, cümle aleme ibret olalım çocuklarımızı, bebeklerimizi... koruyamadık!
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)