buzağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
buzağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2012 Cuma

Hem Allah Kur'an Diyeceğiz...



















"ABD'de çekilip internetten yayınlan 'Müslümanların Masumiyeti' isimli, peygambere hakaret edilen filme tepki dinmiyor. Müslümanların yaşadığı çok sayıda ülkede insanlar Cuma namazı sonrası sokaklara döküldü. Sokaklara dökülen halk, ABD, İsrail ve Almanya elçiliklerine saldırdı. Yemen ve Lübnan'daki gösterilerde altı kişi hayatını kaybederken onlarca kişi de yaralandı.


Clinton, ABD'nin bu tür ''iğrenç'' videoların gün ışığına çıkmasına neden engel olmadığının bazılarınca sorulabileceğine işaret ederek, şöyle devam etti: ''Bugünün teknolojisinde, bu mümkün değil. Ancak mümkün olsaydı bile ülkemiz kökü uzun geçmişe dayanan ifade özgürlüğü geleneğine sahip. Bireylere, ne kadar iğrenç olursa olsun kendi görüşlerini ifade etmelerinde engel olmayız." 14 Eylül 2012, Haber Türk



Ne "ifade özgürlüğü"ymüş ama...

Vallahi bu "özgürlüğe" şapka çıkarmak lâzım gelir...

Zira "ifade özgürlüğü"ne dayandırılarak, neredeyse sistemli bir şekilde sahnelenen iğrenç saldırılara bir yenisi daha eklendi...

Her yer yanıyor, yıkılıyor...

Ortalık yine kan gölü...

Hanımefendi çıkmış bağırıyor;

"İfade özgürlüğü"


Oh ne âlâ...

Ya, inanılır gibi değil...

Bu şeytani düzen ve fitne...


Sahi; ŞEYTAN dedim de aklıma bir hikaye geldi.

Şimdi bu hikayeyi sizinle paylaşalım:


"Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.


Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış. Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün süt yere dökülmüş. Sağdığı sütün heba olduğunu gören genç kadın, sinirlenerek eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru, kan içinde yere yığılmış. Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.

Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş.

Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatarken, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış.

Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan, "Bu felaketi de bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım şimdi?" demiş."



Sakın yanlış anlaşılmasın..

Sadece ifade özgürlüğümü kullanmak istedim...

Yoksa Kılinton Hanım'a sözümüz yok valla...

Hem o,

Olsa olsa bir melek olabilir...

Kadıncağız tam bir "MELEK"!..

Ne yalan söyleyelim, gittiği her yerde gül bitiyor...

O güller birden "kana dönüşüyor" derseniz,

Eee... olacak o kadar!

Gül bu...

İnsanın canını yakacak ve kanını akıtacak kadar dikeni bol...

Madem gül seviyoruz,

O vakit dikenine de katlanılacak...

Zira hem Allah Kur'an diyeceğiz,

Hem de Allah Kur'an kelâmı dinlemeyeceğiz...

Ne diyor, Kur'an?

"Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdır. Sizden kim onları dost edinirse kuşkusuz o da onlardandır. Şüphesiz Allah zalimler topluluğunu doğruya iletmez." Maide Sûresi 51. Ayet



"Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki; "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva(arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı." Bakara Sûresi 120. Ayet

Diyeceğim...

Şimdi ortada Kılinton Hanım'ın "ifade özgürlüğü" dediği "şey"den başka ne var ki?..

O sebeple...

Millet'ler birbirini yiyormuş,

Yok ortalık savaş alanına dönmüş'müş,

Yok kan gölü olmuş'muş,

Falan filan...

Boş verin siz onları...

Hem ne kadar ayıp!

Altı üstü ortada bir "ifade özgürlüğü" var.

Yok artık...

Onu da biz müslümanlar anlamadıysak gari...

Yuh yani...

"Bir kenarda oturup felaketleri izleyen şeytan"ın dediği gibi...

"MELEK" Hilari ne yaptı ki?!


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

21 Ekim 2010 Perşembe

Şeytanın Ne suçu var ki?!












"ABD'de 11 Eylül saldırılarını konu alan bir belgesel çeken ve tanıtım afişinde Türk bayrağı kullanan Christian Action Network (CAN - Hıristiyan Eylem Şebekesi) adlı kuruluş, Türklerden gelen yoğun tepkiler üzerine yeni bir afiş ve DVD kapağı hazırladı. Ancak ABD'li Hıristiyan grup, Türk bayrağını kaldırmak yerine afiş ve kapağa yeni bayraklar ekledi." 19.10.2010, Hürriyet


Birkaç gündür üst üste okuduğum bu haber üzerine aklıma bir öykü geldi. Hikayenin üzerinde durarak konuyu biraz da açmak isterim...

E madem ülkemize ve bayrağımıza yönelik sinsice bir saldırı planlanıyor, o vakit biz de durumdan vazife çıkararak olaya yorum getirelim...


"Günlerden bir gün şeytanın yolu bir köye düşmüş. Keyfi yerinde olan şeytan, sırtını bir ağaca dayamış ve buzağısı kazığa bağlı olan ineği sağan genç bir kadını uzaktan izlemeye başlamış. Şeytan, kadını epeyce izledikten sonra yerinden kalkıp kazığa bağlı buzağının ipini biraz gevşetmiş.


Buzağı bu, az ötede annesinin sütünün kovaya sağılmasını aç karnına izlemeye daha fazla dayanamamış. Buzağı yerinde debelendikçe boynundaki ip biraz daha gevşemiş ve sonunda yular hepten çözülmüş. Koşarak annesini emmeye giden buzağı, süt kovasına çarpmış ve bütün süt yere dökülmüş. Sağdığı sütün heba olduğunu gören genç kadın, sinirlenerek eline geçirdiği odunu buzağının kafasına vurmasıyla yavru, kan içinde yere yığılmış. Yavrusuna saldırılmasına kayıtsız kalmayan inek bir tekmede kadını yere serip öldürmüş.

Uzaktan geçmekte olan kadının kayınpederi, ineğin gelinini öldürdüğünü görüp, elindeki tüfekle ateş ederek ineği öldürmüş.

Silah sesini duyan koca koşup gelmiş. Karısını yerde cansız yatarken, babasını da elinde tüfekle görünce, belinden silahını çekip, tek atışta babasını öldürmüş.

Kısa bir süre sonra gerçeği öğrenen genç adam bu kadar acıya dayanamayacağını düşünüp, bir kurşun da kendi kafasına sıkarak canına kıymış.

Bütün bu olayları bir kenardan izleyen şeytan, "Bu felaketi de bana yüklerler. Buzağının ipini gevşetmekten başka ben ne yaptım şimdi?" demiş."


Emperyalist güçlerin hep yaptığı ve yapmakta olduğu şey, insanların etnik kökeni, dini ve mezheplerinden faydalanarak milletleri birbirine düşürüp boğazlatmasıdır. Bunun için de şüphesiz ki ince ince planları devreye sokmakta bir tereddüt yaşamıyorlar. Tıpkı "11 Eylül saldırısı"yla birlikte akabinde işgal ettikleri ülkeler gibi...


Ve bir defa buzağının ipi gevşedi mi...

Ortalık kan gölüne çoktan dönüyor bile...

Buzağı, gelin, sığır, baba, oğul zincirleme peşpeşe öldüler...

Bak Allah'ın işine ki burada herkes, şeytanı suçluyor!!!

Oysa zavallı (!) şeytanın bunda ne rolü var? O, sadece buzağının ipini, şöyle bir gevşetiverdi işte...


Diyeceğim... Emperyalist güçlere karşı, buzağının ipinin gevşetilmesine olanak tanımadan, o ipi sıkı sıkı tutmasını iyi bilelim!!!

Yoksa...

Sevgi ve saygılarımla!