dünya çevre günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dünya çevre günü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Haziran 2017 Pazartesi
"Altın" ZEYTİN
5 Haziran Dünya Çevre Günü ya...
Yüzme havuzlu... villa görgüsüzlüğüyle verimli canım topraklarımızı ve zeytinliklerimizi bir bir talan ettik!..
Yer gök otel, AVM, rezidans doldu!
Gökyüzünü göremez, ayağımızı basacak toprak bulamaz olduk! Dünya Çevre Günü Kutlu Olsun...
Ve şimdi de altın madenlerine zeytinliklerimiz kurban edilecekmiş...
Vayyy... bundan böyle zeytin şeklindeki altınları sofralarımıza getirir, üzerini bol limonlar afiyetle yeriz artık.
Dahası zeytinliklerin üzerine benzinlik bile kurulacakmış..
Eh artık... zeytinyağlı dolmaları... ve salataları, benzin istasyonlarından litre litre alacağımız benzinle yapar, mis gibi yeriz...
Her derde deva zeytinden yapılan sabun mu?
Aman canııım... sentetik şampuanlar neremize yetmiyor ki?!..
Dolayısıyla....
Önce hayvanların yaşam alanlarını yok ettik, sıra geldi bize...
Yüce Allah'ım bu mübarek günde dualarımızı lütfen kabul eyle. Amin! Ve Sen bizim ihanetimizi ve cehaletimizi affet, zeytinliklerimizi bize bağışla Yarabbim. Amin!
KUR'AN'DA ZEYTİN
"O(Allah) ki, Gök’ten su indirdi. Onunla, her şeyin bitkisini bitirdik ve ondan bir yeşillik çıkardık. Biz ondan kümelenmiş taneler; hurma ağacının tomurcuğundan sarkmış salkımlar, birbirine benzeyen-benzemeyen üzümler, zeytinler ve nardan bahçeler çıkarıyoruz. O olgunlaşıp ürünlerini verdiği zaman, ona bakın! Muhakkak bunda, iman eden bir kavim için ayetler(deliller) vardır." En'am 6-99
"O (Allah) ki yükseltilmiş(asmalı) ve yükseltilmemiş(asmasız) bahçeler; hurmalar, ürünü(yemişi) farklı ekinler, zeytinler ve benzeyen-benzemeyen narlar inşa etti. O ürününü verdiği zaman, ürününden yiyin ve hasad günü hakkını verin. İsraf etmeyin, muhakkak O, israf edenleri sevmez." En'am 6-141
"Onunla(suyla), sizin için ekinler, zeytinler, hurmalıklar, üzümler ve ürünlerin her türlüsünden bitirir. Muhakkak bunda, tefekkür eden bir kavim için, ayetler vardır." Nahl 16-11
"Sema'dan ölçüyle su indirdik. Onu, yeryüzünde iskan ettik. Muhakkak biz, onu(suyu) gidermeye de kadiriz.
Onunla, sizin için üzümden, hurmadan bahçeler inşa ettik. Orada, birçok ürünler vardır ve ondan yersiniz.
Tur-i Sina'dan çıkan bir ağaç vardır. O (ağaç), yiyecek olanlar için, katık(zeytin yağı) verir." Mü'minun 23/18-20
"Allah, 'Göklerin-Arz'ın (Evrenin) 'Nuru'dur. 'Allah'ın Nuru'nun misali, 'Oyuk' içinde bulunan bir ‘Lamba’ gibidir. Lamba, bir sırça içerisindedir ve sırça, sanki 'incimsi bir yıldız'dır(nötron yıldızı gibi). O(Lamba) ki, ne doğuda, ne de batıda bulunmayan, mübarek bir zeytin ağacından yakılır. Neredeyse, ateş dokunmasa da, onun yağı, 'ışık' verir. (Bu), Nur üzeri Nur'dur. Allah, kimi dilerse, onu Kendi Nuru'na doğrultur. Allah, insanlar için misaller verir. Allah, her şeyin Âlimi'dir." Nur 24-35
Demek ki neymiş...
Hani illa da ısrarla Arapça okumayı sürdürdüğümüz kutsal kitabımız Yüce Kur'an'ımızı anlamadığımızı bu vesileyle bir kez daha görmüş oluyoruz, bu bir!
Allah aşkına... Allah, Sevgili Peygamberimize vahiy yoluyla ayetleri tebliğ etti, Arapça yazılı göndermedi, bu iki!
"Biz akledip-anlayasınız diye onu Arapça bir Kur'an kıldık." Zuhruf Sûresi 3. Ayet, bu da üç!!!
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)
Etiketler:
dünya çevre günü,
Kur'an,
KUR'AN'DA ZEYTİN,
VAHİY,
zeytin,
Zuhruf Suresi 3. AYET
6 Haziran 2011 Pazartesi
Valla Önce...



"Hiç kimse duymak istemeyenler kadar sağır olamaz."
Açık bir mekanda otururken, istemeden de olsa arkamda oturan -emekli sayılacak- grubun konuşmalarına dikkat kesildim... Zira büyük bir heyecanla anlatılmakta olan konu, televizyon dizilerleriydi.
Evet; belki dakikalarca dizilerin konularıyla ilgili hız kesmeyen anlatımları hararetle sürdü... Tabii bu arada "Muhteşem Yüzyıl"ın 5 yıl daha "süreceği"ni de ayrıca öğrenmiş oldum; bu vesileyle haberiniz ola... :)
Bu durumda, "eyvah, "Kurtlar Vadisi" dizisinin ve Polat Alemdar'ın galiba pabucu dama atılmış" demekten kendimi alamadım doğrusu. Ne bileyim, şimdi yükselişte "Hürrem" var... Ve anladığım kadarıyla da Polat ALEMDAR inişte...
Toplum olarak işi gücü bırakarak, dizilere merak salar olduk... Öyle ya, bir ara "Kurtlar Vadisi" ile devletimizin mekanizmasını çözdük! Çeteleşmenin, hesaplaşmanın yollarını hem öğrendik, hem de bu sayede devletimizin ve kurumlarının örselendiğine şahit olduk!!!
E sıra geldi tarihimize...
Böylelikle yeterince tanımadığımız atalarımızı hem tanır, hem de okumadığımız tarihimizi bir solukta öğreniriz... Sonra da tarihimizin nasıl örseleneceğine hep birlikte karar veririz.
Milli birliğimizi ve bütünlüğümüzü paramparça edecek "kanaat"lere ulaşmakta da hiç zorluk çekmeyeceğimiz kesinleşmiş oldu!!!
Sahi, diziler sayesinde de edebiyatımızı yerle bir etmiştik değil mi? "Aşk-ı Memnu" gibi edebi değer taşıyan bir eserin canına okunması...
Demek ki... Toplum olarak değerlerimizin bir bir aşağılanıp "paçavra" haline getirilmesine farkında bile olmadan, büyük bir destekle el veriyormuşuz...
İnanılır gibi değil... büyüğü küçüğü, yaşlısı genci herkes, günlük yaşamın gerçekliğini bir kenara iterek, hayali konuların içerisinde duygularını ifa eder olmuş...
Bu kadar vurdum duymaz ve boşvermiş olmak bizi nerelere sürükleyeceğini hiç düşündük mü acaba? Gerek yaşadığımız coğrafyanın koşulları, gerekse kimliğimizin zorluğunu gözönüne alacak olursak, bırakınız mutlu olmayı, nefes almamıza bile tahammül edemeyecek güçlerin baskısı altında bekaamızı sürdürmeye çalışıyoruz...
Hâl böyle olunca da sürekli uyanık ve dikkatli olmak yerine... bihaber yaşamanın şüphesiz ki bir "bedeli" olacaktır diye düşünüyorum.
5 Haziran Dünya Çevre Günü...
"2011 yılında yaşanan doğa olayları, çevre kazaları, orman yangınları, doğayı katleden projeler, nükleer tehdit, sera gazı salınımı ve buna bağlı olarak küresel ısınmayla buzulların erimesi ve çölleşme konuları her zamankinden daha fazla gündeme geldi." Hürriyet
Dünyamız bu yıl yaşanan olumsuzluklarla boğuşurken biz toplum olarak ne kadar bilinçliyiz, burası da ayrıca düşünmeye ve tartışmaya değer konular arasında... Zira varlığımızı sürdürebilmek için önce yaşanabilir dünya ve üzerinde bir vatanımız olması gerekiyor...
Özetle; bizim için hayati önem taşıyan bütün bu çetrefilli konular önümüzde duruken... Biz nelerle meşgulüz?!..
Valla önce Hürrem....
Sonrası mı?
"Allah Kerim!"
:)
Sevgi ve saygılarımla!
Etiketler:
dünya çevre günü,
Hürrem,
Kurtlar Vadisi,
Muhteşem Yüzyıl,
Polat Alemdar
10 Haziran 2010 Perşembe
Çiy Taneleri...




"Nasıl kafa sayısı kadar düşünce varsa, kalp sayısı kadar da sevgi çeşidi vardır." Lev Tolstoy
5-11 Haziran Dünya Çevre Günü... Dünyamız içine düştüğü hastalığın pençesi altında hızla doğal yaşamını kaybeder durumla karşı karşıya. Ne yazık ki bu durumun en baş müsebbibi de insanlar. Hâl böyle olunca da derdimizi kime yanacağız bilinmez.
Bir taraftan yeşil alanları, tarım arazilerini, havasını, suyunu kaybettiğimiz mavi dünyamızı yaşanılmaz hale getiren güçlerin, aşırı ihtiraslarıyla boğuşmak, diğer taraftan da doğal afetler neticesinde büyük yıkım ve ölümlerle çaresiz kalmanın sıkıntılarını taşımak; bu anlamda yaşadıklarımızı, insanların hoyratça davranışlarının bir bedeli olarak görüyorum. Zira doğaya hükmetmeye kadar varan pervasızlık ve aşırı ihtiras bir yere kadardı...
Sürekli tüketiyor, tüketiyor ve tüketiyoruz! Tükettikçe tükeniyor ve dünyamızı yok ediyoruz... Diğer taraftan doğada bulunan bütün canlılarında tükenmesine sebebiyet veriyoruz. Ve ne yazık ki ileri teknolojideki yaşanılan çılgınlığın, bizlere verdiği aşırı güvenle birlikte, bu güzelim dünyamızın bize sunduğu o nadide güzellikleri koruyamadığımız gibi, kıymetini bilemeden anlamsızca Aymazlar Sınıfı'nın amaçsız debdebeli yaşantısına feda edildi...
Çimenlerdeki Çiy Taneleri
"Güneşli bir yaz günü bir koruluğa ya da ormana gittiğinizde, çimenlerin arasında parıldayan pırlantalar görürsünüz. Bu pırlantalar güneşte sarı, kırmızı, mavi renklerle ışır ve parıltılar yayarlar. Daha yakına gelip dikkatle baktığımızda, onların aslında, otların ince uzun yaprakları üstüne düşmüş ve günışığıyla parıldayan çiy taneleri olduğunu görürsünüz.
Onlar, incecik yapraklar üzerinde kadife gibi yumuşacıktırlar ve aşağı doğru bir iz bırakmaksızın yuvarlanırlar.
Eğer üzerinde şebnem taneleri bulunan bir çimen yaprağını koparırken dikkatli davranmazsanız, damlacıklar, parlak kristaller gibi dökülecek ve siz farketmeden yaprağın dibinde gözden kaybolacaklardır.
Bazen incecik bir dalı koparırsınız. Sonra onu yavaşça ağzınıza alırsınız ve çiy tanelerini yudumlarsınız.
Bu, dünyadaki bütün içeceklereden daha tatlıdır." Lev Nikolayeviç Tolstoy
Doğayı ve onun hiç farkedemediğimiz eşsiz güzelliklerini oya oya işleyerek bu harika anlatımı yazan Tolstoy... Bu yazıda hissedilen güzellikleri, o doyumsuz tarifleri bugün kaçımız hissediyor ve yaşıyoruz? Şüphesiz ki bu eşsiz mutluluğu keşfedenler ve yaşayanlar dünyanın en mutlu insanlarıdır. Hiçbir şey bu mutluluğun ve güzelliğin yerini dolduramaz...
İçinde yaşadığımız bu muhteşem güzellikleri bir bir yokedip, yakıyor ve yıkıyoruz... Ne uğruna ve ne için?.. Elde ettiğimizi zannettiklerimiz, koskoca bir hiçten öteye geçemeyecektir!
Dünyayı idare edenler; Aymazlar Sınıfı... Bitmek bilmeyen ihtiraslarıyla sonu olmayan hayallerinin peşinde koşarken görünen o ki, emanetçisi olduğumuz bütün güzellikleri hoyratça kullanıp, bedeli ne olursa olsun, uğruna her şeyi yapmaya değer görecek kadar insanlıklarını kaybetmişler...
O halde dayatılan türlü hayalin yarattığı kargaşada "Dünya Çevre Günü" insanların uyanmasına ve yapılan yanlışların durdurulmasına yeterli olabilecek mi?
Sevgi ve saygılarımla!
Etiketler:
aymazlar,
çiy,
çiy taneleri,
dünya çevre günü,
tolstoy
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)