maraba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maraba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Robin Hood
















"Demirtaş: "HDP bir Robin Hood hareketidir. Zenginden alıp, fakire veren bir harekettir" dedi." 26 Mayıs 2015, Hürriyet

Robin Hood zenginlerin mallarını çalıp fakirlere dağıtan bir kahramandır.

"Robin Hood, İngiliz halk hikâyelerinde yer alan bir hayduttur. O'nun düşmanı, görevini kötüye kullanan, topraklara saldıran, yüksek vergilendirmenin yanı sıra fakirlere kötü davranan biri olmuştur."

Dolayısıyla hani HDP  Robin Hood'a benzetilmiş ya.. doğru(!) valla...  Zira HDP'nin bir türlü feodal sistemin vazgeçilmezi olan   ağalık düzenini eleştirmediği gibi, bu düzenin yıkılması gibi bir derdi de yok... O vakit toprak ağalarının elinde marabalığa mahkum edilen insanlarımızın sefaletini görmezden gelerek, kendilerini  Robin Hood'a benzetmeye kalkışmak, olsa olsa komedi olur! Dahası buna kargaları bile güler...


Allah aşkına... bırakalım askerimizi, polisimizi de... Sivil masum binlerce vatandaşlarımızdan tutun da kundaktaki bebeğe kadar katledeni, öğrtemenini, memurunu öldüreni, memleketinin yollarını, iş arabalarını, dükkanlarını... yakan, yıkanları lanetlemeyenler..

Nasıl olur da Robin Hood'a benzetilir?..

Ha..  illâ da benzemek isteniyorsa

Robin Hood'un düşmanı, fakirlere kötü davranan despotlar daha uygun...


Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.) 

22 Ağustos 2010 Pazar

Ey Tebaası Müslümanım Diye Övünen...












"Sen anandan ben babamdan
Ağa doğmadık dostum
Gel beraber yaşayalım"... MAHZUNİ



"DİYARBAKIR’ın Silvan İlçesi’nde seyyar satıcılık yapan evli ve 4 çocuk babası 40 yaşındaki Hacı ORUÇ, iftar açmak için geldiği evinde eşinin, “Yemek yapacak bir şey yoktu, yemek yok” demesi üzerine bunalıma girip, evin bir odasında kendini asarak canına kıydı." 18.08.2010, Vatan


Aşık Mahzuni Şerif'in toplumsal içerikli şiirlerinden birinde dile getirdiği üzere;


"İnce ince bir kar yağar
Fakirlerin üstüne..."


Aynen şimdilerde olduğu gibi... Hatta biraz daha ileri gidelim ve lapa lapa kar yağıyor desek, daha isabetli olacak. Güzel ülkemin insanları bir zamanlar "aç mezarı yoktur" sözünü bilirlerdi... Oysa bugün ne durumlara geldik! Çevremiz aç mezarlarıyla dolup taşıyor... Üstelik Diyarbakır'da yaşanan talihsiz olay ne zaman oluyor? Mübarek Ramazan'ın içerisinde...

O vakit yine Mahzuni'den dizelerle duygularımıza cevap bulalım:

"Etme ağam nolur nolur
Adam mı ölür toprak verince..."

Demek neymiş Diyarbakır'daki sorunun temel kökeni; "Toprak ağalığı"ymış!

Eee o zaman; toprak ağalarına ve bölgenin akil insanlarına bizim buradan doğal bir sorumuz olacaktır:

Bölge ve yöre insanını neden "maraba" olarak çalıştırmamayı demokrasinin olmazsa olmazları olarak görmüyorlar da, sorunu başka taraflara taşımaya çalışırlar?

Asıl sorun, yurttaşlık bilinciyle yaşamını yönlendirip karın doyurmak meselesi değil midir?

Silvan'dan Hacı ORUÇ, kendini asarak "açın mezarı yoktur" anlayışını ortadan kaldıran canlı bir örnek değil mi?

Bu ağır durum karşısında, hele hele olayın mübarek RAMAZAN ayında gerçekleşmesi, Müslümanım diyen herkesin vicdanında, ince ince bir sızıyı yüreğimizde hissettirmiyor mu?

Bilmem; benim yüreğim sızım sızım sızlıyor işte...

Bu mudur %99'u Müslümanım diyen halkın Müslümanlığı?..

Bu anlamda herkes kendine Müslüman ama, konu kişinin kulluk vazifesine dayanınca herkes buna fazlasıyla müdahil! Öyle mi?!..

Neydi bizim felsefemiz?

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir!"

O vakit bu durumda Müslümanlığımızı kalben değil, sözle mi yaşatıyoruz acaba?..

Zira merhum Hacı ORUÇ'un ve dahalarının nasıl oldu da, "aç mezarı"nı oluşturduk dersiniz?!..


Bir de olayı bir başka açıdan ele alalım isterseniz:

Şimdi açlıktan ölen merhumun adı ve soyadına, lütfen dikkat ediniz!

Neymiş?

Hacı ORUÇ.

Algıladınız değil mi?


Merhumun soyismini alan dedeleri; ALLAH'a olan büyük inançlarını ulvi bir düşünceyle kendilerince ulvileştirerek aldıkları soyadlarını, bir gün gelecek, aynı ulvi duygular altında torunlarının açlıktan intihar edebileceğini, hiç akıllarına getirmiş olabilirler miydi acaba?..

Öteyandan aynı düşünceyle babasının merhuma verdiği isim neymiş?

Hacı.

Yine aynı şekilde, aynı ulvi duygu ve düşünceyle yola devam eden baba; acaba bir gün gelip de çocuklarına ekmek götüremeyen oğlunun onuru zedenlendiği için soyismini taşıdığı ayda canına kıyacağı hiç aklına gelir miydi, ey tebaası, Müslümanım diye övünen Müslüman milletim?!..

Kısaca demek istiyorum ki...

Hz. Peygamberimizin bu sosyolojik ve felsefi hadisini unutup da başka pencerelerden Müslümanlığı öğretmeye ve anlatmaya kalkanlar; tıpkı toprak ağalığını ellerinde tutmak isteyip de, sorunu başka taraflara çekmek isteyenler gibi; "cambaza bak" yanıltmasıyla birileri, "Allah", "Kur'an" ile aldatma yolunu seçiyor...
Bir kısmı da FEODAL zihniyeti yaşatmak için, "demokrasi", "özgürlük" kavramlarıyla insanlarımızı aldatma yoluna gidiyorlar!!!


Yok aslında birbirlerinden farkları....


Sevgi ve saygılarımla!