masum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
masum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ocak 2021 Perşembe

Düşmez Kalkmaz Bir Allah




"Demokrasi" ve "insan hakları" adı altında oraya buraya müdahale ederek, mazlum milletlerin tepesine çullanıp ortalığı kana bulayan Amerika,  

Bu defa kendi ülkesine "demokrasi" getiriyor. Hem de o korku salan görüntüler eşliğinde, üstelik de  kendi meclisinde...

Zira işgal ettiği ülkelerde, masum insanların evlerini tekme tokat bastığı, ellerinde ağır silahlarla etrafa korku salan görüntülerin bir benzeri, dün itibariyle kendi ülkesinden dünyaya resmedildi!

Dolayısıyla bu görüntülerle,

"Düşmez kalkmaz bir Allah" sözü tam yerine oturdu!

Öte yandan, konuya ilişkin bugün okuduğum gazete başlığıyla bağlantılı olarak bir anımı izninizle paylaşmak isterim:

Sicil amirimiz olarak okul müdürü, öğretmenlerine her yıl puanlamayla not veriyor... 

Ben de o sıralar da okul müdürünü şikayetimden dolayı, okulca geniş çaplı bir soruşturma geçiriyoruz...

Hal böyle olunca da okul müdürümüzün benim sicilimi sağlıklı değerlendiremeyeceğini ifade eden bir dilekçeyle İlçe Milli Eğitim müdürünün yanına gittim. 

Müdür bey, eline dilekçemi alır almaz önce, 

"Yasalara göre en az 6 ay birlikte çalıştığın en son amir sicil notu verebilir. Dolayısıyla da burada yapacak bir şey yok. Mecburen okul md. sicilini dolduracak."

İşte o vakit bir cevabım oldu:

"Sayın hocam böyle bir şey doğru olabilir mi? Zira var sayalım ki okul amirinin akli dengesi bozuk... o halde yine de ısrarla "akıl hastası" birinin değerlendirmelerine mi maruz bırakılacağız?!.."

Demek ki neymiş? 

Aklın yolu birmiş, 

Ve de,

Davranış ve eylemlerle ortaya çıkan fiiller karşısında akıl ve mantık ön plana çıkmak zorunda!


Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

6 Kasım 2014 Perşembe

Bunca Dualar Okuyan, Namaz Kılan İnsanlara Ne oldu?




"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." Mustafa Kemal  ATATÜRK

İnsan aklıyla da, insan doğasıyla da bağdaştırılamayacak kadar çılgınlığın yaşandığı İslam coğrafyasında yaşanan savaşlar ve  milyonlarca insanın karşılıklı olarak bu savaşlarda işlediği suçların, ihanetlerin, aldatmaların, soygunların, kalpazanlıkların, sahteciliklerin, yağmacılıkların, kundakçılıkların ve cinayetlerin sayısı dünyadaki bütün mahkemelerin kayıtlarında yer alan suçların toplam sayısını kat ve kat aştığı halde, bu suçları işleyenler o sırada yaptıklarını hiç de suç saymıyorlar...

Dolayısıyla   bu çılgınlığa neden olan gerekçe nedir?..

Perde önündeki  bilgilerin "doğruluğu"na safça güvenen masum insanlar,  bunun nedenleri olarak "haksızlık", "sisteme uyulmayışı", "tutkular", "ödün vermezlik", "diplomasi yanlışlıklar" vs. olarak görüyor..

Halbuki  bütün bu nedenler bir araya gelince zaten savaşlar meydana geliyor. Yani, hiçbir neden bir başına savaşa yol açmış değildir. Savaş, bütün nedenlerin bir araya gelişinin doğal bir sonucudur.

Bundan dolayıdır ki, insanların bundan önce olduğu gibi bugün de   insanlıklarını ve sağduyularını inkâr ederek  birbirini katletmesi sürüyor...

"Her insan yaşamının iki yüzü vardır: bunlardan biri, insanın çıkarlarının soyutluğu oranında davranışlardan özgür kaldığı bireysel yaşamıdır; öbürü de maddi çıkarların söz konusu olduğu sürü yaşamıdır ki, burada insanoğlu ona dayatılan yasalara ister istemez boyun eğmek zorundadır."

Dolayısıyla...

Bugün bizlere dayatılan sözde "özgürlük"..

Sadece emperyalizmin kendi çıkarlarına hizmet edecek kadar  "özgürlük".. Yani  cemaatlere, tarikatlara, yozlaşmaya, etnik gruplara... özgürlük..

Ve sırf tiranların  tutkuları var diye, sırf bazıları inadından dönmedi diye, sırf Batılı güçlerin politikası, kurnazlığa dayanıyor diye milyonlarca Müslüman'ın birbirini öldürmesi, birbirinin gözünü oyması, kafa kesmesi  anlaşılır gibi değil.. İleri sürülen bütün bu nedenlerle, insanların  birbirini boğazlaması... Gözünü hırs bürümüş çıkarcıların entrikaları nedeniyle,

Ülkeler yakılıyor yıkılıyor, şehirler bombalanıyor, kültürel emanetler  yağmalanıyor,  doğa talan ediliyor..

(Bu bölümü Tolstoy'un ünlü eseri "Savaş ve Barış" kitabından esinlenerek yazdım. T.G.)

Televizyon kanallarının  alt yazılarından saniyeler ölçüsünde "küçük not" olarak geçen ve ne yazık ki haber niteliği sayısal değerle belirlenen  ölümler..

Bu anlamda  son üç günün bilançosu:

Pakistan'da bombalı saldırı 60 ölü...

Irak'ta bombalı saldırı 26 ölü, onlarca yaralı

Bağdatta bombalı saldırı 8 ölü, 22 yaralı

Ve..

"Türkmenler’de PYD endişesi: Bizi yaşatmazlar!

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Mustafa: PYD Ayn el-Arap’ı ele geçirirse kahraman ilan edilecek.Teröristin insafına kaldık." 5 Kasım 2014


Arap, Kürt, Türkmen, Sünni, Alevi...

Kardeş kardeşin gözünü oyuyor.

Ne için?

Kimin için?

Bunca dualar okuyan, namaz kılan insanlarımıza ne oldu?

Dinin hangisinde  insan öldürmek var?..

Düne kadar kardeş olanlar, bugün düşman olmuş,

"Din kardeşiyiz" diyenler, birbirini  kesiyor.

Türbeler, camiiler bombalanıyor.. kültürel emanetler yok edilerek tarihten siliniyor.

Düşmanlığın daniskasına büründü öz kardeşler,..

Ve bu topraklara  ekin yerine, kin ve nefret tohumu ekilerek

İlk tarımın beşiği Mezopotamya kan gölüne döndü..

Kim için?

Ne için?

Diyeceğim.. 

Bu topraklarda insanlık namına  kutsal olan ne varsa,

Emperyalist haçlının ayakları altında horlanarak, bir bir eziliyor...


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)