Duyduk ki, yaşarken "denizin dibinde baba David ROCKEFELLER tarafından yaptırılan, her türlü tehlikeden uzak içerisinde onlarca kilometrelik koridorları olan bir mabed(Erol BİLBİLİK)"de dünyaya ayar veriyormuş.
Şimdi yerin altını boyladı...
Duyduk ki Allah'a meydan okurcasına 200 yaşını göreceği söylenmiş,
Eyvah 101'inde gitti...
Dolayısıyla sömürdüğün bu tatlı dünyayı bırakıp nereye gittin öyle erkenden!
Daha "yeni dünya düzeni"ni konuşacaktın...
"Amerika Eski Dışişleri Bakanı ve CFR'nin en önemli görevlilerinden biri Henry Kissinger...;
"Dünyayı kendi felsefemize getirmek için biraz daha zamana ihtiyaç var. globalizm kazanacaktır. Bakın terör sınır tanımıyor! Ekonomi de öyle! Kriz de! Tarihin bu döneminde tüm ülkeler kendi çıkarlarını uluslararası çıkarlarla aynı yörüngeye sokmaya çalışmalı!"
Ne anlıyoruz? Terör var ve yayılıyor... Mücadele için tek bir yol var, küresel olmak! O nasıl olacak? Uluslararası çıkarlara uygun davranarak!Peki uluslararası çıkarlar kimin çıkarları? Bu çıkarları temsil edenler kimler? Uluslararası çıkarlar kime hizmet ederler? Ulusların arasında ve kılcal damarlarında dolaşan çok uluslu şirketlere mi?" Banu AVAR, Hangi Dünya Düzeni? Sf:133
Öte yandan...
Biz de cenaze sırasında, din görevlisi tarafından ahaliye bir soru sorulur;
"Merhumu nasıl bilirdiniz?"
Valla anında cevap verelim,
Şeytan bilirdik!
Zira kaynaklara dayanarak edindiğimiz bilgiler ışığında, kendi ülkesi dahil (11 Eylül) sağda solda savaş, ayaklanma çıkartan, ortalığı kana bulayan bütün zulümlerin ve acıların zalim planlayıcısı olarak tanıyoruz kendisini.
O sebeple Erol Bilbilik Hoca'nın deyimiyle,
Diyeceğimiz o ki,
"En büyük soyguncu, en büyük çete, en büyük insanlık celladı" David ROCKEFELLER,
Mekanın cehennem, ateşin bol olsun!
Ve de darısı dünyayı insanlara, doğaya zindan eden ve kana bulayan diğer zalim dostlarına olsun inşallah!
Amin!
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)