Cumhuriyet Türk Mucizesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cumhuriyet Türk Mucizesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ağustos 2018 Pazar

Olmazsan Olmazdık Yüce ATA'm!



Hayatını cepheden cepheye koşturarak geçiren, milleti için canı pahasına çalışan ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ümüzün ve silah arkadaşlarının, sonsuz minnet ve şükran duygularımızla  ruhları şad, mekanları cennet olsun...


28 Eylül 1922-11 Kasım 1922 

BÜTÜN Türkiye günlerdir durup durup coşuyor, bayram ediyordu. 

Bir İstanbullu anı defterine şöyle yazdı: 

"Hastalık, parasızlık, acı, düşmanlık, gelecek kaygısı, her şey, her şey unutuldu. Her yer çılgınca sevinen mutlu insanlarla dolu. Sevinçten kucaklaşıp kucaklaşıp ağlaşıyoruz. Her yanda bayraklar. Milli Mücadele karşıtı beş hocayı üniversiteden kovdurmayı başaran öğrencilerin sevinci artarak sürüyor"

Asya, Ortadoğu ve Afrika'daki bütün Müslüman topluluklar da, bu mucize zaferi coşkuyla kutlamaktaydı. Hiçbiri bağımsız değildi. Hepsi sömürgeydi, işgal ya da denetim altındaydı, esirdi, geriydi. Dünya bu talihsiz insancıkların sevinç ve gurur dolu çığlık-larıyla inliyordu: 

"Yaşasın Türkiyeeee!" 

Türkler emperyalizmi yenmişti. Bir ilkti bu. Tarihin çok önemli bir dönemeci yaşanıyordu- Türk ordusu Anadolu'yu temizlemiş, Çanakkale'yi sarmış, İstanbul kapılarına dayanmıştı. 

Kanlı oyunun son aşaması başlamıştı. 

Türkiye 1918'de yenilip teslim olduğu zaman hepsi yıkılmıştı. Türkler bile başa çıkamadığına göre 'bu beyaz efendileri' kimse yenemez diye düşünmüşlerdi. Ümitsizliğin dibine çöktükleri anda 'Türklerin İngilizlere ve ortaklarına isyan ettikleri' gibi inanılması zor haberler gelmeye başlamıştı. 

"Neee?"

İşgale, parçalanmaya, paylaştırılmaya, sömürülmeye karşı çıkmıştı Türkler... 

"Acaba doğru mu?" 

Son haçlı saldırısına direniyorlardı... 

"Direniyorlar ha!" 

İngilizlerin ortaklarını, paralı askerlerini, kiralık katillerini art arda yeniyorlardı... 

"Yarabbi bu bir rüya ise ne olur uyandırma!" 

Bu olağanüstü mücadeleyi dört yıl boyunca, Türklerin kazanmasıiçin dua ede ede, içleri titreyerek izlemişlerdi. Ezilen, sömürülen, hor görülen İslam dünyası için bu bir onur sorunuydu. Sonunda büyük haber gelmişti: Müslüman Türkler bütün beyaz efendileri, adamları, yamakları, uşakları, beslemeleri, soytarıları, alkışçıları ve çığırtkanlarıyla birlikte yenmişti! 

Milyonlarca yanık, kavruk ses göğe yükseldi: 

"Elhamdülillaaaaah!" 

Malezya'dan Nijerya'ya kadar Asya ve Afrika'daki bütün Müslüman topluluklar sevinçle dalgalandı. Birçok şehir M. Kemal Paşa'nın resimleriyle donatıldı, Gazze'de ve Nablus'ta pencerelere Türk bayraklarıasıldı. 

İngilizler Nehru ile öteki Hint liderlerini hapsetmişlerdi. Liderler kaldıkları koğuşları Türk zaferi şerefine çiçekli dallarla süs-lediler. 

Bu olay Müslüman olmayan sömürgelerde de bağımsızlık ve özgürlük ümidini yeş erte çekti. 

Tarihin akışı değişiyordu. 

Tunus'un Kairouan şehrinde yaşayan Bouhdiba Efendi haberi alır almaz şükür secdesine kapandıktan sonra duaya durdu: 

"Bize de Mustafa Kemal Paşa gibi bir serdar, Türk ordusu gibi bir ordu nasip et ey yüce Allahım."

Turgut ÖZAKMAN, CUMHURİYET Türk Mucizesi, sf:15-16


Bugün 26 Ağustos 2018

Büyük Önderimiz ve ebedi Başkomutanımız ATATÜRK'ümüzün komutasındaki TÜRK ordusu, 26 Ağustos 1922 tarihinde Türk Kurtuluş Savaşı esnasında taarruza geçerek Yunan kuvvetlerine karşı genel bir saldırı başlattı. Dolayısıyla, Türk ordusu, 26 Ağustos gecesi Ahır Dağları üzerinde yer alan Yunanların geceleri savunmadığı Ballıkaya mevkiisine ilerledi ve buradan sızarak Yunan hatlarının gerisine vardı

Ve...

Sabaha kadar süren intikalin ardından Kocatepe'de yerini alan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ümüzün komutasındaki Türk ordusunun,  işgalci Yunan birliklerine karşı başlattığı Büyük Taarruz'un 96. yıl dönümü Yüce Türk ulusuna kutlu ve mutlu olsun!


Ne mutlu Türk'üm diyene!



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)


24 Nisan 2013 Çarşamba

Dün'den Bugün'e...















"23 Nisan (1931) Millî Egemenlik Bayramı yine güzel törenlerle kutlandı. Cumhuriyetin ve bütün millî bayramların temeli bu gündü.

Çocuk haftası da başladı. Birçok yerde çocuk baloları verildi. Yeni bir moda başlamıştı. Gürbüz çocuk yarışmaları yapılıyordu. Cumhuriyet çocuklara sahip çıkmıştı. Çocuk şarkıları besteleniyordu. Süt Damlası süt dağıtmayı sürdürüyordu. İlkokul ders kitaplarının çocukların zevklerini yükseltmek için çok özenli basılmasına dikkat ediliyordu. Dilenci çocuk, sokak çocuğu,, köprü altı çocuğu kalmamış ya da çok azalmıştı. Eğitim Bakanlığı, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı, Çocuk Esirgeme Kurumu, Kızılay, Belediyeler el birliği ile her yerde kimsesiz çocuklara sahip çıkıyorlardı. Kimsesiz çocuklar için yatılı okullar kurulmuştu. Yaşı uygun olanlar için meslek kursları veriliyor, gelecekleri güven altına alınıyordu. Bir-iki yerde çocuk parkı açılmıştı. Çocuk eğitimi konusunda radyolarda yararlı konuşmalar yapılıyor, bebek bakımı hakkında da bilgiler veriliyordu.

Pek çok yurttaşı memnun eden bir gerçek vardı. Ağır dünya krizine rağmen Türkiye gerilemiyor, yerinde saymıyor, küçücük bütçesiyle zorlukla da olsa ilerliyor, gelişiyor, çağa ve dünyaya açılıyordu." Turgur ÖZAKMAN, "CUMHURİYET Türk Mucizesi" sf:418



Ve...


"Samsun’un Tekkeköy İlçesi’nde 60 yaşındaki Ahmet ve 58 yaşındaki Nurten İşçi çifti, torunları 9 yaşındaki Özgür Bakırcı ile birlikte 4 yıldır naylon brandalarla yaptıkları barakada yaşam mücadelesi veriyor. Kağıt toplayarak yaşamaya çalıştıklarını söyleyen Nurten İşçi, torununun kirli kıyafetlerle okula gittiği için arkadaşlarının kendisiyle alay ettiğini bu yüzden de 1.5 aydır okula gitmediğini söyledi." 20 Nisan 2013http://haber.gazetevatan.com/serbest-degil-zorunlu-kiyafet/531668/7/yasam


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)