

Filozoflar, dünyayı, doğayı, insanı açıklarken... Şeyler'i şöyle sınıflandırıyor:
Maddi olan şeyler ve
Ruh, düşünce ve fikirler yani maddi olmayan şeyler.
"Elimizdeki kağıt beyazdır. Bu kağıdın beyaz olduğunu bilmek bir fikirdir: ve bu fikri bana veren benim duyularımdır. Ama madde kağıdın kendisidir."
O halde burada madde mi önemli, ruh ya da düşünce mi?
İrade(ruh anlamında) ile güç(madde anlamında) arasındaki ilişkiler nelerdir?
"Toplumsal bilinç ile toplumsal varlık arasındaki ilişkiler sorunuyla da aynı derecede sık karşılaşırız. Demek ki, felsefenin temel sorusu, çeşitli görünümler altında kendini ortaya koyar ve bu, madde ile ruh arasındaki ilişkiler sorununun konuluş biçimini her zaman tanımanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Çünkü biz biliyoruz ki, bu soruya yalnız iki yanıt verilebilir:
1- Bilimsel bir yanıt,
2- Bilimsel olmayan bir yanıt."
"Fransa'da en büyük devlet nişanı Legion D'honneur'a layık görülen Ünlü Fransız çizer Jacques TARDİ, daha önce Orhan Pamuk'un da layık görüldüğü ve "büyük mutlulukla aldı"ğı ödülü, "ÖZGÜR BİR ADAM olarak kalmak istiyorum" vurgusuyla reddetti. Ünlü çizer, "Bazı güçlerin esir aldığı bir insan olmak yerine özgür kalmak istiyorum." diye konuştu." 4 Ocak 2013, Cihan Haber Ajansı
Kurt açlıktan ölmek üzereyken, bir ev köpeğine rastlamış. Köpek:
"Ah kardeşim" demiş, "Bu duruma düşeceğini ben zaten çok önceden biliyordum. Düzensiz bir yaşayış tarzının seni nasıl mahvedeceği açıktı. Niçin sen de benim gibi olmayasın?
Kurt: "neden olmasın"
Köpek: "Peki o halde, benimle efendime gel, işimi paylaş demiş.
Kurt ile köpek şehrin yolunu tutmuşlar. Yarı yola gelmişler ki, kurt, köpeğin boynundaki tüylerin, yer yer dökülmüş olduğunu görmüş ve merakla sebebini sormuş:
Köpek: "Hiç önemli değil", diye cevap vermiş. "Boynuma takılan tasmanın izleri bunlar. Önce biraz acıyor ama sonra çabuk alışırsın."
Kurt,
"Öyleyse ben geri dönüyorum, hoşçakal." demiş.
Ünlü çizer Jacques Tardi'nin reddettiği ödülü daha önce de Louis Aragon, Albert Camus, Claude Monet, Hector Berlioz, Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir gibi isimler de reddetti.
Diyeceğim o ki...
Toplumların "aydın" gözüyle baktığı kimseler olarak nitelendirilen, yazar, çizerler de kendi aralarında "irade" ve "güç" ilişkileri olarak ayrılabiliyorlar...
Felsefecilerin gözüyle derin analiz edildiğinde, "irade"yi "güç"ten yana kullananlar ve kullanmayanlar olarak irade ile güç arasındaki ilişki sorgulanabiliyor...
Bilin bakalım; Legion D'honneur nişanı'na layık görülen Nobel Ödüllü "yazar"ımız ile bu nişanı reddeden Fransız aydınlar, sizce bu ilişkinin neresinde yer alıyorlar?
Sevgi ve saygılarımla!