NASA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
NASA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2017 Cumartesi

Sorun Çok Açık ve Net...


Yuval Noah Harari,

"Homo Deus Yarının Kısa Bir Tarihi" ve "Hayvanlardan Tanrılara Sapiens" kitaplarında, geleceğin teknolojilerini yakalayamayan insanlar (bence milletler) "bir alt tür olarak kalacağı" yönündeki düşüncesini öne sürüyor.

Ve...

İnsani Gelişme Zirvesi nedeniyle Türkiye’ye ilk kez gelen SAPIENS ve HOMEDEUS'un yazarı Prof. Yuval Noah Harari "Zirve"deki konuşmasında,

"Zenginler, zihinsel ve bedensel olarak süper insanlar haline gelebilir. Eskiden de zengin/fakir, işçi sınıfı ve aristokrasi arasında farklar vardı. Ama gerçek farklılıklar yoktu, çiftçi ile kral arasında fiziksel ve bilişsel anlamda fark yoktu. Ama şimdi beden, beyin ve zihinleri yapabilme gücüyle ekonomik eşitsizlikler gerçek eşitsizlik haline gelebilir. Zenginler, zihinsel ve bedensel olarak süper insanlar haline gelebilir."

Peki bu durum ne yaratacak? Eşitsizlik artacak Harari’ye göre… Sonunda da süper güçleri, üstün bilişsel yetenekleri olan zenginler tarafından yönetileceğiz

"Önümüzdeki on yıl içinde dünya süper insanlardan oluşan daha elit bir grupla karşılaşacak ve çok büyük bir işe yaramaz kitle, sınıf olacak. Annesinin, eşinin ya da sevdiklerinin gözünde değil, şirketler ve ordu açısından işe yaramaz insanlar olacak." diyor. 27 Ocak 2017

Dolayısıyla...

Bizim gelecekteki durumumuz ne olacak? Yani geleceği yönetenler arasında hak ettiğimiz  yeri  alabilecek miyiz?

Zira...

"TÜBİTAK'ın Beğenmediği Proje Dünya Birincisi Oldu

Sıvılardaki su oranını mıknatısla ölçebilen ucuz, hızlı ve taşınabilir bir sistem yaratan İlayda; TÜBİTAK tarafından dereceye giremediği bu projesi ile Polonya’da, 80 ülkenin binlerce projenin arasında birinci oldu.

İlayda, liseden sonra üniversite eğitimi için ABD’nin Cornell Üniversitesini tercih etmiş.

Üniversitede mühendislik eğitimi alan İlayda’dan, ülkemizi gururlandıracak bir güzel haber daha geldi.

İlayda, önümüzdeki seneden itibaren NASA’nın Mars’a giden roketlerle ilgili bir projesinde yer alacak." 11 Ocak 2016

Öte yandan...

"Yıldız Teknik Üniversitesi'den yapılan yazılı açıklamaya göre, YTÜ Rüzgar Enerjisi Kulübü, tasarımını yaptığı rüzgar enerjisi ile çalışan arabayla Den Helder kentinde düzenlenen "Racing Aeolus" adlı yarışmaya katıldı.     

Bu yıl 9'uncusu düzenlenen yarışmada, profesyonel mühendislik desteği olmadan kendi imkanlarıyla yer alan öğrenciler, Kanada, Almanya, Danimarka, Hollanda gibi ülkelerin önemli üniversitelerinden takımların katıldığı yüksek bütçeli rakiplerini eleyerek 4'üncülük kupasını kaldırdı.     


YTÜ'lü öğrenciler, tamamı kendi tasarımları olan "Pardus16" isimli araçlarıyla dünyanın önemli üniversitelerinden yüksek bütçeli çok sayıda aracı geride bırakarak önemli bir başarıya imza attı." 28 Eylül 2016, Hürriyet


"TÜBİTAK mağduru projesiyle 2 ödül birden aldı!
10. sınıf öğrencisi Tuna Ilgın Kozak, TÜBİTAK'ın yüzüne bile bakmadığı, maden ocaklarında hayat kurtarmaya yönelik projesiyle başarıdan başarıya koşuyor." 19 Mayıs 2016, Sözcü

Demem o ki...

Biz, ya bu güzel  çocuklarımıza sahip  çıkacağız, ya da -İlay'da da olduğu gibi- başka ülkelere kaptırdığımız beyinlerimizi,  küresel hakimiyetlerinin kontrolü altına vereceğiz. Dolayısıyla bizim acilen ilgilenmemiz gereken sorun çok açık ve net olarak Hariri'nin düşüncesiyle karşımıza çıkıyor; Zira dünyanın geleceğinde biz, "Süper insanlardan oluşan daha elit bir gurubun" üyesi mi, yoksa "işe yaramaz bir kitle"nin sınıfı mı olacağız?




Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

13 Mayıs 2016 Cuma

Hangi Yüzle...






"Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında, işte o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız" Kızılderili Atasözü

"Aydın'da dikilen incirler kesilerek jeotermal santral yapılıyor. Böyle giderse, 15 yıl sonra çölleşecek duruma gelir."

"Burdur-Yarışlı Gölü, flamingo ve başka birçok kuş türüne ev sahipliği yapıyor. Ancak Burdur’daki bu gölün etrafındaki dağları mermer ocakları kuşatmış durumda. Etrafında 50’nin üzerinde mermer ocağı bulunan göl, tozlar nedeniyle kirlendi ve bu nedenle her sene bir aylığına misafirliğe gelen flamingolar bu sene göle uğramadı."

"Güney Amerika kıtasının üçte birini kaplayan Amazon Ormanları’ndaki talan giderek artıyor"


Dağlar taşlar dereler, ormanlar...

Birer birer talan ediliyor, kirletiliyor, yok ediliyor...

"Ziya paşa’nın Adana Valiliğini sürdürdüğü 1879 yılında Çukurova’da ortalığı kasıp kavuran bir kuraklık hüküm sürüyormuş. Ekinler kurumuş, sebze ve meyve bahçeleri kuraklıktan ürün vermez olmuş. Çiftçi, tüccar bir grup Adanalı perişan bir durumda müftüye giderek yağmur duasına çıkılmasını istemişler. Müftü, durumu arz etmek ve izin almak üzere Vali Ziya Paşaya sormuş.
"Paşa hazretleri nasip olursa yarın cuma namazını eda eyledikten sonra cemaatle birlikte topluca duaya gideceğiz. Zat-ı devletleri de buna iştirak etmeyi düşünürler mi?"

Ziya Paşa, müftünün bu teklifini alır almaz ayağa kalkmış ve konağın penceresinden aşağıda gürül gürül akan Seyhan Nehri’ni seyre dalmış. Sonra müftüye dönüp söylenmiş; "Bak müftü efendi, ben cenab-ı hakkın huzuruna yağmur istemek için çıkmaya hayâ ederim. Utanırım. Hemen yanı başımızda koca bir ırmak akıyorken, onun kenarında durup yağmur duası yapmak ne ola ki. Hak teâlâ benden bunun hesabını sormaz mı? Yarın ruz-i mahşerde bana ey Ziya, önündeki nimeti görmezden gelip sen ne yüzle karşıma çıkıp yağmur dilersin demez mi? Yok müftü efendi yok. Beni mazur gör. Rabb-ül aleminin huzurunda beni rüsva eyleme."

Dolayısıyla...

Duydunuz mu...

"NASA, Kepler Uzay Teleskobu ile 1284 yeni gezegen keşfedildiğini açıkladı. Gezegenlerin 9’unun ‘yaşanabilir bölge’ içerisinde olduğu" belirlenmiş...

"Yaşanabilir" yeni dünyalar öyle mi?! 

Hangi yüzle?!..

Elindekini görme...

Allah'ım lütfen...

Bu gözü dönmüş caniler ve aklını kullanmayanların  (Ey iman edenler, "Raina-Bizi güt, bize bak" demeyin, "Unzurna-Bizi gözet" deyin ve dinleyin.  Bakara Suresi , 104. Ayet) eliyle mavi dünyamız griye dönüştü. Dolayısıyla elimizdeki nimeti harap ettik... bir yenisini biz kullarına nasip eyleme Allah'ım,

Amin!


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: Bugün Hakkari'de sekiz Kahraman Mehmetçiğimiz ŞEHİT oldu...

Türk ulusunun vatan savunmasındaki haklı kararlılığıyla bilikte, yüreğimiz yanıyor...



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

19 Nisan 2014 Cumartesi

Aradaki Fark; 500 Işık Yılı




"Sevgi insanları birleştirir, nefret ise uzaklaştırır, İnsanlar için geçerli olan bu kural, tüm varlıklar için de geçerlidir." Böylelikle  sevgi ve nefret gibi iki psikolojik etken felsefi kavram olarak karşımıza çıkıyor.


Müdahale edersen doğa intikamını alır... Bu teşhisin doğru olduğu aşikar. Zira yaşadığımız afetlerin çoğu,  insanların doğaya çılgınca müdahalesinden kaynaklanıyor. Bir düzen'in neticesinde var olduğumuzu unutarak her şeye müdahil olmak sanki en doğal "hakkımız" gibi kabul ediliyor. Zira İnsan nedir? sorusunun yanıtını arayan felsefecilerin verdiği bir cevapla düşüncemi pekiştirmek istiyorum:

"İnsan, kendi kendini sorun yapmaktan vazgeçmeyen varlıktır." Ord. Prof. Ernst pon Aster

Demek ki insan kendini sorun yapmakla kalmıyor, bir de sorunun ta kendisi olarak doğaya ve de doğanın özüne aykırı yapaylık yaparak hem kendine, hem doğasına, hem de çevresine böylelikle zarar vermiş oluyor.

Sözü buradan başlatarak somut örneklerle demek istediğimiz noktaya getirelim:

Lise çağındaki çocuklara "Kız öğrencinin yanına niye oturdun dayağı" atılıyor. Dahası
‘Siz orada ne yaptınız’, ‘Siz niye yan yana oturuyorsunuz’ gibi insanın zihnini ve ruhunu  tarumar edecek anlamsız ve de cehaletin dibini gösteren gerekçelerle, çocukların ruhuna ayrıştırıcı, kinlendirici düşünceleri yerleştirme gayretleri aleni ifşa ediliyor...

Yetmiyor...

Bir başka cehalete örnek daha televizyon ekranlarından insanlara aktarılıyor:

"Jiletle traş haramdır"


Bu kadara kadar insanı ortaçağ'ın ötesine götürecek bir yaşam tarzını sözde "İslam"ın emirleri gibi gösterip, aslında İslam'la "alay" edilmesini sağlayanlara yuh olsun...

O sebeple... bu tür müdahalelerin neticesinde kapalı toplumlar ortaya çıkıyor! Yani burada da doğa intikamını alıyor!!! Bunu ortaya saçılan haberlerle örneklemek mümkün:




Öte yandan...


Biz, bu tür işlerle uğraşırken kadın, erkek yan yana oturur mu, oturmaz mı, günah mı, değil mi diye  tartışa duralım...

El alem Allah'ın verdiği aklı kullanarak bırakın dünyayı, uzayın derinliklerini keşfediyorlar...

"Dünya’ya en çok benzeyen gezegen keşfedildi

Bilim dünyasında çığır açan bir keşif yapıldı. Gökbilimciler, ilk kez Dünya ile aynı boyutlarda ve bilinen yaşama uygun nitelikte bir gezegen gözlemlendiğini duyurdu.

NASA’nın ‘gezegen avcısı’ uzay teleskopu Kepler, 500 ışık yılı mesafedeki (1 ışık yılı = 10 trilyon km) gezegenin, kendi yıldızına olan uzaklığı sebebiyle ‘yaşanabilir bölge’ içerisinde bulunduğunu tespit etti. Bu da yüzeyinin ne çok fazla sıcak ne de soğuk olduğu anlamına geliyor. Üzerinde deniz ve okyanuslar yer aldığı düşünülen gezegene ‘Kepler-186f’ adı verildi." 18 Nisan 2014

Demem o ki.. 

Elin Hıristiyanı Dünya'dan 500 ışık yılı uzaklıkta yeni bir gezegen keşfederken, bizim sözde "Müslümanlar" bir kızla bir erkeğin yan yana oturmasının "günah olduğunu", sakalın jiletle kesilmesinin "caiz olmadığı"nı keşfetmekle meşguller...

Kısaca... Akıldan yola çıkarak bilimle uğraşan ülkelerle, akıl ve bilimden uzaklaşan ülkeler arasında ki fark, "500 ışık yılı" imiş... 

Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)