Yaşar Nuri ÖZTÜRK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşar Nuri ÖZTÜRK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2013 Pazar

2014 Aklıselimin Savaşı Olsun...







Açgözlülük ve entrikalarla çöküş...

Paranın tek amaç haline geldiği 2013...


"Bir peygamber, kendi ülkesi dışında, her yerde saygın bir kişidir."

Demek oluyor ki, "ya her insanın içinde iyilikten çok kötülük vardır. Ya da kötülüğe duyarlığımız iyiliğe duyarlığımıza oranla daha çoktur." Tolstoy...


2013... kan, gözyaşı, yoksulluk, sefalet...

Eli kanlı bıçaklı ve kavgalı dünya'nın hakim güçleri dayatıyor:

Üretme, tüket, yok et...



Ve..

Dünyanın hakim güçlerince Allah, peygamber, din.. "kötülüğe duyarlığımız" için kullandırılıp, harekete geçirilme planlarıyla geçen 2013...



Allah aşkına...

Hangi dinde şiddet var?

Hangi dinde "insanı öldür", "doğayı katlet" emri var?

Allah yarattığı kullarının birbirlerini öldürmesini, ezmesini, süründürmesini ister mi?

Kalbi, ruhu, vicdanı merhamet ve sevgi dolu insanlardan hiç zarar gelir mi?

Kim ki dini, Allah'ı tekeline alıyor..

Kork ondan, kork zulmünden...

"Rahmân ve Rahîm olan Allah´ın adıyla
Gördün mü, o hesap ve ceza gününü yalanlayanı! (1) İşte o, yetimi itip kakan, yoksula yedirmeyi özendirmeyen kimsedir. (2-3) Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, (4) Onlar namazlarını ciddiye almazlar. (5) Onlar (namazlarıyla) gösteriş yaparlar. (6) Ufacık bir yardıma bile engel olurlar. (7)" Maun Suresi 

"Kur'an'ın tanımladığı Allah'ı, Maun Sûresi'nin tanımladığı Allahsızlardan temizlemek gerek" Prof. Dr. Yaşar Nuri ÖZTÜRK


2014 umut ediyorum ki insanları öldüren, doğayı katleden savaş yerine;



Küresel güçlerin, din, devlet, bilim, sanat, liberalizm, yardımseverlik, barışçılık, demokrasi, özgürlük ve daha pek çok alanda gösterdiği ikiyüzlülüklere ve yalanlara açılan aklıselimin hakim olacağı bir savaş olsun...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

6 Kasım 2013 Çarşamba

Uludağ'da Yangın...













Çimenlerdeki Çiy Taneleri

"Güneşli bir yaz günü bir koruluğa ya da ormana gittiğinizde, çimenlerin arasında parıldayan pırlantalar görürsünüz. Bu pırlantalar güneşte sarı, kırmızı, mavi renklerle ışır ve parıltılar yayarlar. Daha yakına gelip dikkatle baktığımızda, onların aslında, otların ince uzun yaprakları üstüne düşmüş ve gün ışığıyla parıldayan çiy taneleri olduğunu görürsünüz.

Onlar, incecik yapraklar üzerinde kadife gibi yumuşacıktırlar ve aşağı doğru bir iz bırakmaksızın yuvarlanırlar.

Eğer üzerinde şebnem taneleri bulunan bir çimen yaprağını koparırken dikkatli davranmazsanız, damlacıklar, parlak kristaller gibi dökülecek ve siz farketmeden yaprağın dibinde gözden kaybolacaklardır.

Bazen incecik bir dalı koparırsınız. Sonra onu yavaşça ağzınıza alırsınız ve çiy tanelerini yudumlarsınız.

Bu, dünyadaki bütün içeceklerden daha tatlıdır." Tolstoy


"Bursa Uludağ'da belirlenemeyen bir sebeple yaklaşık 48 saat önce çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor."5 Kasım 2013

Rüzgâr sebebiyle kontrol edilemeyen yangın, dün itibariyle "150 hektar"lık bir alanın zarar görmesine sebep oldu. Yangın tamamen söndü mü, orasını bilemiyorum... Ancak rüzgâr hâlâ sürüyor...

Uludağ'ın eteklerinde oturuyorum.. Pazar günü acı siren sesleri kulağıma çalındı.. İçimde, dinmeyen bu acı sesin pek hayra alâmet olmadığına dair bir şüphe çoktan uyanmıştı... Önceki gün ormanlık alanın yandığını duyduğumda kahroldum...  Zira o güzelim çamlar, içindeki yaşam ve de canım doğanın yok oluşunu bilmek insanın canını derinden yakıyor...

Ne bileyim... hani acı haber, "belirlenemeyen bir sebeple" diye başlanıyor ya.. işte... insanın kalbine düşen kuşkuları da beraberinde getiriyor o "bilinmez"lik...

Evet o "bilinmez"likle beraber sözü izninizle "israf"a getirmek istiyorum:

Sebebi her ne olursa olsun.. yok olan ormanlarımızın ve verimli tarım arazilerimizin yerini hızla ilerleyen yapılaşmalar alıyor...

Oysa bize bu betonlaşmayı dayatan -ki dolayısıyla mümkün olan en kısa sürede özgürlüğümüzü bu sayede  kaybederek, haçlıya  muhtaç olmamızı bekleyen-  emperyalistler, kendilerine gelince  her konuda olduğu gibi yapılaşmada da menfaatlerini ön plâna çıkarıyorlar. Zira mevcut binalarını özenle ve tavizsiz koruyarak hem tarihlerini ve kültürlerini,  hem de topraklarını yok etmemekte kesin kararlılar...

O sebeple...

Batılılar bizde olduğu gibi öyle 5 yıldızlı lüks otel anlayışından ve bol bol bina yapmaktan çok uzaktalar... Biz ise alabildiğince otel ve bina yapmakta sınır tanımayacak kadar "israf "etmenin yarışı içerisindeyiz alimAllah...

"Yiyin, için fakat israf etmeyin! Allah israf edenleri sevmez." 

"(A'raf, 31; En'am, 141. Ayrıca bk. İsra, 26-27; Nisa,6; Şuara, 151) buyruğu Kur'an'ın temel buyruklarından biridir. Ne yazık i, bu buyruk, adına İslâm dünyası denen ülkelerin özellikle Arap camiasında en çok çiğnenen emirlerden biri olarak dikkat çekmektedir.

"İsraf" kelime anlamı zulmetmektir. Kur'an israfı bu anlamda da kullanmıştır." Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Kur'an'ı Tanıyor muyuz?, sf: 369


Sahi.. Sayın Hocamızın bu yazısından sonra...



Sorum çok açık;

Lüksün ve ihtişamın dolayısıyla "israf"ın gırla gittiği 7 yıldızlı otellerin nerede bulunduğunu,  hiç düşündünüz mü?




Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

10 Kasım 2011 Perşembe

İmamı Âzam'dan...




















"Türk Kurtuluş ve Aydınlanma Savaşı'nın esas anlamı, bizce budur. Mustafa Kemal, Hz. Muhammed'i, yeniden, "esaret tanımamanın sembolü" ilan etti. Tıpkı İmamı Âzam gibi, İslâm'ın temel ibadetinin "zulme karşı çıkış" olduğunu dünyaya duyurdu. "Hz. Muhammed'in en büyük mucizesinin özgürlük savaşı Bedir Harbi" olduğunu da Müslümanlara duyurdu.

(...)

Gerçek şu ki emperyalistler, ezip sömürmek istedikleri toplumların direnen unsurlarını bir bir "insanlık düşmanı" gibi tanıtmakta, onları faşizmle, despotizmle, insan haklarını ihlalle, aşırı devletçilikle evrenselliğe karşı çıkmakla suçlamaktadırlar. Onca ilmine, irfanına, bütün fıkıh ekollerinin babası sayılmasına rağmen İmamı Âzam'ı işkenceler altında katletmelerinin sebebi de işte budur. Yani zulme ve zalimlere örtülü destek anlamına gelecek uşaklığa yanaşmaması...


Türk Kurtuluş Savaşı'nın öncülerini, özellikle Mustafa Kemal'i aynen böyle suçlamışlardır. Ve bugün emperyalizmle işbirliği zilletine tenezzül edenler de Mustafa Kemal'i aynı Haçlı lügati kullanarak suçlamaktadırlar. Şunu da unutmayız:

Ahzâb 57. ayete göre, "Allah'a ve Peygamber'e eziyet edenler lanetlenmişlerdir."

(...)

İmamı Âzam, Mehmet Akif ve Mustafa Kemal'de Bedir Harbi'nin yeri ve anlamı

Bu büyük benliklerin üçünde de temel düşman zulüm, üçünde de imanın temel belirişi ve temel ibadet, zulümle mücadeledir. Zulüm anabaşlığı altında şirkin her türünü (riyâkarlık, insan putlaştırma, ecdatperesetlik) sokmak zorundayız. İmamı Âzam da Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran irade de (özellikle Atatürk) bu zulüm türlerinin tümüne karşı mücadele vermiştir.

Üçü de, ibadetleri imandan bir parça görmeyen anlayışlarını, zulme karşı mücadelede kırmaktalar. Zulme karşı mücadelesi olmayan bir imanı sağlam iman saymamaktalar. Üçü de "onur ve istiklâl mücadelesi bitinceye kadar seccadeyi dürme"nin gerektiğine inanmaktalar.

Atatürk'ün, İmamı Âzam'dan âdeta miras gibi alıp benimsediği"zulme karşı mücadele" zihniyeti onu, Hz. Peygamber'in temel özelliğinin "esaret tanımama" ve temel mucizesinin de Bedir Savaşı olduğu fikrine götürmüştür. Gerçekten de Mustafa Kemal'in bu din-iman ve Peygamber anlayışı tam bir İmamı Âzam idraki sergilemektedir.

Zulme karşı çıkışın Bedir Savaşı ile irtibatlandırılması da İmamı Âzam kaynaklıdır.

(...)

İmamı Âzam'dan 13 asır sonra verilen Türk Kurtuluş ve Aydınlanma Savaşı'nın bir tür İmamı Âzam'ı olan Mehmet Akif Ersoy, Bedir Harbi ile Türk Kurtuluş Savaşı arasında iman ve zihniyet bakımından olduğu kadar, savaşı veren askerlerin kişilik yapıları ve tarihi rolleri bakımından da irtibatlar kurmuştur. Türk şiirinin en büyük ustalarından olan Akif, Çanakkale Şehitleri'ni destanlaştırdığı ölümsüz şiirinde, Çanakkale'yi geçilmez kılan Mehmetçiklerin iman ve misyonlarını şu dizelerle tanıtmıştır:


'Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor tevhidi,
Bedr'in arslanları ancak bu kadar şanlı idi.' " Yaşar Nuri ÖZTÜRK

Arapçılığa Karşı Akılcılığın Öncüsü İMAMI ÂZAM EBU HANİFE (Esas Fikirleri Gölgelenen Önder) sf: 192/194



Bugün 10 Kasım...

Büyük Atatürk'ün ölümünün 73. yıldönümü...



"Atatürk'e 'diktatör' dedi

Gazeteci Nagehan Alçı, Mustafa Kemal dönemindeki uyugulamaların, 'zalimce' olduğunu iddia etti." 3 Kasım 2011, Gazeteport



Ata'mıza "diktatör" diyen "modern" görünümlü "elit" hanıma seslenmek istiyorum:


Acaba Atamız olmasaydı, sen bugün oralarda boy gösteriyor olabilir miydin???


O dönem için; "son derece zalim bir dönem" diye söylemlerde bulunan "elit" hanım, acaba bugün Arap coğrafyasında ve özellikle Irak'da yaşanan zulme ve katliama neden sessiz kalıyor?! Niye televizyon televizyon gezip olanları dünyaya ve ülkemiz halkına anlatarak haykır mıyor?

Zira Atatürk'ün kurmuş olduğu modern Cumhuriyet sayesinde dilleri çıkan ve konuşabilen...

Özgürlüğün kıymetini bilmeden "özgürlük" adına konuşmayı ve böyle pervasızca çığırtkanlığını Ata'mıza değil de, Irak'da zulüm gören hem cinslerini savunmak için, Hak için kullanmayı düşünemeyecak kadar gözünün döndüğünü...


Ancak yukarıda belirtildiği üzere Yaşar Nuri Hoca'nın ifadelerindeki anlatımlarla en güzel şekilde izah bulacağını bir kez daha izninizle ifade etmek isterim:

"emperyalistler, ezip sömürmek istedikleri toplumların direnen unsurlarını bir bir "insanlık düşmanı" gibi tanıtmakta, onları faşizmle, despotizmle, insan haklarını ihlalle, aşırı devletçilikle evrenselliğe karşı çıkmakla suçlamaktadırlar.Onca ilmine, irfanına, bütün fıkıh ekollerinin babası sayılmasına rağmen İmamı Âzam'ı işkenceler altında katletmelerinin sebebi de işte budur. Yani zulme ve zalimlere örtülü destek anlamına gelecek uşaklığa yanaşmaması..."


Büyük Atatürk;

Seni Türk milleti asla unutmayacak!

Ve sana olan sevgimiz hiç bitmeyecek!

Seni özlem, minnet ve saygıyla anıyoruz

Ruhun şad olsun Ata'm...

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)