israf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
israf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2013 Çarşamba

Uludağ'da Yangın...













Çimenlerdeki Çiy Taneleri

"Güneşli bir yaz günü bir koruluğa ya da ormana gittiğinizde, çimenlerin arasında parıldayan pırlantalar görürsünüz. Bu pırlantalar güneşte sarı, kırmızı, mavi renklerle ışır ve parıltılar yayarlar. Daha yakına gelip dikkatle baktığımızda, onların aslında, otların ince uzun yaprakları üstüne düşmüş ve gün ışığıyla parıldayan çiy taneleri olduğunu görürsünüz.

Onlar, incecik yapraklar üzerinde kadife gibi yumuşacıktırlar ve aşağı doğru bir iz bırakmaksızın yuvarlanırlar.

Eğer üzerinde şebnem taneleri bulunan bir çimen yaprağını koparırken dikkatli davranmazsanız, damlacıklar, parlak kristaller gibi dökülecek ve siz farketmeden yaprağın dibinde gözden kaybolacaklardır.

Bazen incecik bir dalı koparırsınız. Sonra onu yavaşça ağzınıza alırsınız ve çiy tanelerini yudumlarsınız.

Bu, dünyadaki bütün içeceklerden daha tatlıdır." Tolstoy


"Bursa Uludağ'da belirlenemeyen bir sebeple yaklaşık 48 saat önce çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor."5 Kasım 2013

Rüzgâr sebebiyle kontrol edilemeyen yangın, dün itibariyle "150 hektar"lık bir alanın zarar görmesine sebep oldu. Yangın tamamen söndü mü, orasını bilemiyorum... Ancak rüzgâr hâlâ sürüyor...

Uludağ'ın eteklerinde oturuyorum.. Pazar günü acı siren sesleri kulağıma çalındı.. İçimde, dinmeyen bu acı sesin pek hayra alâmet olmadığına dair bir şüphe çoktan uyanmıştı... Önceki gün ormanlık alanın yandığını duyduğumda kahroldum...  Zira o güzelim çamlar, içindeki yaşam ve de canım doğanın yok oluşunu bilmek insanın canını derinden yakıyor...

Ne bileyim... hani acı haber, "belirlenemeyen bir sebeple" diye başlanıyor ya.. işte... insanın kalbine düşen kuşkuları da beraberinde getiriyor o "bilinmez"lik...

Evet o "bilinmez"likle beraber sözü izninizle "israf"a getirmek istiyorum:

Sebebi her ne olursa olsun.. yok olan ormanlarımızın ve verimli tarım arazilerimizin yerini hızla ilerleyen yapılaşmalar alıyor...

Oysa bize bu betonlaşmayı dayatan -ki dolayısıyla mümkün olan en kısa sürede özgürlüğümüzü bu sayede  kaybederek, haçlıya  muhtaç olmamızı bekleyen-  emperyalistler, kendilerine gelince  her konuda olduğu gibi yapılaşmada da menfaatlerini ön plâna çıkarıyorlar. Zira mevcut binalarını özenle ve tavizsiz koruyarak hem tarihlerini ve kültürlerini,  hem de topraklarını yok etmemekte kesin kararlılar...

O sebeple...

Batılılar bizde olduğu gibi öyle 5 yıldızlı lüks otel anlayışından ve bol bol bina yapmaktan çok uzaktalar... Biz ise alabildiğince otel ve bina yapmakta sınır tanımayacak kadar "israf "etmenin yarışı içerisindeyiz alimAllah...

"Yiyin, için fakat israf etmeyin! Allah israf edenleri sevmez." 

"(A'raf, 31; En'am, 141. Ayrıca bk. İsra, 26-27; Nisa,6; Şuara, 151) buyruğu Kur'an'ın temel buyruklarından biridir. Ne yazık i, bu buyruk, adına İslâm dünyası denen ülkelerin özellikle Arap camiasında en çok çiğnenen emirlerden biri olarak dikkat çekmektedir.

"İsraf" kelime anlamı zulmetmektir. Kur'an israfı bu anlamda da kullanmıştır." Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Kur'an'ı Tanıyor muyuz?, sf: 369


Sahi.. Sayın Hocamızın bu yazısından sonra...



Sorum çok açık;

Lüksün ve ihtişamın dolayısıyla "israf"ın gırla gittiği 7 yıldızlı otellerin nerede bulunduğunu,  hiç düşündünüz mü?




Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Kana Kana KANARA
















"O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök halinde düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir." Bakara Sûresi, 29. Ayet


"Yalnız seni sevenleri sevmek sevgi değil, değiş tokuştur." Cenap Şahabettin


İki gün Behramkale'nin o muhteşem tarihi ve doğal güzelliğini çok yakından yaşama mutluluğuna eriştim... Behramkale, gerek doğasıyla, gerek tarihsel zenginliğiyle olağanüstü... Bir ayrıcalığı da, magazin istilası sayesinde kirletilmiş diğer sahil cennetlerimiz gibi olmamasıyla önemli ölçüde dikkatimi çekmesidir. Zira gerçek anlamda doğanın zindeliğini yaşamak isteyenler için adreslerden birisi Behramkale diyebilirim.


Ramazan'ın bir anlamı da insanın açlığı çok yakından hissetmesi demektir. Bu bağlamda dikkat çekmek istediğim husus, "tatil" kapsamında insanlara müsrifliği aşılayan anlayışın beraberinde, "bencil" olmayı benimseten "açık büfe"ye değinmek istiyorum. Bu durumda israf edilen tonlarca gıdanın bir lokmasını dahi bulmak için çırpınan insanları düşündüğümüzde, ne demek istediğim çok daha net olarak anlaşılacaktır. Bu nedenle bırakınız yakınımızı, kıtalar ötesinde açlık çeken insanların dahi vebalini taşıdığımızın bilinmesini vicdani görev olarak yazmak istedim. Ve son günlerde basının sıklıkla yer verdiği bir resimden yola çıkarak...


Somali'de açlıktan bebeği ölen bir kadının, insanlığın vicdanında yarattığı derin sızıyı şüphesiz ki hepimiz iliklerimize kadar hissettik... Tabii bu fotoğrafa gelene kadar ükemizde de varlığını bildiğimiz sayısız "aç insan"ların bulunduğu aşikar... Hâl böyleyken israf edilen her lokmada birilerinin hakkının olduğunu unuttuğumuz bugünleri, ne yazık ki "parasını ödüyorum"... cevabının arkasına gizlenilerek vicdanları "rahatlatmak", aslında "açık büfe" müsrifliği, insanın bencilliğine en çarpıcı örnek olsa gerek. Ve bu anlayış altında Mübarek Ramazan'ı yaşıyoruz...


Biz tekrar Behramkale ve Otel Kanara'ya dönecek olursak, burada yemekler, kendi bahçelerinde yetişmiş taptaze ürünleriyle beraber lezzeti buluşturarak ortaya çıkan tadlardan oluşuyor. Yani "açık büfe" yerine, tadında, lezzetinde ve en önemlisi de kararınız kadar sunum yapılıyor. Bu durum bence harika... Bu sayede hem yediğinizin lezzetine varıyor, hem de bir şekilde korkunç israfın önüne geçmiş oluyorsunuz... :)

Bu mekanın sahibi aileyi orada tanıdım... Kendileriyle bu düşüncemi paylaşmayı ihmal etmedim tabii. Ayrıca önemli saydığım bir noktaya daha temas ederken, özellikle eğitimci sıfatımla konunun hassasiyetini, anne babaların dikkatlerine sunmak isterim:

Kanara Otel'in sahibi ailenin 14 yaşlarında bir çocukları var. Ve en önemlisi de çocuklarının otelde diğer güleryüzlü personellerinden farksız bir şekilde hizmet veriyor olması... Zira günümüz anne babalarının çocuklarını hayatın gerçeğinden ve zorluğundan uzak tutarak, onların bütün günlerini sorumluluktan uzak vaziyette geçirmelerine olanak tanımaları karşısında, bu örnek davranışı hayranlıkla izledim...


Bu bağlamda zevkle ve neşeyle çalışan 8. sınıf öğrencisi Oğuzhan KILINÇ'a hayatının her alanında aynı şevki yaşamasını ve bu davranışının tüm çocuklarımıza örnek olması dileğimizi iletmek isteriz. Yine Emekli Hakim Semahat hanımla birlikte işletmeci eşi Ayhan Bey'i de kutlarız...

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)