Zabıta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zabıta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ocak 2015 Cumartesi

Çevreci Şirinler


















Şirin şeyler..

Dönem sonu tatilimiz başladı...

Öncelikle birkaç gün önce çocuklarımın göstermiş olduğu bir duyarlılıktan bahsedeyim istiyorum. Zira ilkokul 3. sınıf öğrencisi demeyin.. Bakın o miniciklerin toplumsal duyarlılığı daha şimdiden kendisini göstermeye başladı  bile..

Son derse girmek üzereyiz... Henüz teneffüs zili çalmamışken birkaç öğrencim heyecanla koşarak yanıma geldiler:

- Öğretmeniim ağaç kesiyorlar..

Okulda ağaç olmadığı için üzerinde durmadım önce..

- Nerede kesiyorlar, bakın bakalım..

Biraz sonra topluca bağrışarak geliyorlar...

- Öğretmeniiim ağaçları kesiyorlar..

Konuyu anlamak üzere çantamı aldığım gibi sınıftan çıktım. Neyse.. nöbetçi öğretmene konuyu sordum, "Bir şey yok, otelin bahçesindeki ağaç kesiliyor... Senin çocuklar feryat figan bağırıyorlar.. "

Sınıfa tekrar çıktığımda çocuklarımı ağlarken buldum.

- Öğretmenim ağaçları kesiyorlar..

Bir diğeri:

- Öğretmenim dinle,  bak ağaç kesme makinasının sesi geliyor..

Şaşkın bir halde dinledim, evet ses geliyor. Camdan dışarı baktım, bir şey göremiyorum.. Üstelik etraf karanlık. Bu defa bir şeker yanıma geldi:

- Öğretmenim bu sesi duydukça kalbim ağrıyor...

 Ayy.. bu defa ben de kendimi tutamaz hale geldim... Sarıldı bana...

Ağlayan ağlayana..

- Çocuklar durun bakalım, konuyu şimdi anlarız..

155'i arayarak çocuklarıma böyle durumlarda nasıl davranılması gerektiğini yaşayarak öğretmeye çalıştım. Karşıma çıkan memur beye durumu izah ettikten sonra,

Polis;

- Acaba budama olabilir mi?

Telefonun sesini dışarı verdiğim için konuşulanları dinleyen çocuklar hep bir ağızdan cevaplıyorlar:

- Hayır kökünden kesiyorlar yetişin..

Dahası ağıt seslerine tanık olan Polis bey, "Merak etmeyin ekip yollayacağız..." Bundan önce "konunun muhatabı olan 153'ü ararsanız daha iyi olur." dedi.

Tabii 153'ü de aradık.. Orası kayıt aldı, teşekkür ederek kapattık. Çocuklarım huzursuz..

Bu arada yaramaz mı yaramaz, yerinde duramayan oğlumun dirseği kanıyor, bir yandan da ağlıyor..

- N'oldu sana?

- Öğretmenim, ben kesilen ağaca ağlıyorum...

Derken birkaçı yanıma gelerek:

- Öğretmenim fidan dikelim, n'olur öğretmenim..

Bir diğeri:

- Öğretmenim bir ağaç 100 yılda yetişiyor.. yazık değil mi...

Gürkan:

- Öğretmenim polis olan, ama sırf ağacı koruyan mesleğin adı nedir?
...

Ekip gelmiş, ancak konuyu öğrenemeden paydos ziliyle birlikte çocuklar ağlaya ağlaya evlerine gittiler..

Pazartesi, olayın takibini çocuklarımla birlikte yaptık.

153'ü arayarak, durumu hatırlattık. Beni başka yere aktardılar. Karşımıza çıkan memur hanıma durumu izah ettim. Çocuklarım da hep birlikte "merhaba" dediler. Memur hanım, bu çocukların duyarlılığına teşekkür ederek ilgileneceğini söyledi. Tabii yaşanılan bu duyarlılık karşısında memnuniyetini aynı hassasiyetle  cümlelerine yansıttı...

Çocuklarım konuşulanları dinliyor...

Yaklaşık 1 saat sonra ilgili arkadaşlar (zabıta görevlileri) konuyla ilgilenmek üzere okulumuza geldiler. İdarenin  konudan haberi yok. Gelen memurları bir öğrencim görerek bana haber verdi..

Memurlara durumu izah ettikten sonra çocuklarımla buluşturdum. Memur beyler,  izinsiz ağaç kesilemeyeceğini, şayet böyle davranan olursa bunun cezası olacağını, hassasiyetle anlatarak çocuklarımın gösterdikleri duyarlılığa  teşekkür edip, konuyu araştırmak üzere okuldan ayrıldılar.





















Biz de gerek Büyükşehir Belediyesi'nin bu yaklaşımına, gerekse Osmangazi Belediyesinin çalışanlarına teşekkürlerimizi ilettik.. Yaşanılan bu olay karşısında memurların şaşkınlığını gördüm. Zira  8-9 yaşındaki çocukların, bu denli toplumsal duyarlılıkları hiç şüphe yok ki onları hem mutlu etti hem de şaşırmalarına vesile oldu..

Ve...

Bir dönemi daha alışılmamış bir anıyla noktalamış olduk..

Sevgili çocuklarımın bu yaklaşımını büyük bir mutlulukla anlatmanın haklı gururuyla...

Onları ne çok seviyorum...

:)























Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

2 Ocak 2015 Cuma

Homini Gırtlak Tumba Yatak







"Zabıta, Güvenpark’ta güvercin yemi satan Esma ninenin tezgâhına tekme atıp süs havuzuna attı. Ağlayan kadına yardım etmek isteyen bir vatandaş, ayağına poşet bağlayarak havuza girip paraları topladı." 30 Aralık 2014



2014 böyle kapandı...

Ve...

"Çıktığı yılbaşı alışverişinde kesenin ağzını açan Bülent Ersoy üç saat kaldığı mağazada adeta bir servet bıraktı." 1 Ocak 2015


Neden insanların bir bölümü yoksul da diğer bir kısmı debdebe içinde?

Neden şunlar hiçbir zaman onların yerini alma umudu olmaksızın berikilerin ayakları altında ezilir?

Dışarıda olup bitenlere gözlerini ve kulaklarını tıkayarak homini gırtlak tumba yatak ömür tüketenler...

Hani Hz. Peygamber'imizin sözü ve de İslâm'ın özünü anlatan  hadis var ya..

"Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir" 

Yoksa...

Oradan bakılınca "Komşusu tok iken aç yatan bizden değildir" olarakalgılanıyor? diyorum...

Ne bileyim..

Bay'an Bülent ERSOY ne zaman eline mikrofon alsa, başlıyor; "Allahu Teala".. demeye ya...

O yüzden kafam karıştı valla..



Sevgi ve saygılarımla!


NOT: Bu gece Mevlid Kandili... 

Dualarım dünya barışı için kan ve gözyaşının son bulması adına olacaktır. 

Dolayısıyla,

Bu anlamlı günümüz, tüm insanlık için hayırlara vesile olsun inşaallah... 

Amin!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)