ermeni soykırım yalanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ermeni soykırım yalanı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Haziran 2016 Cumartesi

"Ooops"



"Almanya’nın 1915 olaylarını "soykırım" olarak nitelendirdiği tasarıdaki rolü ve kabul oyu vermesi nedeniyle Tokat hemşehriliğinden çıkarılan Cem Özdemir, Twitter hesabından"

 "Pazar, benim haberimin bile olmadığı hemşehriliğimi geri almak istiyormuş. Ooops" diye yazmış.

İyi de bu sözde soykırımı dile getiren bir tek Cem ÖZDEMİR mi?..

Ya, "Hepimiz Ermeniyiz" diyenlerle,  "özür dileyen", sözde o aydınlara  ne diyelim?

Bu devletin ve milletin olanaklarıyla belli makamlara gelenler, yediği ekmeğe ihanet edercesine bir biri arkasından mantar gibi türeyen aydın danteller, çarşaf çarşaf "özür dileriz" bildirileri yayınlayıp imza kampanyaları başlatanları unuttuk mu?

Sahi... bir de içimizde bulunan ve de "Türk tarihinin hakkından gelmeliyiz" diyen Karen FOGCULAR vardı. Ya onlara ne demeli?..


Öte yandan...

"O. Pamuk: Türkiye’nin eski, güzel günlerini özlüyorum
İtalyan La Repubblica gazetesine demeç veren Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, bazen Türkiye'nin sorunlarının konuşulmadığı eski, iyi günleri özlediğini söyledi." 4 Haziran 2016

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne karşı sürekli olarak aşağılayıcı bir dil takınan, kendi ülkesini ve milletini zedeleyecek hiçbir söylemden geri durmayan Nobel Ödüllü "yazar" Orhan PAMUK, 

Küresel emperyalistlerle kol kola vererek işbirliği içine girmekten asla geri durmayan  Orhan PAMUK,

Sen değil misin, "Bu topraklarda 30 bin Kürt ve 1 milyon Ermeni öldürüldü. Benden başka kimse bundan bahsetmeye cesaret edemedi" (Das Magazin adlı haftalık İsviçre dergisine verdiği bir röportajdan), diyen?



N'oldu şimdi?

Bir ulusu ayrıştırmaya yönelik kin-nefret içerikli söylemlerde bulunarak bugünlerin yapı taşlarını oluşturmakta bire bir rol almadın mı?

Aldın!

Peki şimdi hangi yüzle, "Türkiye’nin eski, güzel günlerini özlüyorum" deme cüretinde bulunuyorsun?!

Dolayısıyla...

Şimdi Almanya'da bir Cem ÖZDEMİR ve bir de  şürekalarından, "aslını inkar eden haramzade"lerden 10 milletvekiline tüm suçu yıkmak, madalyonun tek yüzüne bakmaktan  başka bir şey değildir.


Sevgi ve saygılarımla!




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

2 Haziran 2016 Perşembe

Soykırım Denince Akla...




Soykırım denince akla
Tamam şimdi buldum
Hemen onun adı gelir
Nazi Nazi Nazi

Bugün Alman Meclisi'nde sözde "Ermeni soykırım" oylaması yapılacak...


1. Dünya Savaşı'nda emperyalist güçlerin  kullandığı, ve  her ülkenin KENDİSİNİ SAVUNMAK ADINA yapacağı gibi tedbiren ülkeyi karıştıran ve yerinde durmayan Ermenilere karşı Osmanlı Devletinin almış olduğu tedbirdir, TEHCİR.

"1915 yılında, Birinci Dünya Savaşı'nda yedi cephede savaşıyoruz. Doğu Anadolu'ya Rus ordusu giriyor. Yörede yoğun olan Ermeni yurttaşlarımız ise ne acıdır ki, Rus ordusu ile işbirliği yapıp ordumuzu arkadan vuruyor. Yurdun dört bir yanında Ermeni isyanları çıkarılıyor.
Bu durumda hükümet bir kanun çıkarıyor ve bunların savaş bölgelerinden topluca sürgün edilmesine başlanıyor. Adına "Tehcir" denilen olay böyle başlıyor. Ermeniler kafileler halinde Suriye ve Lübnan tarafına sevk ediliyor. Bu sevk sırasında elbette üzücü olaylar yaşanıyor."

Dolayısıyla karşılıklı olarak pekçok insan yollarda ölüyor, çeteler tarafından öldürülüyorken, bir yandan da salgın hastalıklar baş gösteriyor...
Eh, bu anlamda yani savaş ortamında ne yazık ki kurunun yanında yaş da yanabiliyor.

Bu arada savaştan uzak yaşayan  Ermeni vatandaşlarımıza asla dokunulmuyor. Onlar normal yaşantılarını aynen sürdürüyorlar.

Pekii...

"Soykırım" ne demektir?

"Bir ırkın, bir etnik grubun sistemli bir şekilde yok edilmesidir. Yani "Soykırım", Yunanca genos (ırk) ve Latince cide (öldürme) sözcüklerinden oluşan, "ırk katliamı" anlamına gelen genocide (jenosid) kavramının Türkçe karşıtıdır." Kısaca  etnik veya dinsel ayrımcılığa dayalı,  kadın, erkek, çoluk çocuk demeden topyekun toplumun sistematikmen yokedilmesi demektir.

Dolayısıyla, madem atalarımız soykırım yapmış(!), o halde o dönemde savaş alanları dışındaki başta İstanbul olmak üzere çeşitli bölgelerde yaşayan yüz binlerce Ermeni vatandaşlarımız neden öldürülmemiş?

Demem o ki...

Atalarımız "soykırım" filan yapmadı kardeşim...

 Vatan savundu!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

29 Mayıs 2016 Pazar

ALMANYA





"Ulusların yaşam öyküleri bir avuç insanın yaşam öyküsü kapsamı içinde ele alınmaz, çünkü o bir avuç insanla uluslar arasında ne gibi bir ilişki bulunduğu henüz açıklanabilmiş değildir. Bu ilişkinin, halk ortak iradesinin belli bir takım tarihsel kişilere devredilmiş bulunmasına dayandığı varsayımını ileri süren kuram, tarihsel deneylerle doğrulanmayan bir hipotezden ibarettir." Savaş ve Barış 4. Cilt sf:492, TOLSTOY

Eyy Almanya!

Bırakın bu düzmece yalanları!

Bırakın 100 yıl öncesindeki yaşananları da siz, asıl yaşadığımız bugünlere bakın!!!

Bugün enerji coğrayasının asıl sahibi bölge insanları, niçin batıya doğru öbek öbek göçüyor?

Niçin milyonlarca insan evini barkını, vatanını, toprağını terk ediyor?

Niçin insanlar ölümüne kaçıyor?

Bir taraftan da bu insanlara soykırımın daniskası yapılıyor!

Milyonlar öldürüldü...








O sebeple... 

"Tarihin amacı eğer insanoğlunun var olduğu günden beri ulusların süregelen hareketlerini anlatmak ise, -geri kalan bütün öbür noktaların aydınlığa kavuşturulabilmesi için- her şeyden önce şu sorunun cevabını vermesi gerekir; kavimleri harekete geçiren güç nedir?" TOLSTOY Savaş ve Barış 4.Cilt, sf:473


Eyy Almanya!.. 

Senin elin çok kanlı...

Tarihin en büyük, en karanlık ve en insanlık dışı katliamını siz yaptınız!

Dolayısıyla, işlediğiniz insanlık suçunuzu başkalarının üzerine atarak kendi vicdanınızı rahatlatmayı  bırakın!

Asıl sizler... dün olduğu gibi  bugün de insanlığa karşı işlemekte olduğunuz alçakça suçların, katliamların, soykırımların  hesabını önünde sonunda tarih önünde  mutlaka vereceksiniz!





"Türkiye'nin sözde soykırımla suçlanması ise ayrı bir anlam taşımaktadır. Türkiye'yi suçlu ilan etmek için yürütülen "Ermeni soykırımı" kampanyası, Atlantik'in öte yakasında başlatılmıştır ve sürdürülmektedir. 2000 yılı Ekim ayında ABD Temsilciler Meclisi Genel Kurulu gündemine gelen "Ermeni Soykırımı'na İlişkin ABD Kayıtlarının Teyidi Kararı" ve son olarak Temsilciler Meclisi'nin Dışilişkiler Komitesi'nde kabul edilen tasarı, ABD eyaletlerinde ve NATO ülkeleri parlamentolarında kabul edilen Ermeni Soykırımı kanun ve kararlarına örnek oluşturmuştur.

Bu karar ve kanunların hedefinde açık olarak Türkiye'nin ulusal devleti bulunmaktadır. ABD tasarının 1. maddesinde soykırımın 1915-23 yılları arasında gerçekleştirildiği ifade edilerek Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı "insanlık suçu", Atatürk ise "soykırım suçlusu" ilan edilmektedir. Bir taraftan da Anadolu'nun işgali aklanmaktadır. Bu şekilde TÜRK ulusal devletinin bir soykırımla kurulduğu karar altına alınırken Türkiye Cumhuriyeti'nin temelleri dinamitlenmektedir. Tasarının 19. maddesinde atıf yapılarak Sevr Antlaşması'nın uluslararası hukukun tepesine oturtulması  bu bakımdan anlam taşımaktadır. 

Batı yönetimleri ve kamuoyu tarafından son zamanlarda dünya gündemine yerleştirilen sözde soykırım iddialarının, diğer tehditlerden bağımsız olmadığı açıktır." Türk-Rus Diplomasisinden Gizli Sayfalar sf:347-348, Mehmet PERİNÇEK

Dolayısıyla...

Biz soykırım yapmadık!

Biz soykırımcı bir millet değiliz!

Biz millet olarak,

Türk milleti olarak,

Alnımız açık, yüzümüz ak!

Ve  kıskanarak baktığınız şanlı tarihimizle,

Yok etmeye çalıştığınız Türklüğümüzle,

Gurur duyuyoruz!

Ne mutlu Türk'üm diyene!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

26 Nisan 2015 Pazar

100. Yıl Yalan(cı)ları








Bir tarafta Çanakkale savaşları, diğer taraftan Ermeni tehciri sırasında yaşanan olaylar...

Hepsi de vatan savunması için verilen mücadele...

Çanakkale'de dünyanın dört bir tarafından topraklarımızı işgale gelen 7 düvele karşı gencecik evlatlarımız şehit olurken, öte yandan aynı düveli muazzamanın kışkırtmasıyla Osmanlı'ya başkaldıran Ermenilerin göçe zorlanmasıyla başlayan yaygara.

Dolayısıyla bugün bakıyoruz aynı düveli muazzama yine sahnede.. Ki bir tarafta işgalci olarak gelenlerin başında İngilizler.. öte yandan Anzaklar filan derken... Aaa! Bir de bakıyoruz ki o işgalci haçlı emperyalist güçler memleketimizde selam, saygı söylemiyle anıt dikerek, timsah gözyaşları döküyorlar.. Allah aşkına neyin gözyaşı bunlar? Kıtaları aşarak buralara geliş derdiniz neydi?

Çanakkale'de o gün şehit düşen 250 bin insanımız olmasaydı, bugün İstanbul ve Gelibolu yarımadası başta olmak üzere Anadolu'yu işgal etmiş, üzerine çullanmıştınız..



Öte yandan Erivan'da sözde "Ermeni soykırımı" diye tutturduğunuz yalanın peşine aynı emperyalist güçlerin temsilcileri hücum etmiş, yine aynı timsah gözyaşlarını dökerek boy gösteren gösterene.. Bu neyin nesidir?



Hedef Türkiye Cumhuriyeti ve Türk halkı değil midir? Dahası Ermenistan'ın bugün toplam 3 milyonu geçkin nüfusuyla nasıl oluyor da, tee 1915'te 1 milyon Ermeni öldürülmüş oluyor?!

Diyeceğim... Dünyanın gözü kulağı Türkiye'de.. Sırtlanlar gibi pusu kuran kurana.. Bölgemizde ve de özelde bu coğrafyada ister adına "katliam" deyin, ister "soykırım" deyin, milyonları harıl harıl öldüren kim?

Eyyy BM, kendi ellerinle Sırplara teslim ettiğin  8 bin müslümanın katledilişini seyretmekten başka, sen ne yaptın?

Eyyy Fransa, Ermenileri önce kışkırttın, sonra yalnız bıraktın.. Ardından şimdi işine geldiği gibi bağırıp çağırıyorsun... Cezayir katliamını kim yaptı?

Eyyy Amerika, sen Kızılderililerin soyunu kökten silmedin mı?

Eyyy Almanya, tarihin en büyük soykırımını kim yaptı?

Bizim vatan savunduğumuz ortada iken, siz, koştura koştura oraya buraya "demokrasi" getireceğiz diye, saldıra saldıra ortalığı kan gölüne çevirmediniz mi?

Dolayısıyla şimdi sıra geldi Anadolu'ya öyle mi? Ama bize yutturamazsınız!

Kısaca SEVR'den asla vazgeçmiyorsunuz...





"McCarthy: Soykırımcı Ermeniler
Dünyayı kandıran Ermenilere Prof. Justin McCarthy'den anlamlı yanıt geldi. McCarthy, "Ermeniler, İngilizlerle ve Ruslarla anlaşıp vatan hainliği yaptılar. Elimizdeki binlerce belge Türklerin değil, Ermenilerin soykırım yaptığını gösteriyor" dedi." 1 Mart 2015, kanalahaber.com/






Sahi... 









ABD ve AB sözde Ermeni Soykırımının 100. yılı için anma hazırlıklarını sürdüredursun,

"CHP ve Mustafa Kemal Atatürk’ü "soykırımcılıkla"  suçlayıp, Türkiye’yi uluslararası mahkemeye şikâyet etti"ği iddia edilen  Erdal Doğan’ın eşi Ermeni kökenli Selina Özuzun Doğan'ı CHP milletvekili adayı gösterirken,

Sorum  Atatürk'ü "soykırımcı" ilan eden sözde "Atatürkçü" geçinenlere:

Bu maskeleme ile "Kırmızı Başlıklı Kız" masalındaki babaanne kılığına giren hain kurttan sizin ne farkınız var? 


Öte yandan HDP Eş Genel Başkanı da bu emperyalist güçlerle birlik olmuş ve Papa'ya sahip çıkarak aynı teraneye katılıp, "Ermeni soykırımı vardır" diyor, iyi mi?








Sorum çok açık:

Hani emperyalizmle işbirliği içinde değildiniz?

Hani onların ekmeğine yağ sürmezdiniz?

Hani onların yalanlarına ve planlarına alet olmazdınız?

Hani mazlum milletlerin yanında oluyordunuz?

Hani ülkeyi bölmek peşinde değildiniz?


N'oldu?


Sevgi ve saygılarımla!

Not: 

Tüm bu yalanlar uluslararası düzeyde sürerken, asıl bu vatanın öz ve öz evladı olan Ermeni vatandaşlarımız ise sürdürülen bu çirkin iftiraları, asla kabul etmedikleri gibi şiddetle reddeden açıklamaları neden dikkate alınmaz?

"Kilisemde Hıristiyanım, evimde Ermeniyim, kapının dışında Türküm. O Türk bayrağı hem kiliseyi hem evimi korur. Amerika’da Amerikalıyım diyorlar, biz de Türküz. 100 sene evvel olan bir olayı bugün belli menfaat peşinde koşanların istismar etmesi çok acı" Kandilli Ermeni Kilisesi Başkanı Dikran Kevorkyan







"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

13 Nisan 2015 Pazartesi

PAPA'RAZZİ




"Papa Françesko’nun Vatikan’da 1915 olayları için düzenlenen pazar ayininde ‘soykırım’ ifadesi" dedi.




Magazin dünyasının "ünlü" isimlerinden George Clooney ve Clooney'in avukat eşinden sonra, Papa geri kalır mı? 

Kalmaz valla...

Zira "Papalık ismi olan Franciscus'u 12. yüzyıl Hıristiyan azizi Assisili Francesco'dan atıfla alan" ilk papadır. Yani "papalık" kurumsal anlamda  yüzyıllar öncesinden bu yana devam ediyor. İsimler bile  o dönemlerin devamı niteliğinde. O halde sürdürülen siyasi politikalar da aynı, yani  zihniyet hiç değişmedi. Dolayısıyla  bu demeç "yeni haçlı seferi"nin ve batılı haçlı emperyalizminin devreye bizzatihi tekrardan girmesi anlamı taşımaktadır.

Eyyy  Papa!..

"20. yüzyılın ilk soykırımı" diyorsun ya..

Sen önce yakın geçmişe bir baksan diyorum..

Hani Bosna'da, Ruanda'da, Kafkasya'da,Irak'ta, Felluce'de, Libya'da, Suriye'de... ne soykırımlar oldu, ne soykırımlar oluyor..

Soykırım kelime olarak BM ile 1948'de hukuksal boyutuyla birlikte ilk ortaya atıldı. O halde 1915'lerde böyle bir "suç" bile yoktu. Ama biz yine de tarihsel olarak "soykırım"ın ilklerine bir bakalım;


Hadi 20. yüzyıldan başlayalım:

Kızılderililerden başlıyor, daha sonra Çanakkale'de 250 bin Türk'ün kendi ülkelerini savunurken dünyanın dört bir yanından gelen haçlının katlettiği Türkler, ondan sonra bundan önceki -16. Benedikt- Papa'nın da içinde yer aldığı (Nazilerin gençlik kolları üyesi) Nazilerin yaptığı katliamlar...


Dolayısıyla... 

Senin hangisinde sesin çıktı ki, taa yüzyıl öncesine gidiyorsun da olmamış bir "kırım"dan söz ediyorsun!

Bu senin yaptığın düpedüz bir ayırımcılık!

Düpedüz bir ırkçılık!

Düpedüz yeni yepyeni bir Haçlı Seferi'nin ayak sesidir!

O halde...

Sorum çok açık:


Hani Vatikan, papalık, kilise filan diyerek dünyayı ve ülkeleri sömürüyorsunuz ya...


Magazin, siyaset tamam. 

Şimdi de bu  sömürü düzeninin bir parçası olan,

Sözde Ermeni "soykırım" yalanının 

Bu da, "din" ayağı mı oluyor? 


Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

5 Şubat 2015 Perşembe

Unutulan KAÇAZNUNİ'den Unutulmayan SARKİSYAN'a...






Diyasporacı.. "Sarkisyan’ın 29 Ocak 2015’te Ermenistan’ın başkenti Erivan’da 1915 Ermeni Olayları 100. Yıldönümü 5. Oturumu’ndaki konuşması sırasında, "Bu edepsiz daveti aldığımda, Recep Tayyip Erdoğan’a hemen ve aleni yanıt vermeyi gerekli gördüm." 


Bizim zekamızla alay eden edene...

Allah aşkına.. katliam da katliam..

Katliam ne? 



Katliam, kendini savunma imkânı bulunmayan çok sayıda insanın acımasızca öldürülmesi olayıdır. Ve..  belli bir etnik grubu yok etmeye kasten yapılırsa bunun adına da soykırım denir. Bitti. 

Ermeni "soykırım"ı diye tutturanlara sorum çok açık:

Bugün Müslüman coğrafyada neler oluyor...

Her Allah'ın günü, sen de 50 ben diyeyim 60 insan, tavuk gibi öldürülüyor.. Ve bunları yapan da, yaptıran da dün Ermeni halkını  Osmanlı'ya karşı kışkırtan  emperyalist güçlerin ta kendisi..

Dolayısıyla...

Hangi insanlıktan bahsediyorsun be...

Bugün katliamların gırla gittiği coğrayfamızda, Hocalı'daki katliamı unuttunuz mu?

Burada acımasızca öldürülen  bebelerin hesabı verildi mi?










Dolayısıyla bu zulümleri bırak, 100 yıl öncesine git...  

Yaşadığın toprakların yönetimine başkaldır, milletine ihanet et, dış güçlerin maşası ol, Osmanlı'yı parçalamak için, elinden geleni ardına koymadan ihanetin pençesinde ol... 

Ya..  Seni Osmanlı  millet yaptı...

Fatih Sultan Mehmet tahta geçer geçmez ilk işi; 

"Bursa'da oturan Papaz Yuvakim'i İstanbul'a davet ederek, Ermeni Patriği yaptı. Bir süre sonra, Ermenistan'dan 250 bin Ermeniyi İstanbul'a getirtip yerleştirdi. İş ve mesken sahibi olmalarını sağladı." Ermeni tarihçisi, Dr. Astarcıyan, sf:268

"Böylece İstanbul, Ermenilerin siyasi ve ekonomik merkezleri oldu. İstanbul'un Balyan, Düzyan, Dadyan, Bezciyan gibi Ermeni İş aileleri, imparatorluğa elemanlar yetiştirmişler, devletin büyük makamlarını işgal eylemişlerdir. İkinci Abdülhamit zamanında Hariciye Nazırı/Dışişleri Bakanı olan Naradunkyan Efendi bunlardan birisidir. Prens Artin Kazazyan da Sultan Mahmud'un çok takdir ettiği devlet ricâlinden idi."

Dolayısıyla..

Hani o zamanlar Anadolu insanı kendi vatanında  eziyet çekerken, sefalet ve cehaletin içerisinde boğuşurken, devletin ne başında, ne de içerisinde olmayıp hepsi de devletin dışında bırakılmışken,  sen  devletin ve memleketin  en güzel yerlerine yerleştin, para kazandın, iş yaptın, ticaret yaptın, ülkenin kaymağını yedin.. Sonra da o arkana aldığını zannettiğin emperyalistlerin dolduruşuyla Osmanlı'ya ihanet ettin.. 

Eee... 

N'apsın Osmanlı?

Bir yanda savaş, öte yanda içeride kendi halkı bildiği -kışkırtılan- Ermeniler, kedisini vurmak için ayaklanıyor..

Ve...




Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovanes KAÇAZNUNİ diyor ki; 

"Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…"

6 Şubat 1916 tarihli bir rapora göre; 1915 yılı Nisan ve Mayıs aylarında gündeme gelen Ermeni Tehciri (zorunlu göçü) aynı yılın yaz ve güz aylarında sistemli olarak uygulandı, 1916 yılı Şubat ayı gelinceye kadar sürdü. Aslında yaşananlar Osmanlı yönetiminin Ermenileri savaş bitinceye kadar daha güvenlikli gördüğü Suriye ve Fırat Nehri sahillerine göndermesi idi. Ama aynı anda Rus işgal alanında kalan Türk vatandaşlarının durumu ise içler acısı idi. Ermeni asıllı General Antranik ve ona bağlı silahlı milislerin Erzurum, Van, Bitlis ve Kars’ta sergilediği vahşetler 1918 yılı ilkbahar aylarında soykırıma dönüştü. Olaylar sonrası yörede araştırma yapan yerli ve yabancı uzmanlar yerleşik nüfustan 520 bin kişinin eksilmiş olduğunu tespit ettiler."




Diyeceğim...

"Kendilerine savaş açılan müslümanlara, zulme uğramaları sebebiyle cihad için izin verildi. Şüphe yok ki Allah'ın onlara yardım etmeğe gücü yeter." Hac Sûresi, 39. Ayet

Dolayısıyla... bu durum zulme karşı meşruiyet kazanmış bir SA-VAŞ a-nıy-dı.  

NOKTA!

Öte yandan..

Bağımsız  bir ülkenin cumhurbaşkanı'na, "edepsiz" diyeceksin, öyle mi?

Asıl edepsizlik, hem suçlu, hem güçlü olmaktan geçer..

Hal böyleyken... 

"DIŞİŞLERİ Bakanlığı’nın 2015 için, ‘Çanakkale Kahramanlık ve Ebedi Dostluk Anısına’ başlığıyla bastırdığı, ‘Çanakkale Özel’ ajandasında, Erivan’daki Ermeni Soykırım Anıtı’nın fotoğrafına yer verildiği ortaya çıktı. Bakanlık yetkilileri, söz konusu fotoğrafın yanlışlıkla basıldığını, ihmali olanlarla ilgili soruşturma başlatıldığını söyledi." 30 Ocak 2015




Bu inanılmaz haberin şok'unu üzerimizden atamazken bir şok daha..

"Çanakkale Valiliği, 18 Mart ve 24-25 Nisan tarihleri arasında T.C. vatandaşlarına "Gelibolu Tarihi Alanı"nda ve Mehmetçik Abidesi alanında kutlama yasağı getirdi."1 Şubat 2015










Nasıl yani.. 


"60 dakika ölüm, yıkım, kıyım kustular. Asker korunmak için toprağa girdi, karşıtı, toprak oldu sanki.
Bombardıman sona erdi. İngiliz birlikleri batı ve orta kesime, Fransızlar doğu kesime taarruza kalktılar. 
Askerler, savaşmak için taşın ve toprağın altından, ölüler canlanır, ruhlar ete kemiğe bürünür gibi doğruldular. Ürpertici bir andı." Turgut ÖZAKMAN, Diriliş



Emperyalizme karşı Türk milletinin topyekûn verdiği  KURTULUŞ SAVAŞI'nın öncüsü olan Çanakkale Savaşı'nda, bu topraklar için canını vermiş ve bu toprakların asıl sahibi olan ve Çanakkale'yi düşmana geçilmez kılan Anadolu halkının, Mehmetçik Abidesi'nde şehitlerini anması yasak, düşmana serbest öyle mi?

Sahi...

Biz neyiz? 

Biz kimiz? 


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)