hadis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hadis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2017 Cumartesi

İbretlik Tartışmaya, Kur'an Cevabı



"Gerçek şu: Bu Kur'an sana ve toplumuna elbette ki, bir hatırlatıcı/ bir düşündürücü/bir şeref/bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız." Zuhruf Sûresi, 44. Ayet

"Caner Taslaman ile Ebubekir Sifil arasında "deve sidiği içmek sünnet mi?" tartışması"

Birisi, "ilmi mesele" diyor,

Ötekisi, "seviyeyi düşürmeyelim..." diyor.

"Onlardan (Kitap ehlinden) bir grup var ki, Kitap'dan olmadığı halde Kitap'dan sanasınız diye (okudukları) Kitap'tanmış gibi dillerini eğip bükerler ve, "Bu, Allah katındandır" derler. Halbuki o, Allah katından değildir. Bile bile Allah'a karşı yalan söylerler." Al-i İmrân Sûresi 78. Ayet

Dolayısıyla...

Ülkedeki bilim seviyesi açısından ibret alınacak bir "tartışma"!

Birisi, felsefe prof.

Diğeri, ilahiyatçı

Velhasıl  ikisi de akademisyen...

Televizyondan topluma "bilimsel bir çalışma" ile ilgili "bilimsel" görüş sunuyorlar.


Bu ne!.. 

Deve idrarı içilir mi içilmez mi? 

Allah aşkına,   yokluk ve açlık insana her bir şey yaptırır, bu bir!

Zira bu memleketi biz nasıl kazandık? Nasıl vatan yaptık? sorularına karşılık gelebilecek cevaplardan bir tanesi, "Kurtuluş Savaşı esnasında yokluk ve açlıktan, insanlarımızın atın dışkısından arpaları ayıklayıp yediklerini, dolayısıyla  da bu olayın oluş nedenleri tartışılsa anlarım, ama kalkıp da deve idrarının içilip içilmeyeceğini dinle ilişkilendirip insanlara sunmak, tartışmak akıl alacak gibi değil!!!

Bunun neresi bilimsel bir çalışma oluyor?

İnsanlara ne kazandırıyor?

Dolayısıyla ortaya attığınız iğrenç söylemlerle İslam'a ne kadar zarar verdiğinizin farkında mısınız? Ve bu sözlerinizi neye dayandırıyorsunuz?

O halde...

Siz, kimyager misiniz? 

Yoksa tıp insanı mısınız?

Yok konu hadis'se, günün  anlam ve önemine binaen,

 İSLAM'ı yücelten ve de insanları kendine getirecek Sevgili Peygamberimizin çok güzel sözleri var:

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyor İslam'ın özü. Dolayısıyla İslam bunu emrederken bizim insanlarımız neler yapıyor? diye sorgulayıp, sorgulatsanız mesela, bu iki!

Hal böyle oluca... İnsanlarımızı aşağılayıcı ruhunu kötüleştiren, kirleten şeyleri bir bırakın artık!!!

Diyeceğim...

Gereksiz yere zihinleri meşgul edip, İslam'ı asıl gayesinden uzaklaştıranlara  Kur'an cevabıyla ruhumu rahatlatmak istiyorum:

"(Ey Muhammed!) De ki: "Pis ile temiz bir olmaz. Pisin çokluğu hoşuna gitse bile." Ey akıl sahipleri Allah'a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa eresiniz." Maide Suresi 100. Ayet

Ve...

"Ey iman edenler! Size açıklandığı takdirde sizi üzecek olan şeylere dair soru sormayın. Eğer Kur'an indirilirken bunlara dair soru sorarsanız size açıklanır. (Halbuki) Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)" Maide Suresi 101. Ayet


Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)


1 Ekim 2010 Cuma

Bu Ne Yaman Çelişki...
















"Ahlakı dürüst olan güzel görünür; kadının güzelliği onun tavır ve hareketleridir, bunu bilen bilir." KUTADGU BİLİG, Yusuf Has Hacib, 4500. beyit; sf: 773


Artık vitrinden et beğenir gibi eş seçimli "evlilik"ler oluşturulmaya başladı...


Saçı örtülü... ama henüz o anda tanıdığı bir erkeğin elini tutacak kadar... Ona sarılacak kadar... Hatta daha da ileriye gederek, "aşkım" diyebilecek kadar yakın ve sıcak ilişkilere açık; ve hiç çekinmeden yaşamaya da hazır...

İyi de bu yakınlaşmanın neticesinde anlaşamayıp ayrılma olasılığı da fazlasıyla var değil mi?..

Peki bu durumda ortada bir çelişki yok mu?!..

Hani saçının bir telini dahi göstermekten sakınan ve bunu da "İslam dininin emirlerini yerine getirmek" olarak algılayan inananların bunu yapmaktaki esas nedeni, "cinsel çağrışıma" sebebiyet vermeyi engelleme düşüncesidir...


O vakit bu anlayışın savunucusu olarak başını sıkı sıkıya kapatıp, ardından hiç tanımadığı bir erkeğin elini tutması; ve yine yoğun duygusallığın milyonlar önünde sergilenmesi; gerçek anlamdaki mütedeyyin insanlarımıza hakaret değil midir?

Onları "aşağılama" ve onlarla "alay" etmek olmuyor mu?

Genç beyinlerde de bu türden davranışlar, dinimizin algılanmasında çelişki yaratmaz mı?

Bu ayıptır!

Saygısızlıktır!

Ve bu gibi davranışların sonunda ortaya şu gerçek çıkıyor:

İslâm dini toplum önünde zayıflatılmaya çalışılıyor...

İslâmiyet aşağılanıyor...

İslamiyet, birileri tarafından çıkarlara hizmet amaçlı yeniden düzenlenmeye çalışılıyor!

O vakit neden bu duruma tepki verilmez?

Bu inanç bizim değil mi?

İnancımıza sahiplenmek ve onu korumak hepimizin en birinci görevi değil midir?


Beyinleri boş, cahil insanları ekran karşısına çıkararak, bir taraftan verilmek istenen mesaj; dini duyguların ön plana çıkarılması, diğer taraftan şeklen bu mesajı verenler üzerinden, basitliği seviyesizliği hem ahlaken, hem de inancımız gereği yapılması onaylanmayacak davranışların sergilemesi anlamına geliyor...

Bu durum kimlerin işine yarıyor?

Bu şekilde gençlerimize ve çocuklarımıza kimler örnek edilerek, neyin yozlaşması sağlanıyor dersiniz?


Şimdi İslâm dini kullanılarak toplumumuza, içi boşaltılmış yepyeni bir "İslâmiyet" sunulmak isteniliyor!

Anlaşılmasın diye de, işte bu tarz insanlar, din kisvesi altında toplum kabulüne zorlanıyor!


Değerlerimiz, bir bir yozlaştırılıp, bir şekilde önce aşağılanıyor, ardından ayak altı ediliyor!!! Bu durum gerçekten içler acısı... Bu arada sözde evlendirme bahanesiyle ortaya çıkan bu programın sunucusu da "Allah'a emanet olun..." derken, seviyesizce davranışlarla, sımsıcak duyguyla yürekten söylenen inanç dolu sözlerimizin (bilerek ya da bilmeyerek-her ikisi de vahim ya!-) içini boşaltmaya çalışıyor.


Diyeceğim şu ki; bu kişilikler derhal sorgulanmalı ve gereken tepki verilmelidir. Zira çelişkilerle dolu şekli görüntülerin arkasındaki resim de; büyük bir toplum, heba ediliyor!

İslâmiyet'in içi boşaltılıyor!

O halde bu gördüklerimiz bize, gerçek anlamdaki İslâmiyet'i anlatmıyor

Bu gördüklerimiz bilakis, inancımıza ters düşen hareket ve davranışlardır. Zira kalplerde şüphe uyandırmaya yer vermeyen İslamiyet ve Kur'an-ı Kerim; bu seviyesizce ve ucuz davranışları bünyesinde barındıramayacak kadar yükseksektedir.


Ve unutulmamalıdır ki; "Herkesin ameli, onun davranışlarındaki niyetine göre değerlendirilir. (Ameller niyetlere göredir)" Hadis


Sevgi ve saygılarımla!