"Barcelona kent merkezinde patlama..."
Bulantı duyuyorum...
Zira yaşamı düzmece bir algıyla topluma sunmak, dolayısıyla tarihsel olayları yanıltmak insanın midesini bulandırıyor.
Konu AVRUPA ve Batılı ülkeler olunca... tüm basın ve yayın kuruluşları aralıksız bu kanlı tedhiş olaylarını çarşaf çarşaf, "son dakika" haberi olarak dünya kamuoyuna sınırsız servis ededursun, diğer tarafta coğrafyamızda her Allah'ın günü onlarca kişinin bombalar altında ölmesini küçücük bir satır halinde, adeta kamuoyundan kaçırırcasına "basit" ve "önemsiz" bir olaymış gibi göstermek, insana ağır geliyor...
Öte yandan...
Gelinen nokta itibariyle bugün bu korkunç olayları tertipleyen eli kanlı emperyalistlerin alçakça planlarına kurban gitmek hiç kimse için öyle uzak filan değil...
O sebeple elimiz yüreğimizde bu korkunç olayları endişe ile takip ederken insan ister istemez sorguluyor.
Bu patlamalarda ölmek doğal değil... Ve yaşanan can pazarı bu kanlı eylemlerdeki cansız bedenleri gördükçe... Bu insanlar artık yoklar! Ama diğer yandan dünyanın ötekiler için sürüp gittiğini düşünmemek elde değil. Zaten insan bunları düşünmek için yaratılmadı mı!..
"Nişan al!" diye bağıracaklar ve bana çevrilmiş sekiz tüfek göreceğim. Duvarı yarıp içine girmeyi isterim diye düşünüyorum; olanca gücümle duvara sırtımla yaslanacağım ve duvar karşı koyacak. Tıpkı kabus gibi." J.P. SARTRE, Duvar, Sf:23
"Biliyordum ki hiçbir ortak yanımız yoktu. Şimdiyse ikiz kardeşler kadar birbirimize benziyorduk, basit bir şey, çünkü birlikte geberip gidecektik" J.P. SARTRE, Duvar, Sf:25
Coğrafyamızda hemen her gün onlarca insanın patlamalar neticesinde öldüğü olayları küçümseyerek dünya kamuoyundan kaçıranlara diyeceğim o ki:
Sorunlu ve yozlaşmış bir dünyanın girdabında toplumlara sunulan ahlâk yasalarından ruhumuzu huzura eriştirecek bir çıkış arıyoruz...
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)