Tahrir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tahrir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ağustos 2013 Cuma

"... Biz Rusça Konuşanı Seçtik"
























Afganistan, Irak, Libya, Suriye, Mısır...


Önce müslüman halkların başına diktatörler getiriliyor, ardından o diktatörler, bir şekilde kurgulanan plânlar eşliğinde,  bir bir  alaşağı ediliyor. Üstelik  müslüman halklar birbirine kırdırılarak...

Mısır'da askeri darbe olmasaydı bu kadar çekici gelmeyecek, savunulmayacak, yönetimin feodal olduğu, başlarındakilerin de bir diktatör olduğu, uyuşturulmuş kendi halkı dışında çoğunlukça kabul edilecek birisi olacaktı.

Arap Yarımadası, yani müslüman coğrafya kan revan içinde...

Olan yine masum halka oluyor, bir diktatör gidiyor, yerine başka birisi geliyor. Bunu şöyle de tanımlayabiliriz; hani, "İşgal altındaki Rus köylülerinin ikinci dünya savaşında Hitler ile Stalin arasında kaldıklarında söyledikleri, "ikisi de birbirinden beterdi, biz Rusça konuşanı seçtik" gerçeği gibi..

Hepsi bu... 

Demokrasi diye diye

Düşünemez, beyinleri bir şekilde uyuşturulmuş, akıllarını kullanamayan bir toplum yaratıyorlar... Sonra bu toplulukların başına sırayla diktatör tayin ediyorlar...

"Seçilmiş..."

Seç...

Miadı dolana kadar beğen...itaat et.

Sonra mı?

Meydanlar ikiye bölünüyor...

Tıpkı,

Tahrir, Adeviye gibi.


Sözün özü;

Müslüman müslümanı kırıyor, boğazlıyor...  Meydanlar da tıpkı "horoz dövüşü"nde olduğu gibi taraftar toplayıp birbirine "üstün"lüğünü göstermeye devam ediyor, ettiriliyor!

Hangimiz daha "müslüman"ız yarışı gırla gidiyor....

Ölen de, öldüren de müslüman!

Seyreden, elini ovuşturan,  Haçlı...

Ve...

Can simidi olarak... devreye yine.. aynı "güç"ler giriyor.

Umarım tüm bu acı gelişmelerden cümleten -acil olarak- ders alırız...




Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Temmuz 2013 Çarşamba

Hatice'yi Bırak Neticeye Bak!
















Mısır'da ölü sayısı artıyor
10 kişi daha hayatını kaybetti.

Diğer taraftan...

Geçtiğimiz hafta Milliyet'in haberine göre; "Irak’ta son iki günde 70 ölü"...


Mısır, Suriye, Irak... İç savaş bütün hızıyla bölgemizde yayılıyor.

Kan oluk oluk akıyor...

İnsanların yoğun olduğu saatlerde saldırıların ardı arkası kesilmeksizin bombalamaların, patlamaların haddi hesabı yok!

"Irak'da düzenlenen saldırıya tepkili Kadim Mohsen, AFP haber ajansına "Bu masum insanların suçu neydi? Her gün patlama oluyor. Orduyu ve polisi suçluyoruz"  feryatları gırla gidiyor...

Çok geç...

Şimdi Mısır konuşuluyor...

Darbe mi, değil mi, yok hangi taraf haklı, hangi taraf haksız...

Ne fark eder ki?

Bu saatten sonra kimin haklı, kimin haksız olduğunun bir önemi  var mı artık?

Netice de zalimin yanında olanlar, güçsüzü eziyor, yakıyor, yıkıyor..

Halk birbirine düşman olmuş, birbirini boğazlıyor!

Netice de bu boğazlaşanların hepsi de aynı ülkenin vatandaşı değil miydi?!

Dün bir arada yaşayan halk, bugün  ne oldu da düşman oldu birbirine?

Mısırlı müslüman asker, Mısırlı müslüman halkı vuruyor...

Ve istenilen oldu...

Mısır'da halk ikiye bölündü...

Bölündüler... "Adeviye"ye...

Bölündüler... "Tahrir"e ...

Tahrir de, Adeviye de MISIR'ın...

Akın edenler de Mısırlı

Yani...


Hatice'ye değil, neticeye bakmak gerekiyormuş!

Peki biz bundan ders çıkarır mıyız?

Valla...

"1919" kapı gibi önümüzde duruyor! Yani tarihe bakarak,

"Bugün neler oluyor"a cevap bulmamız çok kolay...

Senaryoyu yazanlara ve oynayanlara...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)