Hasan TAHSİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Hasan TAHSİN etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2015 Pazartesi

Sefilce... Yalvar Yakar Nereye Kadar?!



"Avrupa’ya gitmek için günlerdir Büyük İstanbul Otogarı’nda otobüslere binmeyi bekleyen Suriyeliler, grup halinde TEM otoyolu Edirne istikametine doğru yürüyüşe geçti."


Hani birilerinin burun kıvırarak baktığı, 

Bizim için, Atatürk Cumhuriyeti için  namus, şeref, haysiyet, onur saydığımız, 

Ve de olmazsa olmaz dediğimiz yaşamsal değerlerimiz var ya...

Vatan, millet, bayrak...

İşte bugün göçmen diye bakılan yığınların asıl sorunudur bu kavramların onlar için yokluğu!

Dolayısıyla...

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır"













Nene Hatun, 93 Harbi sırasında Ermeni çetelerine karşı  Erzurum'da Aziziye Tarabya'sını geri almak için  sopa, taş, kazma ve kürekle düşmana saldıran halk direnişinin simgesi olan Kahraman Türk kadını

Kurtuluş Savaşı'nda Fransız işgali altındaki Maraş'ta, Fransız-Ermeni lejyonerlerince çarşıda Türk kadınına taciz edilmesi ile çevre halkı olaylara müdahil olur. O esnada olaya tanık olan, Uzunoluk semtinde süt satarak geçimini sağlayan Sütçü İmam Ali, yanındaki silahıyla Fransız-Ermeni lejyonerini öldürmüştür...



Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919'da İzmir'e giren Yunan askerine ilk kurşunu sıkarak işgallere karşı direnişi ölümüne  başlatmıştır...

Kağnı çekip sırtında cepheye top mermisi taşıyan Kastamonulu Şerife Bacı... Çetin kış şartlarında cephede çocuğunun battaniyesini alıp mermilerin üzerine örtmesi ile tanınan Kastamonulu Şerife Bacı

Adları sanları belirsiz ne analar, babalar ve yavrular vardır ki cephane taşırken yol boylarında şehit olmuşlardır.  Dolayısıyla Şerife Bacı onlardan yalnızca biri..



Şahin Bey'in Fransız Garnizon Komutanlığı'na yazdığı mektup:

"Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde bir damla Türk kanı karışıktır. Her bucağında bir atanın mezarı vardır. Adı belli olmayan zamanlardan beri Türkler bu topraklarda yaşamaktadır. Türk bu topraklara bu topraklarda Türk’e ısındı, kaynadı. 
Sade siz değil, bütün dünya bir araya gelse bizi bu topraklardan ayıramaz. 
Sonra sen hiç ömründe "Türk esir yaşamaz" diye duymadın mı? Namus ve hürriyet için ölüme atılmak ise bize ağustos sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir.
Sizler canı kıymetli insanlarsınız.Çatmayın bize. Bir an evvel topraklarımızdan savuşup gidin. Yoksa kıyarız canınıza.

21 şubat 1920, Antepli Şahin"


Demem o ki..


Kahraman Türk milletinin sayısız Milli Mücadele Kahramanlarının sayısız destansı yaşamları, azim ve kararlı örnek  ve de saygın duruşları tarihe nam olmuştur...

Dolayısıyla...

Aylan Bebeklerin analarına, babalarına ve de bu anlamda  millet olamamış tüm göçmenlere ithaf olunur..

Sefilce, ezilerek yalvar yakar haçlının topraklarında sığıntı olmayı kendilerine yakıştıran bu insanların asıl mücadele etmeleri gereken yerler, kendi vatan toprakları olması gerekmez miydi?

Siz topraklarınızı bırakıp kaçıyorsanız, kim savunacak sizin vatanınızı? Kaldı ki savunulmayan topraklar "VATAN" değildir! Yarın hangi yüzle bakacaksınız çocuklarınızın, torunlarınızın yüzüne?

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, uğrunda ölen varsa vatandır" 


Açlığı, ölümü göze alarak, sürünerek yaşamayı kendilerine reva görenler..

Hani.. laikliği "dinsizlik" görenler,   

O vakit dini İslam olmayan yerlerde ve de laik yönetimlerde ne işiniz var?

Öte yandan... 


Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt.. 

Siz niye Arap kardeşlerinize sahip çıkmıyorsunuz da elin "gavuruna" muhtaç ediyorsunuz? 

Bu mudur sizin Müslümanlığınız?

Bu mudur sizin kardeşliğiniz?

Bu mudur sizin komşuluğunuz?

Sen niye varsın eyyy Dubai?!

Hani ucube binalarınızla gururlandığınız, yerlere sığdıramayıp, arsızca gökleri deldiğiniz  o ihtişamlı otellerinizi kimler için, ne için  yaptırdınız?

Söze gelince "Allah, din, iman..." sömürüsü,

İcraata gelince...

Ortada yoksunuz, öyle mi?!

Yazıklar olsun... 


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.) 



15 Mayıs 2015 Cuma

İlk Kurşun

Bugün 15 Mayıs 2015...


 Eskişehir'de küçük bir çocuk iş yerinin önüne asılı olan Türk bayrağını defalarca öperek alnına koydu. 23 Nisan 2015



Dahası bu çocuk, çevrede kimse yokken kimsenin görmediği bir yerde ve birileri görsün diye değil, gerçekten içindeki vatan sevgisi ile yapıyor...


Dolayısıyla çok küçük yaşlarda bize, yerde ekmek bulduğumuzda yerden kaldırıp, nimettir günahtır öğretisinin yanında,  bayrağa karşı da aynı duygularla yaklaşmamızı ve  Atatürk'ün yere serilen Yunan bayrağını çiğnemeyerek, kaldırttığı gibi "Bayrak bir ulusun bağımsızlık simgesidir, çiğnenmez" diyerek  öğrettiler...


Öte yandan...

Merkel, cep telefonuna Atatürk fotoğraflı kılıf takan bir çocukla konuştu. O anlar Reuters objektifine yansıdı.
Şansölye, fotoğraftaki kişinin kim olduğunu bilip bilmediğini, "Wer ist er" diye sorduğunda öğrenciden "Atatürk" yanıtını aldı." 13 Mayıs 2015, Hürriyet



Diyeceğim...


Bu ülkeyi yıkmaya, bu toprakları işgal etmeye kalkanların hüsrana uğramasının yegane cevabı budur, dedirten haberdir bunlar.

Tıpkı atalarımızın geçmişte yaptıkları gibi...

15 Mayıs 1919,  İzmir'in Konak Meydanı'nda  Yunan askerlerine  ilk kuşunu atan Gazeteci Hasan TAHSİN, aynı yerde şehit edildi.



16 Mayıs 1919, Atatürk Bandırma Vapuru ile Samsun'a hareket etmek üzere yola çıktı..

Ve...

19 Mayıs 1919. Mustafa Kemal Paşa Samsun'da...





Ey Türk Gençliği,

Birinci görevin Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuza dek korumak ve savunmaktır. Var olmanın ve geleceğinin tek temeli budur. Bu temel senin, en değerli hazinendir...

Muhtaç olduğun güç, damarlarındaki asil kanda vardır!

Dolayısıyla... 

Dün ne isek, bugün de aynıyız...


Büyük Atatürk gençlere ve çocuklara, emsali görülmemiş eşsiz günlerin temsili olan  ayrı ayrı bayram hediye etti.. Ki geleceğimizin teminatıdır çocuklar ve gençler.

 Emanetin emin ellerde Ata'm..

Bu vesileyle...

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Büyük Türk Ulusuna Kutlu ve Mutlu Olsun...





Sevgi ve saygılarımla!



NOT: 

Bu gece, Hz. Muhammed'in, Allah'ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul edilen, Miraç Kandili...

Hepimize kutlu olsun...


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.) 

19 Ağustos 2014 Salı

Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmak











15 Mayıs 1919'da İzmir'e giren Yunan askerlerine ilk kurşunu sıkarak işgallere karşı silahlı direnişi başlatan Hasan Tahsin, hemen oracıkta Yunanlılar tarafından şehit edildi.  1973'te İzmir Konak Meydanı'nda Hasan Tahsin anısına İlk Kuşun Anıtı dikildi.



31 Ekim 1919 günü hamamdan çıkan 3 Türk kadınına Fransız Ermeni lejyonerleri "Burası artık Türk memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde böyle gezilmez!" diyerek kadınların peçelerini zorla açmak istemişlerdir. Olaya ilk müdahale eden Çakmakçı Sait: "Gâvur oğlulları! Dokunmayın bacılarıma!" diyerek düşmanın üzerine yürüdü. İşgalci güçler tarafından yaralandı. Bunu gören Sütçü İmam Ali silahıyla ateş ederek bir işgalciyi öldürmüş, bir diğerini de yaralamıştır...



Antep işgali sırasındaki mücadelede,  Fransız  yüzbaşısı  Andrea  Lefeure Tailon, daha sonra kaleme aldığı anılarında, Şahin Bey'in, dillere destan cesaret ve atılganlığı hakkında, şu takdir ve hayranlık yüklü cümleleri  sarf  ediyor:



''Bir  avuç  Türk  müfrezesi, inanılmaz şekilde direniyordu. Kalbimizde hırs değil,   takdir   hissi   vardı.   Başlarında   genç   bir adam vardı. Subayları olmalıydı. Allah bilir ya, ateş   etmek   istemedik.   Yürüdük.   Süngülerine davrandılar.  Ne  yazık  ki,  savaşta  kahramanları da öldürmek gerekiyor; hedefe varmak için. 10 dakika sonra, baştaki genç subay ve arkadaşları, diğerleri gibi süngü çatışmasında hayatlarını kaybetmişlerdi. Antep'e erzak yetiştirdik; ama o genç subayın hayali, bütün Kilik'ya maceramızda bizi bir gölge gibi kovaladı!"

Gaziantep Savunması’nın kahramanlarından  Şahinbey’in şehit düştüğü Elmalı Köprüsü’nün yanıbaşındaki alan anıt mezar olarak düzenlenmiştir. Şahinbey Anıt Mezarı, Gaziantep-Kilis karayolunun 28. kilometresinde yer almaktadır.



Anadolu'nın pekçok yerinde birçok millî mücadele kahramanlarımızın anıtları dikilmiştir. Onları gururla, şükranla ve minnetle  yüreğimiz sızlayarak anıyoruz...

Ve yıl 15 Ağustos 1984…

Müslüman ve Türk düşmanlarınca vatan topraklarımızı bölmeyi yüz yıllık hedefleri haline getiren HAÇLI emperyalistlerin  yarattığı eli kanlı tedhiş örgütü PKK, ilk silahlı eylemini yaptı. Bir askerimizi kurduğu hain tuzakla  şehit etti. O hain kurşunu sıkan tedhişçinin ne yazık ki heykelini vatan topraklarımıza diktiler, iyi mi?

Bu topraklarda dikilen heykellerin tek özelliği vardır ki...

Bayrağımıza, özgürlüğümüze, milletimize, namusumuza, imanımıza, ezanımıza, camimize, değerlerimize, dilimize, ecdadımıza göz dikenlere karşı göğsünü siper etmiş kahramanlarımızdır.

Pekii...

Askerimiz Süleyman  Aydın'ı şehit eden lojistik ve maddi yardımı Batılı güçlerce sağlanan, vatanımızı ve milletimizi bölmekle görevli eli kanlı tedhiş örgütü PKK’lı Mahsum KORKMAZ kim?

Sevr'i Büyük Türk Milleti'ne dayatanlar değil mi?

Ve aynı plân doğrultusunda bugün İslam coğrafyasını etnik-mezhepsel ayrışma üzerine kan gölüne çeviren aynı "güçler" değil mi?

Eee, ne oluyor? 

Bir yanda vatanın, bayrağın, bölünmez milletin bütünlüğü ve değerleri için canlarını veren başımızın tacı yiğitlerimizin anıt heykelleri... 

Öte yandan bu yiğitlerimizin kemiklerini sızlatacak türden elin gâvuruyla işbirliği içerisinde sinsice  onların maşası, kuklası olanların tetikçi heykeli...

Diyeceğim...

Hani bizim güzel bir atasözümüz var:

"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak"...

Diyarbakır Lice ilçesine dikilen bu heykel de öyle bir şey be!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)