PKK Terör örgütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PKK Terör örgütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Eylül 2014 Salı
Denize Düşen Yılana Sarılır
Yaşadığımız coğrafyanın şu anda içinde bulunduğu ve de emperyal güçlerce tezgahlanmış dalaverelere dümenlere, halkımızca bilinen "Bizans oyunu" tanımlamasıyla yazıma başlamak istiyorum. Zira Bizanslıların türlü entrikalarla çevirdikleri dolaplar, tarihten bu yana milletimizin hafızasında... Onun için, "çok zekice" tezgahlanmış her türlü "ayak oyunu"nu, biz millet olarak böyle ifade ederiz.
"Irak'ın kuzeyinde terör örgütü IŞİD'le çatışan Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi'ne yardım listesi kabardı. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel 6 Batılı ülkenin daha Barzani'ye silah göndereceğini duyurdu.
Silah yollayacak ülkeler listesine İngiltere, Kanada, İtalya, Danimarka, Hırvatistan ve Arnavutluk da katıldı."
Bugün de..
"Alman hükümeti Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) silah yardımında bulunma kararı aldı." haberini duyduk, okuduk.
Nasıl yani...
Batı'nın şu rezilliğine bakar mısınız?
Heyhat...
Şu anda Türk milleti olarak her zamankinden daha uyanık olmamız gerekiyor... Aklımız bölgemizdeki yaşanan olaylarda, gözümüz Batı'nın oyuncularında olmalı..
Zira aynı güçler değil miydi, PKK denen canavarı yaratanlar? Ve onlara her türlü lojistik desteği sağlayanlar?
N'oldu şimdi..
Olan şu:
Önce "PKK" tedhiş örgütü..
Ardından tıpkı "PKK" gibi, aynı şekilde yaratılmış başka bir canavarla -IŞİD'le- bölgeyi vahşice kan gölüne çevirtmek. Sonra da bu vahşetin önüne geçecek başka bir tedhiş örgütünü -PKK'yı- bir "kurtarıcı" gibi göstermek...
Yani "denize düşen yılana sarılır" misali..
Söylenilen odur ki; bu söz, ilk defa Sultan 2. Mahmut zamanında söylenilmiş. "Kavalalı Mehmet Ali Paşa ve oğlu İbrahim Paşa, Osmanlı'nın başına dert olmuş; birlikleriyle beraber Suriye'ye kadar gelmişler. Bu kuvvetlere ordusunun karşı koyamayacağını anlayan Sultan 2. Mahmut da, Rus Çarı'ndan yardım ister. Ruslardan yardım istemek alışılmış bir durum değil. Dolayısıyla vezirlerden bir kısmı, "bu nasıl iştir?" diye sorunca, 2. Mahmut: "Ne yapalım" der, "denize düşen yılana sarılır".
Dolayısıyla bu haberler, bölgemizde bugün kurgulanan entrikaları oldukça derinlemesine anlatan bu atasözünü, aklıma getirdi. Hani yarattıkları canavarı bir başka canavara kırdırmak asıl nihai hedef..
Böylelikle "PKK" bölgenin "kahramanı" gösterilerek yine bölge halkına PKK "şirin" gösterilmiş olacak. Ayrıca böylelikle de illegallikten çıkartılarak, "legal" bir oluşumun alt yapısı da hazırlanmış oluyor PKK için.
Eh ne diyelim... hele de denize düşenler yüzme bilmiyorsa, vay geldi başlarına... Can havliyle çırpınanlar, ellerine ne gelirse tutunmaya çalışırlar böyle durumlarda. Hani bu, kimi zaman "yılan" olur, kim zaman da işte böyle eli kanlı bebek katili PKK gibi illegal çeteler olur...
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)
Etiketler:
2. Mahmut,
Angela Merkel,
ayak oyunu,
entrika,
PKK Terör örgütü
19 Ağustos 2014 Salı
Müslüman Mahallesinde Salyangoz Satmak
15 Mayıs 1919'da İzmir'e giren Yunan askerlerine ilk kurşunu sıkarak işgallere karşı silahlı direnişi başlatan Hasan Tahsin, hemen oracıkta Yunanlılar tarafından şehit edildi. 1973'te İzmir Konak Meydanı'nda Hasan Tahsin anısına İlk Kuşun Anıtı dikildi.
31 Ekim 1919 günü hamamdan çıkan 3 Türk kadınına Fransız Ermeni lejyonerleri "Burası artık Türk memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde böyle gezilmez!" diyerek kadınların peçelerini zorla açmak istemişlerdir. Olaya ilk müdahale eden Çakmakçı Sait: "Gâvur oğlulları! Dokunmayın bacılarıma!" diyerek düşmanın üzerine yürüdü. İşgalci güçler tarafından yaralandı. Bunu gören Sütçü İmam Ali silahıyla ateş ederek bir işgalciyi öldürmüş, bir diğerini de yaralamıştır...
Antep işgali sırasındaki mücadelede, Fransız yüzbaşısı Andrea Lefeure Tailon, daha sonra kaleme aldığı anılarında, Şahin Bey'in, dillere destan cesaret ve atılganlığı hakkında, şu takdir ve hayranlık yüklü cümleleri sarf ediyor:
''Bir avuç Türk müfrezesi, inanılmaz şekilde direniyordu. Kalbimizde hırs değil, takdir hissi vardı. Başlarında genç bir adam vardı. Subayları olmalıydı. Allah bilir ya, ateş etmek istemedik. Yürüdük. Süngülerine davrandılar. Ne yazık ki, savaşta kahramanları da öldürmek gerekiyor; hedefe varmak için. 10 dakika sonra, baştaki genç subay ve arkadaşları, diğerleri gibi süngü çatışmasında hayatlarını kaybetmişlerdi. Antep'e erzak yetiştirdik; ama o genç subayın hayali, bütün Kilik'ya maceramızda bizi bir gölge gibi kovaladı!"
Gaziantep Savunması’nın kahramanlarından Şahinbey’in şehit düştüğü Elmalı Köprüsü’nün yanıbaşındaki alan anıt mezar olarak düzenlenmiştir. Şahinbey Anıt Mezarı, Gaziantep-Kilis karayolunun 28. kilometresinde yer almaktadır.
Anadolu'nın pekçok yerinde birçok millî mücadele kahramanlarımızın anıtları dikilmiştir. Onları gururla, şükranla ve minnetle yüreğimiz sızlayarak anıyoruz...
Ve yıl 15 Ağustos 1984…
Müslüman ve Türk düşmanlarınca vatan topraklarımızı bölmeyi yüz yıllık hedefleri haline getiren HAÇLI emperyalistlerin yarattığı eli kanlı tedhiş örgütü PKK, ilk silahlı eylemini yaptı. Bir askerimizi kurduğu hain tuzakla şehit etti. O hain kurşunu sıkan tedhişçinin ne yazık ki heykelini vatan topraklarımıza diktiler, iyi mi?
Bu topraklarda dikilen heykellerin tek özelliği vardır ki...
Bayrağımıza, özgürlüğümüze, milletimize, namusumuza, imanımıza, ezanımıza, camimize, değerlerimize, dilimize, ecdadımıza göz dikenlere karşı göğsünü siper etmiş kahramanlarımızdır.
Pekii...
Askerimiz Süleyman Aydın'ı şehit eden lojistik ve maddi yardımı Batılı güçlerce sağlanan, vatanımızı ve milletimizi bölmekle görevli eli kanlı tedhiş örgütü PKK’lı Mahsum KORKMAZ kim?
Sevr'i Büyük Türk Milleti'ne dayatanlar değil mi?
Ve aynı plân doğrultusunda bugün İslam coğrafyasını etnik-mezhepsel ayrışma üzerine kan gölüne çeviren aynı "güçler" değil mi?
Eee, ne oluyor?
Bir yanda vatanın, bayrağın, bölünmez milletin bütünlüğü ve değerleri için canlarını veren başımızın tacı yiğitlerimizin anıt heykelleri...
Öte yandan bu yiğitlerimizin kemiklerini sızlatacak türden elin gâvuruyla işbirliği içerisinde sinsice onların maşası, kuklası olanların tetikçi heykeli...
Diyeceğim...
Hani bizim güzel bir atasözümüz var:
"Müslüman mahallesinde salyangoz satmak"...
Diyarbakır Lice ilçesine dikilen bu heykel de öyle bir şey be!
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)
Etiketler:
Anıt,
Diyarbakır Lİce,
Hasan TAHSİN,
Heykel,
Mahsum KORKMAZ,
PKK Terör örgütü,
Sütçü İmam Ali,
ŞAHİNBEY
4 Kasım 2011 Cuma
Bu Uyarıya Dikkat!



"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hepsi aynı ülkenin evlâtlarıdır ve aynı cevherin damarlarıdır..." Mustafa Kemal ATATÜRK
"HAKKÂRİ'nin Çukurca İlçesi’nde operasyonda öldürülen Sezer Arslan’ın ailesi, çocuklarının terör örgütü tarafından kandırıldığını belirterek Muş’un Korkut İlçesi’ne bağlı İçboğaz Köyü’ndeki taziye evini Türk bayraklarıyla donattı." 4 Kasım 2011, Hürriyet
Baba Mehmet Arslan,
"Oğlumu okuması için Hakkâri’ye gönderdim. Orada kandırıp dağa çıkardılar. Bizim ordumuz, bayrağımız birdir. Biz hain değiliz. Oğlumu öldürdüler, başkaları ölmesin istiyoruz. Biz Müslümanız, aynı vatan, aynı bayrak altında yaşamak istiyoruz" diyor.
Asırlardan beri devletine ve milletine sadık insanlar olduklarını belirten amca Halil Arslan da,
"Polisimizi ve askerimizi öldürerek hiçbir şey kazanamayız. Biz Çanakkale'de 7 düvelle savaştık ve devletimizi kurduk. Artık kimseyle savaşmayacağız" diye konuştu.
Demek ki neymiş?
"Kürt kökenli" vatandaşlar olarak,
Tek bayrak, tek millet olmaktan asla gocunmayan insanlarımız; birlikteliğimizin bozulmaması için FERYAT ediyorlar!
Bundan ötesini,
Sakın denemeye kalkışmasınlar!
Sevgi ve saygılarımla!
Etiketler:
Hakkari Çukurca,
Muş-Korkut,
PKK Terör örgütü,
Türk Bayrağı
20 Nisan 2010 Salı
Sizi Nasıl Sevelim ki?!





"İngiliz yayın kuruluşu BBC’nin 28 ülkede yaptığı bir ankette Türkler, ABD, Fransa, Kanada ve İngiltere’ye en olumsuz bakan halk çıktı. Türkler’in hiçbir ülkeye olumlu bakışı, olumsuz bakışından fazla değil. Türkler’in en olumsuz baktığı ülke ise İsrail. AB ve ABD karşıtlığı da geçen yıla göre artış gösterdi" 20.04.2010, Vatan Dış Haberler Servisi
Görüldüğü üzere anket sonuçları Batılı dostlar (!) için, hiç de içaçıcı değil! Zira her fırsatta Türklerin kendilerine bakışını adım adım takip etmekteler... Peki niye bu sonuçlar çıkyor diye kendilerini hiç sorguladılar mı acaba?!..
Dün olduğu üzere bugünde ülkemize ve bölünmez bütünlüğümüze göz dikenler; PKK tedhiş örgütünü besleyip başımıza bela etmediler mi?!.. Arkasında bulunan AB ve ABD sayesinde silah sağlayan eli kanlı bu terör örgütüne yardım ve yataklık edenler bunlar değil mi? Ortalarda gezen haritalar aracılığıyla yeni yeni sınırlar çizerek ülkemizi parçalamaya yönelik onur kırıcı davranışlarla Türk halkının sabrını zorlamaya kalkmak, bize karşı dostluk mu ihtiva ediyor acaba?!
Diğer taraftan yanıbaşımızda -Irak'ta- gerçekleşen işgalle birlikte etrafa her ne kadar "demokrasi, özgürlük" gibi söylemler yaymaya çalışılsada Müslüman kardeşlerimizi öldürüp, akıl almaz işkenceleri, dünyaya göstere göstere zalimliğin ortaya dökülmesi karşısında kendilerine, nasıl bir güven duymamız gerekir!!!
Her alanda üzerimize "kara bulut" gibi çöken Batılı dostlar (!), "dünya kendilerine aittir" anlayışıyla hareket ederek, bir de insanlarla alay eder gibi "İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre herkes eşittir ve en kutsal hak, “yaşama” hakkıdır." düşüncesiyle bir yandan da kendisine itaat etmeyen Müslüman halkı öldürmekten geri durmuyor... İşte Afganistan, Irak, Pakistan, Filistin, Balkanlar ve Kafkaslardaki soydaşlarımızın akıbeti ortada... Ha, bu arada kendi sınırları içerisinde yaşayanlara da bir şekilde "entegre" adı altında baskı ve tehditlerle hürriyetlerini kısıtlamalar -mesela İsviçre'deki minare yasağı gibi- ayrıca cabası...
Sağlıklı koşullarda herkes sevilmeyi, beğenilmeyi ve istenilmeyi arzular. Ancak bu koşulların oluşması için gerçekten de sağlıklı sayabileceğimiz ilişkilerin olması gerekiyor... Oysa Batılı dostlar (!) bizi, her fırsatta en hassas yerimizden vurmaya çalışarak TAHRİK etmeye hızla devam ediyor!!!
Zira hemen hergün verdiğimiz şehitlerimizin sayısını sayamaz olduk! Bu şehitler hepimizin canını yakıyor... Ülkemizi bölmek istiyorsun!.. Bizi birbirimize düşman etmek istiyorsun!.. İnancımızı, etnik kökenimizi kullanarak bizi, bize kırdırmak istiyorsun!.. Ülke zenginliğimizi gasp etmek istiyorsun!.. Doğal varlıklarımıza el koymak istiyorsun!.. Bizi köle olarak kullanmak istiyorsun!.. Yarınımızı elimizden almak istiyorsun!..
Eee, bu koşulların neresini beğenip de sizi sevelim ve güven duyalım a dostlar?!..
Sevgi ve saygılarımla!
Etiketler:
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi,
PKK Terör örgütü,
şehitlerimiz,
tahrik,
zalim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)