23 Şubat 2011 Çarşamba

Uff!..










"İnsanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan evladır." Dostoyevski


Dünya üzerindeki tüm kadınların maruz kaldığı psikolojik, fiziksel ve cinsel sömürü bilinen bir gerçeklik... Ve sosyolojik bozukluklarda da özellikle tecavüz gibi suçlar ortaya çıkıyor.


Geçtiğimiz günlerde bir profesörümüzün inanılmaz açıklamaları tartışıladursun, öte yandan sıcak bir mahkeme kararı ile kadınlarımızın ne yazık ki makus talihi bir kez daha açığa çıkmasıyla, vicdanları kanatmaya devam ediyor...


Sekiz buçuk yıl önce Mardin'de adli boyut kazanan bir dava; nihayet karara bağlandı!!!

13 yaşındaki bir kız çocuğu, şehrin her kademesindeki kişilerin cinsel istismarına uğruyor. 26 kişi tarafından tecavüze maruz kalan bu çocuk, tehdit edildiği için saldırılara boyun eğmesi onun "rıza göstermesi" anlamı taşıması olarak algılanıldı!

Bu durumu anlamak için galiba yüreğimizin nasırlaşması, vicdanımızın da yok olması gerekiyor!

Olayın neresine baksak, insanın yüreği dayanmıyor!!! Zira soru işaretleri havada uçuşuyor.

Bakar mısınız... Dava, tamı tamına 8,5 yıl sürmüş!

O vakitten bu vakte kadar, o çocuğun ruh hali ne olur?! Mahkeme mahkeme aynı olayları anlat, dinle, anlattır...

Bu ağırlığı o yaşta taşımak... Uff!..

Diğer taraftan kocaman kocaman insanların bu zavallı çocuğa hiç acımadan bedeninden istifade etmesi...

O çocuksu ruhu, yetişkin bir insanın bedeni gibi kabul görmek...

Ve en sonunda da aslında tüm bu vahşeti yaşatanlar, o kadar "masum"muş ki... Hepsi gönül rızasıyla olmuş!

Öte yandan son iki günde "dün bir öğretmen, bugün de 4 çocuk annesi bir kadın eşi arafından öldürüldü"ğünü öğrenerek kadına yönelik vahşetin bir diğer boyutuna ibretle tanıklık ediyoruz!

Ve... "Hacca giden kadınlar dahi tacize uğruyor..." İlahiyatçı Yazar Hidayet Şefkatli TUKSAL 23.02.2011 Hürriyet.


Tüm bunları, "sözün bittiği yer" olarak düşünüyorum...

Yaşanılanlar karşısında insanın tüyleri diken diken oluyor!

Ağır günahların ve ahlâkın yok sayılarak yaşanılan rezaleti, kim ne kadar? Ve nereye kadar aklayabilir ki?

Bu dünyada belki...

Ya Allah'ın huzurunda?

Yok efendim kadın suçluymuş da...

Yok ortada "tahrik" söz konusuymuş da...

Yok aslında "gönül rızası" ile yapılmış da... Uff!..

Ahlâkı altüst eden bu yaşanılanları, şu veya bu şekilde üzeri örtülemeyecek kadar ağır, insanlık dışı olarak görmemek mümkün mü?

Bir yerde insanım diyeceksiniz, öte yandan Kur'an ahlâkından bahsedeceksiniz...

Sonra da suçu dekolteye bağlayacaksınız, öyle mi?

Uff!..


Sevgi ve saygılarımla!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme