30 Haziran 2022 Perşembe

Cüneyt ARKIN...

 



4. Adana Altın Koza Film Festivali'nde en başarılı oyuncu ödülü önce Yılmaz GÜNEY'e verilip sonra geri alınıp Cüneyt ARKIN'a verilmek istenince,

O, bu ödülü Yılmaz GÜNEY'in hak ettiğini söyleyerek, ödülü kabul etmedi.

Bundan daha üstün bir meziyet olabilir mi?

"İngiltere'de 'Adsız Cengaver' filmi şişeden cin çıkar gibi trikler yaparken 'James Bond' arayan yapımcılar beni görmüş ve 'Bu olabilir' demişler. 'James Bond', Batı hegemonyasının güç ve kibrinin sembolüydü. Onun yerine bir Türk kahraman olmayı tercih ettim." Cüneyt ARKIN, 12 Mayıs 2017

Böyle sağlam bir duruşu kaç kişi sergileyebilir?

Dolayısıyla...

Cüneyt ARKIN, 

Halk adamı, 

Millî hassasiyetleri olan büyük bir sanatçıydı.

O bir Cumhuriyet aydınıydı...

TÜRK ulusunun evlatlarına kararlılığıyla, mütevazılığıyla "ROL, MODEL" oldu, 

İyi insan olmayı,

Dürüstlüğü,

Temiz ve sevgi dolu bir yaşamı,

Katıksız AŞK'ı

Kötülerle mücadeleyi,

Filimin sonunda iyilerin kazandığını, kötülerin hep kaybettiğini,

Kolay kazanılmış bir mutluluğun yerine, 

İnsanı yücelten acıların daha iyi olduğunu,

Onunla öğrendik

Demem o ki..

Büyük ATATÜRK'ün, "Türk milletinin çocukları atalarını, ecdadını hatırladıkça daha büyük işler yapmak için kendisinde kuvvet bulacaktır” sözünü hakkıyla yerine getiren güzel insan Cüneyt ARKIN,

Seni çok özleyeceğiz...

Ruhun şad, mekanın cennet olsun.


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

24 Haziran 2022 Cuma

Du Bakalı N'olecek?




Kısırlaştırılmış tohumlar ve de genetiği değiştirilmiş organizmalar küresel sermayenin en büyük oyunlarından birisi.

Kısırlaştırılmış tohumlara, GDO'lu besinlere...

"Du bakalı n'olecek?" denildi,

Kanser vakaları hızla yayıldı.

Mis gibi şeker pancarından 

Mısır nişastasının önce glikoza, sonra da bu glikozun yüksek oranlı fruktoza dönüştürülmesiyle oluşturulan kimyasal şekere, yani  yüksek fruktozlu mısır şurubuna geçilmesi gibi, 

Sırada, Yapay et!..

Daha önce devekuşlarına karşı resmi ordusuyla yaptığı savaşı kaybedip üstüne asker zaiyatı veren Avustralya, 

Hani  günlerce süren  büyük  yangın sonrası "su kaynaklarını korumak" için on binlerce deveyi katletmişlerdi ya... 

Bunun gibi plânın bir parçası olduğunu düşündüğüm bir olay da  yenice Amerika'da gerçekleşti. Binlerce büyükbaş hayvan "sıcaklardan" telef oldu.

Şimdi de "Tarım ve hayvancılıkta dünyadaki en ileri ülkelerden biri olan Hollanda, doğaya salınan amonyak miktarını azaltmak ve kirliliği önlemek amacıyla hayvancılık üretimini 3'te 1 oranında azaltmayı plânlıyor"muş... 

Hal böyleyken...

Doğanın bir parçası olan büyükbaş hayvanların, amonyak salınımı doğaya "zarar" veriyormuş bahanesiyle azaltılması söz konusu.

Oysa aldığımız vitaminlerin ana kaynağı hayvansal gıdalardır! 

Et, balık, süt, yumurta...

Dolayısıyla...

Yeşil çimenlere tatlı tatlı yayılan bu sevimli hayvanlara yapılan  katliam,

Bir şekilde devam ediyor.

Tıpkı bir süre önce de "kuş gribi" denilerek  nerede tavuk varsa boğazlanıp katledildiği gibi.

Sebzeler, meyveler... 

Bütün gıdalar  bozuldu...

Dünyayı bir şantiye alanına çevirerek insanlığı bir başka boyuta taşımak, kültürel belleği silmek, toplumsal hayatı ve "iklim krizi" bahanesiyle doğayı sil baştan kendi çıkarlarına uygun dönüştürme gayreti süratle devam ediyor. 

Sonuç olarak, CAMUS'ün "YABANCI" romanındaki gibi,

"Onların" istediği gibi insan olmaya bütün YABANCI'lara YABANCI'yız.

Demem o ki...

Küresel dalga halinde yayılan ve küreselci politikalarla kendilerini yeryüzünün "TANRI'"sı gibi gören çetelere sorum çok açık;

Nereye kadar?..


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)