15 Ocak 2019 Salı

Zübeyde Hanım...



Sevgiyle, saygıyla, rahmetle andığımız ve bir annenin dünyayı değiştirebildiğini kanıtlayan kişi olarak tarihe geçen Atatürk'ümüzün annesi Zübeyde Hanımın dün ölümünün 96. yıl dönümüydü.

Bu vesileyle Zübeyde hanımı daha yakından tanımak için, keskin görüşlü tarihçimiz Enver Behnan Şapolyo'nun kaynağından aynen aktarıyorum:


"Atatürk'ün valdesi Zübeyde hanım, Sofu-zade ailesinden Feyzullah ağanın kızıdır. Bunlar Selanik'te doğmuşlardır.  Bu aile bundan 130 sene evel Sarıgöl'den Selanik'e gelmiştir. Vodina kazasının batısında, 16 köyden ibaret olan Sarıgöl nahiyesinin ahalisi, Makedonya ve Tesalya'nın fethinden sonra Konya civarı ahalisinden Osmanlı hükümetinin sevk ve iskân ettiği Türklerdendir." 

Şapolyo, Makbule Atadan'ın kendisine şunları anlattığını yazar:

"Annemin babası üç çiftlik sahibi Feyzullah efendidir. Büyük pederim Feyzullah, Selânik'e bir saat mesafedeki Lankaza kazasında oturuyormuş. Lankaza'nın yarısı iki kardeşe aitmiş... Feyzullah efendi üç defa evlenmiştir. Üçüncü karısından ise Ayşe hanım olmuştur. Ayşe hanım bizim büyük annemizdir... Bunları hep annemden duymuştum." 

Makbule Atadan, bu defa 1952 yılında yayınlanan hatıralarında ana tarafından büyük babasının, Lankaza'lı Varyemez oğullarından Ahmet İbrahim efendi olduğunu söyler. Bunların, Bizans zamanında Vardar boylarına yerleşmiş mavi ve yeşil gözlü, sarışın yörükler olduklarını ilâve eder. 

Mustafa Kemal'in atalarının Yörük Türkmenleri olduğu şüphesizdir. Ruşen Eşref Ünaydın, Şapolyo'nun bu konuda kendisine sorduğu bir suale şöyle cevap verir: "Atatürk, çok kere, benim atalarım Anadolu'dan Rumeli'ye gelmiş Yörük Türkmenlerdendir., derlerdi." Makbule Atadan da, Şapolyo'ya, babası Ali Rıza efendinin Yörük sülalesinden olduğunu söyler ve "Annem her zaman Yörük olmakla iftihar ederdi. Bir gün Atatürk'e Yörük nedir diye sordum, ağabeyim de bana (Yürüyen Türkler) dedi." der. 

Atatürk'ün Selanik'te mahalle ve okul arkadaşlarından ve eski milletvekillerinden Hacı Mehmet Somer de bu konuda Şapolya'ya  şunları anlatır:

"Atatürk'ün ataları Anadolu'dan gelerek Manastır vilayetinin Debre-i Bala sancağına bağlı Kocacık (Kovacık) nahiyesine yerleşmişlerdir. Bunları ben Selânik'in ihtiyarlarından duymuştum. Bunların hepsi yörüktür... Bunların kıyafetleri Anadolu Türklerininkine benzer. Yaşayışları, hatta lehçeleri de aynıdır." 

(...)

Sonraları Kovacık Türkleri Bursa civarında Cerrah köyüne yerleştirilir.

Falih Rıfkı Atay da der ki:

"Mustafa Kemal ana tarafından yörüktür. Ondaki Altaylı tipi bundan olsa gerek"

İstanbul Reklam Yayınları Atatürk Ansiklopedisi cilt 1, sf: 14



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

9 Ocak 2019 Çarşamba

"Vururuz!"




Sevgili arkadaşım anlatıyor: 

"Babamın vefatı münasebetiyle, "Royale Air Moroc" -Fas Kraliyet Havayolları- ile İstanbul'dan Fas'a gitmek üzere uçağa bindik. Uçağımız, Yunanistan'a yakıt almak için acil iniş yapmak zorunda kaldı... Bir baktım ki, eli silahlı Yunan askerleri,  gözlerini bile kırpmadan elleri tetikte uçağımızı hedefe almış. Sanırsınız uçağımız düşman dolu... Oysa uçaktan bildiğim kadarıyla pilotlar ve uçuş ekibi dışında kimse dışarıya çıkmamıştı. 

Korku dolu tüyler ürpertici o anları hiç ama hiç unutamam. Zira uçağımız,  namluları bize yönelmiş Yunan askerleri tarafından kuşatılmıştı. Ne olduğunu anlayamadık bile... Yaşadığımız o rezilliğin tek mesajı vardı: 

Uçaktan bir yolcu  dahi dışarı çıkarsa,  

'Vu-ru-ruz!' "

Dolayısıyla... 

Hani şu sıralar  bizi, komşu Kürt kardeşlerimize  karşı, "katliamcı" diye suçlamaya kalkıyorlar ya...

İşte bu küstah suçlamaya  ortak olanlardan birisi de,  hani iki yüz yıldan bu yana  horlanan, aşağılanan mücadele ruhlarından asla vazgeçmeyen Afrikalılara gösterdikleri sevgi ve saygıyı en güzel (!) şekilde  kanıtlayan ve de  insan haklarına derinden bağlı (!) olan Yunanistan, iyi mi!

Gözlerim yaşardı...


Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Aralık 2018 Pazartesi

20'19 Bizim Yılımız Olacak :)


2018'in tamamlanmasına saatler kala,

2019'dan beklentim:

Dünyada sevginin hakim olmasını ve  kötülüklerin bitmesini istiyorum! Zira gerisi kendiliğinden gelecektir...

İslam hoşgörüdür... 

O halde... yaşanılan bu kadar mutsuzluğun ve karamsarlığın arasında, yeni bir yıla girmenin heyecanı ile  biraz olsun kendi halimizde eğlenmenin kime ne zararı var? Dolayısıyla Yüce Allah bunu neden "günah" saysın ki!..

Herkese mutluluk ve aydınlık dolu bir yıl diliyorum...



Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

28 Aralık 2018 Cuma

İstanbul Ankara'dan "Yönetilemez"miş, Öyle mi?




99. Yılında Ankara'ya Hoşgeldin Ata'm! 

Ankara 27 Aralık 1919'da tarihi günlerinden birini, yaşıyordu. Ankaralılar büyük Atatürk'ü ve beraberindeki arkadaşlarını Dikmen sırtlarında karşılamıştı... Dolayısıyla bu sevgi ve coşku dolu karşılama ATATÜRK'ümüzü çok duygulandırmış, Ali Fuat Paşa’nın "Ankara’yı nasıl buldunuz paşam?" sorusuna "Cidden fevkalâde, tebrik ederim. Ankara hakikaten millî bir merkez haline gelmiş." der.

Ankara, bir harekatın bedeni ve büyük bir fikrin sembolüdür. Yani Ankara’nın Milli Mücadele’nin merkezi olarak seçilmesi tesadüfi değildir.





Dolayısıyla...

Dün  Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün  ve heyet-i temsiliye üyelerinin Ankara'ya ilk geliş tarihinin 99. yıldönümüydü. 

Ne tesadüftür ki, Atatürk'ün Ankara'ya geliş tarihine denk gelen aynı günde, İstanbul belediye başkanlığına aday olan Ekrem İMAMOĞLU,

"İstanbul Ankara'dan yönetilemez" dedi, iyi mi!

İyi de... İstanbul Ankara'dan yönetilmesin de  nereden yönetilsin?

Geldikleri gibi giden, o  düşmanlar mı yönetsin!!!

Demem o ki...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başkenti ANKARA'dır. Dolayısıyla  Vatan topraklarımızın zerresine kadarı da Ankara'dan yö-ne-ti-lir! 

Nokta.




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

24 Aralık 2018 Pazartesi

"Git...me dur ne olursun"




Fransa, 

İngiltere, 

AB...

Ve de içimizdeki...

Hep birlikte koro halinde bağırıyorlar:

"Git...me dur ne olursun"...

Hal böyle olunca,

"Ben artık çok güçlüyüm" diyerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne başkaldıran hainlerin, "Suriye'den çekiliyorum" diyen Amerika'nın önünde diz çöküp salya sümük ağlayan, yalvar yakar imza toplamaya kadar varanlara,

Ve de gitmeyi hem çok isteyip hem de hiç istemeyen emperyalistlere  ithafen söylenebilecek güzel bir şarkıyı hatırlatan  o sözler:

"Sen de bilirsin hiçbir acı sonsuza dek sürmez 
Hatta her an yeniden sevebilirim 
Olmazdı ben de biliyorum 
...

Git

Git
Git...me dur ne olursun

Gitme kal yalan söyledim
Doğru değil ayrılığa daha hiç hazır değilim
Aramızda yaşanacak yarım kalan bir şeyler var 
Gitme dur daha şimdiden deliler gibi özledim 

...

Git
Git
Git...me dur ne olursun"

Dolayısıyla...

Gitmeyi hem çok isteyip hem de hiç istemeyen Amerika'nın olmadığı yerde, 

88 yıl önce Cumhuriyetimize saldıran gericilerin Menemen'de Genç Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ı katlettikleri gibi, bugün de IŞİD adıyla bölgemizi cehenneme çeviren aynı gericileri yaratan, besleyen ve de kollayan  koalisyon güçleri de olmayacaktır!





Varlığımız TÜRK varlığına armağan olsun!

Ne mutlu Türk'üm diyene!



Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

20 Aralık 2018 Perşembe

Geldikleri Gibi Gi-de-cek-ler!!!




Emperyalist İngiliz donanması İstanbul'u işgal ettiğinde kendine ve halkına güvenen, ileri görüşlü, olağanüstü eşsiz Büyük Atatürk'ümüz, yanındaki bir avuç vatansever insanımıza söylediği "geldikleri gibi giderler" sözü beynimize gururla, şanla şerefle mıh gibi kazılı duruyor.

Bu daha başlangıç...


İşte o inanç ve bağımsızlık mirası sözün  gereğini yerine getirmek üzere şanlı ordumuzun, bütün karamsarlık bulutları bölgemizin üzerine çökmüşken, kendisini dünyanın jandarması olarak gören ve de  herkese parmak sallayarak coğrafyamıza kanlı  demir atan işgalci emperyalist güçlere karşı kararlı bir şekilde gereğini  yerine getirmek üzere taarruza geçmesine ramak kala,

Eli kanlı  Amerika'nın Suriye'den çekilmeye başladığı yönündeki  haberler gelmeye başladı...   

Bu "çekilme" haberlerinin arka perdesinde neler dönüyor onu bilemeyiz, ama bildiğim bir şey varsa o da:

Amerika ile  menfaatleri gereği birlikte hareket eden AB kan emici emperyalistler istese de istemese de üzerinde yaşadığımız coğrafyadan kıyamet kopsa da,  geldikleri gibi gidecekler! 

Başka yolu yok, nokta.



Dolayısıyla...

Sayın Komutanımız AKAR'a ve şanlı ordumuza selam olsun...



Ne mutlu Türk'üm diyene!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

10 Aralık 2018 Pazartesi

Mutlu, Mes'ut Kutlanıyor



"… VE DÖVÜŞEBİLİRİM.

DOĞRU BULDUĞUM, HAKLI BULDUĞUM

GÜZEL BULDUĞUM HER ŞEY VE HERKES İÇİN

YAŞIM BAŞIM BUNA ENGEL DEĞİL…" Nazım Hikmet


Daha bir hafta öncesinde Yunan polisi göçmenleri soyup dövdü, ölüme terk etti. Dolayısıyla  göçmenlerin, sıfırın altına düşen soğuk havada donarak hayatlarını kaybettikleri haberleri havada uçuşurken, "insan hakları" görmezden gelinerek ihlal edilip insanlık dramı haberlerinin duyulmasından 7 gün sonra, hiç bir şey olmamışcasına yüzsüzce "İnsan hakları" kutlanılması kadar rezilce bir durum olamaz...

Ve ne yazık ki  aynı yüzsüzlerin, başta üzerinde yaşadığımız coğrafya olmak üzere dünyanın dört bir tarafında bugüne kadar yaptıkları ihlaller ve sömürülerden sonra, arsızca mutlu mes'ut kutladıkları gündür.



 "Yaşamayı ciddiye alacaksın, 
yani o derecede, öylesine ki, 
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda, 
yahut kocaman gözlüklerin, 
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin, 
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için, 
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken, 
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde." Nazım Hikmet, 1948


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)