13 Kasım 2018 Salı

Sevgili Diyanet, Atatürk'ümüzü Unuttunuz Mu?




Birkaç ay önce sevgili eşimin anneciğinin cenazesindeyiz... Dolayısıyla akşam üzeri sevgili anneciğimizin ardından Kur'an okumak üzer iki hoca evimize geldi. Arka odadan dinliyorum... Duaya sıra geldi. Ruhlarına  hediye edilmek üzere şehitlerimizle birlikte sıralama yapıldı.

Dikkatle bekledim, Atatürk'ün adı geçmedi, iyi mi? 

Yüreğim sızladı...
 Biraz sonra salona geçtim. Önce sayın hocalara teşekkür ettim. Ardından özür dileyerek bir cümle etmek için izin istedim:

"Sayın hocam dilinize, yüreğinize sağlık olsun. Ancak bu ülkenin kurucusu büyük önderimizin adını niye zikretmediniz? Zira hepimiz onun sayesinde huzur içinde varlığımızı sürdürüyor, özgürce dini vecibelerimizi yapabiliyor ve  siz de onun kurmuş olduğu DİYANET'e bağlı bir kurumun, dolayısıyla da Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başı dik, onurlu bir memurusunuz...

Bu cümlelerim salonda elbette soğuk duş etkisi yarattı. Sayın Hoca, "ben şehitlerimizi söyledim ya..."

Tabii bir cümle etmeden gülümseyerek öteki odaya geçtim.

Aradan geçen dakikalar sonrasında koridordan geçerken Sayın Hocamız bana seslendi:

"Bakar mısınız!" 

"Buyurunuz"

"Biraz önce söylediklerinizi düşündüm. Haklısınız. Bundan sonraki her ortamda ATATÜRK'ün adını da söyleyeceğim." 

Teşekkür ederek, salondan bir kez daha ayrıldım.

Dolayısıyla...

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin güzide  kurumlarından birisi olan, ve bizzatihi ATATÜRK'ün kurmuş olduğu Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cuma hutbelerinde okunmak  üzere, hiç olmazsa 10 Kasım'da ATATÜRK'ümüzün anılmasını gururla, onurla ve de tüm benliğimle isterdim. Bundan dolayı yaşadığım  bu derin ve anlamlı acımı paylaşmak üzere  Sevgili DİYANET'e sunmak istiyorum...

Lütfen!!!


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: Hakkari'de şehit düşen vatan evlatlarımızın mekanları cennet olsun...




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

9 Kasım 2018 Cuma

Eyy Büyük ATATÜRK!




Yüreğinde vatan, millet sevgisini, beyninde bilimin ışığını taşıyan eyy Büyük ATATÜRK!

Her 10 Kasım'da yüreğimi hüzün kaplıyor, gözlerim dolu dolu oluyor.

Siren sesiyle birlikte, tüylerimi diken diken eden, kısacık yaşamına sığdırdığın sayısız  hizmetlerini derinden ruhumda hissetmeye başladığım o andan itibaren, düşüncelerim beni hep hüzünlendiriyor ve gözyaşlarıma engel olamıyorum.

Sevr ile terhis edilip esir alınan ordudan Başkomutanlık Meydan Savaşı'yla eşsiz zafere giden muhteşem TÜRK  ORDUSUnu yeni baştan yaratan Büyük ATATÜRK,


Sen ki,

Hiçbir şeyi kalmamış, yıkılmış, yakılmış, paramparça olmuş, başkenti bile işgal edilmiş,  işgal kuvvetlerine kendisini teslim eden bir padişahın idaresindeki imparatorluğun küllerinden savrulan bir millete, nelere sahip olabileceğini  gösterdin.

Kazanılan savaşlar, elde edilen başarılar ve TÜRK  halkının sana olan koşulsuz sevgisi, devrimlerine  olan bağlılığı sonsuza kadar süreceğinden hiç şüphen olmasın benim eşsiz ATA'm

Yüreğinde millet aşkı, beyninde çağdaşlığın ışığını taşıyan eyy Büyük ATATÜRK!

Sana minnettarız...

Huzur içinde yat yüreği sımsıcak sevgiyle kaplı Güzel ATATÜRK




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Ekim 2018 Çarşamba

30 Ekim 1918...


Bundan tam 100 yıl önce , Osmanlı Devletinin fiilen sona erdiğini gösteren ve Osmanlı hükumetinin kayıtsız şartsız kendini düşmana teslim ettiği Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) ile ülkemizin işgal haritası şöyleydi:

"İngiliz işgalleri:

1- Musul: 3 kasım 1918.

2- Çanakkale boğazı: 6-12 kasım 1918.

3- İskenderun: 9 kasım 1918.

4- Antakya: 7 aralık 1918.

5- Batum: 24 aralık 1918.

6- Kilis: 27 aralık 1918.

7- Ankara istasyonu: aralık 1918.

8- Antep: 1 ocak 1918.

9- Cerablus: 3 ocak 1919.

10- Haydarpaşa istasyonu: 15 ocak 1919.

11- Konya istasyonu: 22 ocak 1919.

12- Turgutlu-aydın demiryolu: 1 şubat 1919.

13- Maraş: 22 şubat 1919.

14- Birecik: 27 şubat 1919.

15- Samsun: 9 mart 1919.

16- Urfa: 24 mart 1919.

17- Merzifon: 30 mart 1919.

18- Kars: 13 nisan 1919.

19- Marmara kıyıları, karamürsel, haziran 1920.

20- Mudanya: 6 temmuz 1920.

21- İstanbul: 13 kasım 1918-16 mart 1920.

Fransız işgalleri:

1- Doğu Trakya demiryolları: 9 kasım 1918.

2- Çanakkale Boğazı: 6-12 kasım 1918.

3- Dörtyol: 11 aralık 1918.

4- Mersin: 17 aralık 1918.

5- Toros tünelleri: 27 aralık 1918.

6- Adana ve Pozantı: 27 aralık 1918.

7- Doğu demiryolları: 15 ocak 1919.

8- Turgutlu-aydın demiryolu: 1 şubat 1919.

9- Çiftehan ve akköprü: 3 şubat 1919

10- Afyon istasyonu: 16 nisan 1919

11- Urfa: 30-31 ekim 1919.

12- Antep: 27 ekim 1919.

13- Maraş: ekim 1919.

14- İstanbul: 13 kasım 1918.

İtalyan işgalleri:

1- Antalya: 28 mart 1919.

2- Konya istasyonu: 26 nisan1919.

3- Kuşadası: 4 mayıs 1919.

4- Fethiye, bodrum: 11 mayıs 1919.

5- Marmaris: 11 mayıs 1919.

6- Akşehir (kısmen): 14 mayıs 1919.

7- Afyon: 21 mayıs 1919.

8- Malkara: 27 mayıs 1919.

9- Burdur: 28 haziran 1919.

10- İstanbul: 13 kasım 1918.

Yunan işgalleri:

1- Uzunköprü-Hadımköy demiryolu: 9 ocak 1919.

2- İzmir: 15 mayıs 1919.

3- Urla: 16 mayıs 1919.

4- Çeşme: 17 mayıs 1919.

5- Torbalı: 20 mayıs 1919.

6- Menemen: 22 mayıs 1919.

7- Manisa: 25 mayıs 1919.

8- Bayındır: 25 mayıs 1919.

9- Selçuk: 25 mayıs 1919.

10- Aydın: 27 mayıs 1919.

11- Tire: 28 mayıs 1919.

12- Turgutlu: 29 mayıs 1919.

13- Ayvalık: 29 mayıs 1919.

14- Nazilli: 4 haziran 1919.

15- Akhisar: 5 haziran 1919.

16- Bergama: 12 haziran 1919.

17- Kırkağaç: 23 haziran 1920.

18- Soma: 23 haziran 1920.

19- Salihli: 23 haziran 1920.

20- Alaşehir: 25 haziran 1920.

21- Nazilli: 3 temmuz 1920.

22- Balıkesir: 30 haziran 1920.

23- Mustafa Kemal Paşa (Kirmasti): 2 temmuz 1920.

24- Karacabey: 2 temmuz 1920.

25- Bursa: 8 temmuz 1920.

26- Borlu: 12 temmuz 1920.

27- Demirci: 21 temmuz 1920.

28- Çorlu: 20 temmuz 1920.

29- Edirne: 25 temmuz 1920.

30- Bütün trakya: 27 temmuz 1920.

31- Afyon, eskişehir, kütahya: temmuz 1921.

Ermeni işgalleri 1919-1920:

1- Kars

2- Sarıkamış,

3- Iğdır

4- Oltu,

5- Kulp,

6- Çukurova."

Dolayısıyla...

ATATÜRK'ümüzün önderliğinde TÜRK halkının (Kuvayı Milliye, Ankara Hükümeti)  düşmanı  topraklarımıza sokmayıp işgal girişimlerine geçit vermediği  Kurtuluş mücadelesinde,

Şu devlet, millet ve topluluklarla savaşmıştır:

 Kah perde önünde, kah  perde gerisinde İngilizler.

"Çukurova ve çevresinde Fransızlar.

 Batıda Yunanlılar.

 Doğu’da ve Çukurova’da Ermeni birlikleri ve çeteleri.

 Kuzeyde Yunanistan destekli Pontus çeteleri.

 Kocaeli, Ege ve Marmara bölgesinde Rum ve Ermeni çeteleri, ayrıca yerel 
halktan oluşan bazı işbirlikçi çeteler ve İyonya devleti için hazırlanan 20 000 kişilik kuvvet.

21 iç isyana katılan, 15.000 civarında isyancı.

Anzavur’un birliği ve Kuvayı İnzibatiye.

 Çerkez Ethem’in Kuvayı seyyaresi."
Turgut ÖZAKMAN




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

29 Ekim 2018 Pazartesi

CUMHURİYET'imiz 95 Yaşında!!!





Cumhuriyet demek, fazilet demektir.

Cumhuriyet demek, kadın-erkek eşitliği demektir.

Cumhuriyet demek, aydınlık demektir. 

Cumhuriyet demek, birey olmak demektir,

Cumhuriyet demek, eşitlik demektir.

Cumhuriyet demek, başı dik, onurlu yaşamak demektir.

Cumhuriyet demek, herkesin eşit koşullarda eğitim alması demektir.

Cumhuriyet demek, çağdaşlık demektir.

Cumhuriyet demek, akıl-bilim demektir.

Cumhuriyet demek, insan olmak demektir.

Cumhuriyet demek, alın teri demektir.

Cumhuriyet demek, özüne sahip çıkmak demektir.

Cumhuriyet demek, doğayı sevmek demektir.

Cumhuriyet demek, mazlumların haklarını savunmak demektir.

Cumhuriyet demek, özgürlük demektir.

Cumhuriyet demek, kimsesizlerin kimsesi olmak demektir.

Cumhuriyet demek, sevgi demektir.

Cumhuriyet demek, Mardin'in Savur'undan Nobel ödülü alan Aziz SANCAR demektir.

Cumhuriyet demek, biz demektir.

Cumhuriyet demek, birlikte yaşamak demektir.

Cumhuriyet demek, Nene Hatun demektir.

Cumhuriyet demek, Hasan Tahsin demektir.

Cumhuriyet demek, Şerife Bacı demektir.

Cumhuriyet demek, Sütçü İmam Ali demektir.

Cumhuriyet demek, Mustafa Kubilay demektir.

Cumhuriyet demek, Şahin Bey demektir.
...

Cumhuriyet demek, Ömer Halis DEMİR demektir.

Cumhuriyet demek, "Varlığım TÜRK varlığına armağan olsun" demektir.

Cumhuriyet demek, "Yurtta sulh, cihanda sulh" demektir.

Cumhuriyet demek, ANADOLU demektir.

Cumhuriyet demek, ATATÜRK demektir!

Cumhuriyet'imizin 95. yılını ilk günkü heyecanla ve kararlılıkla kutluyoruz.

Ne mutlu Türk'üm diyene!




Sevgi ve saygılarımla!



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

28 Ekim 2018 Pazar

CUMHURİYET'imiz ve Dünyanın Akıbeti



Bugün yaşanan bunalımlı süreci  yakından anlamak için tarihi iyi okumak gerekiyor. Zira  coğrafyamızda ve ülkemizde süren kanlı savaşların emperyalistlerin  paylaşım  üzerine kurguladığını tarihe baktığımızda, daha net göreceğiz  Dolayısıyla  Ömer Sami COŞAR'ın safha safha en ince detaylarıyla hazırlamış olduğu tarihi olayları  paylaşmak istedim:

Arap Birliği lideri ve Yahudi tehlikesi

"Arap Vatanı Birliği" hareketinin lideri Negip Azuri, bu yılın Martında  Paris'te Fransızca yayınladığı ilk kitabının (1) başına şu satırları koyar:

"Arap memleketleri Araplara, Kürdistan Kürtlere, Ermenistan Ermenilere, Türk memleketleri Türklere, Arnavutluk Arnavutlara, Ege adaları Yunanistan'a  verilmeli, Makedonya da Yunan, Sırp ve Bulgar arasında paylaşılmalıdır." 

Negip Azuri, katolik Araptır. Altı yıl süre ile Kudüs vali muavinliğinde bulunur ve 1904 yılında bu görevden ayrılarak Arap imparatorluğu kurma faaliyetlerine girişir. 

Bu ilk kitabında. "Arap Vatanı Birliği" Milli Komitesi tarafından Avrupa devletleri ile Birleşik Amerika'ya gönderilen beyannamenin geniş bir izahını yapan Negip Azuri kitabın önsözünde "Milletlerarası Yahudi tehlikesi" adlı ikinci kitabının da basılmak üzere olduğunu bildirir.  Yahudi tehlikesine dikkat çeker ve der ki:

"Türkiye Asyasında birbirine karşı iki mühim gelişme vardır ve bunlar şimdiye kadar kimsenin dikkatini çekmemiştir. Birincisi Arap milletlerinin uyanışı ve diğeri de eski İsrael devletini çok geniş bir şekilde kurma gayretleridir. Bunlar, ancak birinin kati zaferine kadar savaşmak mecburiyetindedir. Dünyanın akıbeti de bu savaşın neticesine bağlıdır." 

(1) Le Revel de la Nation Arabe dans l'Asie Turque: Editions plon.

ATATÜRK Ansiklopedisi -1- İstanbul Reklam Yayınları, sf: 147-148


Demem o ki...

Büyük ATATÜRK'ün  önderliğinde Kurtuluş Savaşıyla kazandığımız bağımsızlığımızın sembolü Cumhuriyet'imizin 95. yılını kutlamaya hazırlanırken karşı karşıya kaldığımız tehlikelerin büyüklüğünü, meselelerin dün olduğu gibi bugün de  emperyalist bir saldırı olduğunu asla unutmayalım!




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)


23 Ekim 2018 Salı

Dünle Bugünün Cinayetleri



"Çar, ayı güreşine bayıldığından, demir kafeslerde, böyle eğlenceler için daima birkaç tane ayı bulundurulur, zaman zaman İvan ya da Opriçnikler hayvanları insanlar üzerine salıp zavallıların korkusunu seyretmekten çok hoşlanırlardı. Yaralananlara Çar tazminat makamında beş on para verir, ölen olursa para adamın akrabalarına dağıtılır, o zavallının adı, ruhunun esenliği için manastırlarda dua edilsin, ayin yapılsın diye ölüler listesine geçirilirdi; tıpkı Çar'ın keyfine ya da gazabına gidenler gibi..." TOLSTOY, Korkunç İvan sf:84

Korkunç bir olaya tanıklık ediyoruz... Zira hunharca katledildiği iddia edilen bir insanın (Cemal KAŞIKÇI) haberlerini hep birlikte nutkumuz tutulmuş bir şekilde takip ediyoruz. Elbette bizler yukarıda neler olup bittiğini bilecek konumda ve durumda değiliz. Ancak bildiğimiz bir şey varsa o da, insanlıktan öteye geçen  vahşetler dizisini ve insanların çektiği zulmü dehşet içerisinde yaşamamızdır. 

Wall Street Journal'da, operasyona katılanlardan biri, Kaşıkçı’yı doğrarken, "bu işi yaparken kulaklık takıp müzik dinlerim" demiş, iyi mi! 

Öte yandan Yemen'de açlıktan ölen çocukların çığlıklarına kulak tıkayan "medeni" insanlar şimdi çığlık çığlığa...  

Dolayısıyla bütün bunların ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış orasını bilemeyiz ama... Elimde okumakta olduğum kitabın konusuyla eşdeğer bulduğum bu korkunç olayın, On altıncı yüzyıl Rusya'sında "KORKUNÇ İVAN" olarak tarihe geçen  dünle bugünün cinayetlerinden hiçbir farkının olmadığıdır.

Demem o ki...

Korkunç, aşağılık ve ikiyüzlü insanlar dün olduğu gibi bugün de fazlasıyla var.


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

22 Ekim 2018 Pazartesi

DÜNYA GÖZÜ'nü ARA'yacağız...



" Yaşam size verilmiş boş bir filmdir. Her karesini mükemmel bir şekilde doldurmaya çalışın..." diyen,

Ara GÜLER’in Tuhaf Dergi’de yayımlanan açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

"Pablo Picasso nasıl bir adamdı?

Bomba gibi adamdı. Kimseyi takmazdı. bütün devletleri picasso’ya bağlasalar, hepsine “has...tir” der ve çekip giderdi.

Ona bu gücü veren neydi?

Anlayışı öyleydi. Kimse umurunda değildi. Picasso komünist parti’ye girmişti ama bir gün bile gitmedi. Çünkü onlardan daha komünistti. Picasso’nun evinde 4 gün kaldım. 60 odalı bir şatoda yaşıyordu. Karısı bokun tekiydi. Miguel diye bir uşakları vardı. Her şeyi o yapardı. Picasso birine çek verdiğinde üzerinde Picasso’nun imzası olduğu için kimse o çeki bozduramazdı. Uyanık bir adamdı. Picasso bir arkadaşının sergisine gitmemiş ve arkadaşı gücenmiş. Picasso da kendini affettirmek için arkadaşına ve karısına dünya turu bileti almış. Arkadaşı dünya turundayken arkadaşının evinin bütün duvarlarına resim yapmış. Her tarafı Picasso tarafından çizilmiş bir ev düşün! Sonra belediye müze yapmak için evi almak istemiş. Adam da evsiz kalmış. Picasso’nun arkasından da “Allah belanı versin” demiş.

Peki ya Dali?
Ekstrem faşistin tekiydi. Tito’cuydu. Canıma okumuştu fotoğrafını çektiğim gün, tartaklamıştı beni. 

Charlie Chaplin’in fotoğrafını neden çekemediniz?

Kapısında üç gün bekledim. Röportaj vermedi. Sonunda karısı acıyıp, yemek verdi bana. Pire gibi bir herifti Chaplin. Çok cevvaldi. felçli olduğu için fotoğraf çektirmek istemedi. Yanlış zamanda gitmiştim yanında. Kimsenin onu öyle görmesini istemiyordu.

***

Gençlerden umudunuz yok mu?

100 üzerinden 0,5 var diyelim.

Neden?

Çünkü paraya tapıyorlar.

Siz parayı sevmiyor musunuz?

Para mühim bir şey değildir. Akıl olmazsa para neye yarar? Ortalıkta bir sürü parası olan hıyar var. Tehlike budur. Bu kafayla Türkiye batar. Babamın koskoca eczacı şirketi vardı. Tek çocuğu da bendim. Kasada oturup, parayı kırabilirdim. 2 milyon doların olsa ne olur, olmasa ne olur? 

Bugünün dünyasını nasıl görüyorsunuz?

Dünya en bok zamanını yaşıyor. Ortalık aptal dolu..." 


Demem o ki...

Son cümlesi ile duygularımıza tercüman olan,

Fotoğrafa adanmış bir ömrü geride bırakan üstadımızın

Toprağı bol olsun...



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)