17 Haziran 2018 Pazar

İçim Acıyor...



Çocuk istismarcıları pedofililer,

Kadına tecavüz edenler,

Ağaçları kesenler,

Hayvanları katledenler...

Ne yazık ki tüm bu canilerle birlikte aynı toplumda yaşarken,

İnsanların görünmeyen bir şeytan aramasına hiç gerek yok.

Dolayısıyla, o kara gözleriyle etrafa şirinlik yaptığından hiç şüphe duymadığım, dört patisi birden kesilmiş ve kuyruğu koparılmış halde ormanda bulunan bu iki aylık yavru köpeğin vahşice katledilmesi, insanoğlunun zalimliğinin ne boyutlara ulaşabildiğinin en son örneğidir.

O sebeple...

Allah'ım iyilik karşısında sevinen, kötülük karşısında da üzülerek  acı çeken birisi olarak, kendimi hiç olmadığım kadar mutsuz hissetmeme neden olan bu canileri lütfen affetme!.. 


Sevgi ve saygılarımla!

"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

10 Haziran 2018 Pazar

Ramazan Ne İçin Yaşanır?




Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan "Pahom", daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde, cömert bir reisin karşılıksız toprak verdiğini duyunca, daha çok toprak elde etmek için reise gidip talebini iletir. Gerçekten de Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir.

Pahom’a "Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar katettiğin bütün yerler senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım." der. "Yoksa bütün hakkını kaybedersin." Pahom güneşin doğuşuyla beraber başlar yürümeye. Tarlalar, bağlar, bahçeler geçer. Tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi es geçemez. Şu bağ, bu bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama takâti kesilir. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom’un burnundan kanlar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere ve bir daha kalkamaz… Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Ve...

"Uşağı beli alarak Pahom'un sığabileceği büyüklükte bir çukur kazdı ve onu oraya gömdü. Onun şimdi ihtiyaç duyduğu topu topu iki metrelik bir topraktır." TOLSTOY, İnsan Ne İle Yaşar? sf:66

Dolayısıyla...

Her alanda yaşadığımız açgözlülüğün bünyesinde,  yok olan erdemin gölgesinde mübarek ramazan ayının anlamını  sorgulamak adına,

Envai çeşit yemeklerin televizyon ekranlarından fışkırarak görgüsüzlüğün hat safhaya ulaştığı bir ortamda, orucunu kuzu dolmalarıyla açıp, enfes baklavayla tamamlarken yemekten  mide fesatına az kala... 

"Yarabbi çok şükür! Allah olmayanlara da versin" diyerek vicdanlarını rahatlatan herkese...

Bu vesileyle,

Kadir gecemiz kutlu olsun!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

4 Haziran 2018 Pazartesi

Fenerbahçe...



"Fenerbahçe Kulübü’nün Anadolu’ya silah kaçırdığı, İngiliz işgal kuvvetlerinin tuttuğu raporlarda bulunmaktadır. Raporu gözönüne alan İngiliz kuvvetleri kulübe baskın yapar. Baskın sırasında silahlar röntgen odasında saklanmaktadır. Her tarafı arayan askerler bu odaya yöneldiğinde sporcularımızdan bir tanesi oranın röntgen odası olduğunu ve kapı açılırsa tüm filmlerin yanacağını söyler. Bu sebeple buraya girmekten vazgeçen işgal kuvvetleri böylece silahları bulamaz." İsmet ULUĞ'un anılarından

"Kurtuluş Savaşı’nda İngiliz işgal kuvvetleri komutanı General Harrıngton’ın arabasını çalıp Mustafa Kemal’e hediye eden Fenerbahçeli futbolcu casuslar...

Kulüp bu hırsızlık olayından dolayı General Tarafından basılıp kapatılmak istenince ayaklanan bir Anadolu Halkı!..

Balıkçılık yapıyoruz diye İngiliz askerleri kandırıp Anadolu’daki kurtuluşa silah kaçakçılığı yapan kaleciler, defans oyuncuları...

Harrington, tepkilere daha fazla dayanamadı, 70 gün sonra Fenerbahçe’nin yeniden açılması kararını imzalarken içinden şöyle düşünüyordu:

"Bu ne tuhaf bir millet! Ülkelerini işgal ettik bu kadar tepki göstermediler. Feneri kapattık hepsi ayaklandı.. Neredeyse silaha sarılacaklar."
Hal böyle olunca...

"Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değildir.
Fenerbahçe işgal yıllarında "vatan ve özgürlük mücadelesi" vermiş bir ulusal teşkilatın adıdır. Fenerbahçe, emperyalizme karşı verilen ilk bağımsızlık savaşının aktif katılımcısı, emperyalist kuşatmayla çevrilen bir ulusun tek moral kaynağı, tek umut ışığıdır. Fenerbahçe, Mustafa Kemal’in önderliğinde gerekleşen Kurtuluş Savaşı’nın sarı-lacivert rengidir. Fenerbahçe, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal’in gönül verdiği takımdır." Sarı Lacivert Kurtuluş / Kurtuluş Savaşı’nda Fenerbahçe ve ATATÜRK, Sinan MEYDAN

Ve..

Dün Feenrbahçe kulübün'nün olağan kurulu yapıldı. Fenerbahçe'nin yeni başkanı Ali KOÇ oldu. Başkan Ali KOÇ, "Biz bir aileyiz. Mustafa Kemal'in yolunda gitmeye devam edeceğiz. Onun yolu bizim ışığımız olacak. Atamız Fenerbahçeli. Tarihte bize çok yakındı. Onun kimi tuttuğu önemli değil, kimin onun yolunda yürüdüğü önemli." dedi.

Demem o ki... 

Siz Fenerbahçeli Olmayabilirsiniz!..

Ama hepimiz Atatürk'ümüzün yolundayız!

Dolayısıyla Fenerbahçe'ye ve başkanları Sayın Ali KOÇ'a   bol şans dileklerimizle,

 Ne mutlu Türk'üm diyene!


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

29 Mayıs 2018 Salı

Ruhuna El-Fatiha!


"‘Dünyanın nazar boncuğu’ Meke Gölü kurudu!
Konya'nın Karapınar ilçesinde bulunan ve 'Dünyanın nazar boncuğu' olarak bilinen Meke Gölü, tamamen kurudu. Eski görkemine dönmesi zor olan Meke Gölü'nde suların çekilmesiyle birlikte göle atılan çöpler de şaşkınlık yarattı. Öyle ki, gölre çok sayıda şişe, araç lastiği ve ayakkabı atıldığı görüldü." 28 Mayıs 2018

:(

Sönmüş bir volkan kraterinden oluşan ve de zamanla su ile dolmasıyla, 9 bin yıl önce ise gölün ortasında ikinci patlamanın olması ve buranın da suyla dolması sonucu oluşan göl. Ve 800 metre uzunluğunda, 500 metre genişliğindeki gölün ortasında 50 metre yüksekliğinde koniyi andıran ender bir güzelliğe sahip ada. Dolayısıyla Meke Gölü’ne dev bir nazar boncuğu görünümü verdiği için "dünyanın nazar boncuğu" olarak bilinmektedir. Hal böyle olunca,  bölgeden geçen flamingoların da mola verdiği yerdir, Meke Gölü.



Ve doğa harikası bu gölün ruhuna el-fatiha!

Zira kadir kıymet bilmediğimiz vatanımızın eşsiz güzelliklerinden olan Meke Gölü'nün,  Allah'a çok şükür (!) canına okuduk...


Hal böyle olunca... 

Uzun Göl, Sapanca... gibi dünyanın incisi doğa harikalarımızın da sırada olduğunun habercisidir Meke Gölü...

Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

19 Mayıs 2018 Cumartesi

19 Mayıs 1919, Bir Güneş Gibi...



Bugün, 19 Mayıs; 

Emperyalist saldırısı altında yok olmuş bir devletin küllerinden yeni, yepyeni bir devletin temellerinin atıldığı, düşmanın vatan toprağından sökülüp atılacağının ve devrimlerle çağdaş, modern Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin yaratılacağının ve de  aydınlık yarınlara yakılan meşalenin ilk günüdür, 19 Mayıs 1919.

Dolayısıyla, Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak basmasıyla üzerimize bir güneş  doğdu.

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız, Büyük Türk milletimize kutlu ve mutlu olsun... 

Ne mutlu Türk'üm diyene!



Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

15 Mayıs 2018 Salı

İlk Kurşun, İlk Kıvılcım


15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir'de Gazeteci Hasan Tahsin'in  attığı ilk kurşun, Kurtuluş Mücadelemizin ilk kıvılcımını ateşledi. Gerçek adı Osman Nevres düşmana ilk kurşunu sıkan ve anında oracıkta şehit edilen milli kahramanımızın yaktığı ateş ile vatan mücadelemiz zaferle sonuçlanmıştır. Dolayısıyla Kurtuluş Savaşı 9 Eylül 1922'de yine İzmir'de düşmanın denize dökülmesiyle işgal son buldu.

Öte yandan... 

Yunan işgaline ilk karşı çıkış mitingini düzenleyen bir başka milli kahramanımız da
Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi'dir.  Ahmet Hulusi Efendi direniş çağrısında şöyle konuşmuştur:


"Hemşehrilerim!.. Karşımıza çıkarılan dünkü tebeamız Yunan’a biz mağlup olmadık. Onlar öteki düşmanlarımızın vasıtasıdır. Yunan’ın bir Türk beldesini ellerine geçirmelerinin ne manaya geldiğini , İzmir’in şu birkaç saat içinde irtikap edilen cinayetler gösteriyor.

Silahımız olmaya bilir, topsuz – tüfeksiz sapan taşları ile de düşmanın karşısına çıkacağız. İstiklal aşkı, vatan sevgisi hassasiyet şuurumuz ile kalbimizdeki iman ile mücadelemizin sonunda zaferi kazanacağız. Bu uğurda canını verenler şehit, kalanlar gazilerdir. Bu mutlak olarak cihad-ı mukaddestir.

Sizlere vatanımızı düşmana teslim etmenin çaresiz olduğunu söyleyenler, düşman esareti altında olanlardır. Onlar irade ve kararlarına sahip değillerdir. Bu vaziyette onların emri ve fetvası aklen ve şer’an caiz, makbul ve muteber değildir. Meşru olan münhasıran vatan müdafaası ve istiklal uğruna cihattır.

Korkmayınız…! Meyus olmayınız…! Bu livay-ı hamd’in altında toplanınız ve mücadeleye hazırlanınız. Müftünüz olarak cihad-ı mukaddes fetvası’nı ilan tebliğ ediyorum." 


Milli Kahramanımız Gazeteci Hasan Tahsin'i minnetle, sevgiyle ve saygıyla anıyoruz... 


Ne mutlu Türk'üm diyene!




Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

13 Mayıs 2018 Pazar

Hadsizlik Etmeyin!


"Fransa'da İslam tartışması: Kuran'dan Yahudi karşıtı ayetler çıkarılsın
Yahudi ve Hristiyan cemaati temsilcileriyle yazarların da bulunduğu 300 kişinin imzasıyla yayınlanan Kur'an-ı Kerim'den "şiddet ve Yahudi karşıtı fikirleri yaydığı gerekçesiyle bazı ayetlerin çıkarılması" yönündeki bildiri yayımladı.."

Mesela...

"Sen onların dinlerine uymadıkça, Yahudi ve Hıristiyanlar senden kesinlikle hoşnut olacak değillerdir. De ki; "Şüphesiz doğru yol, Allah'ın (gösterdiği) yoludur."Eğer sana gelen bunca ilimden sonra onların heva(arzu ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı." Bakara Sûresi 120. Ayet

Bugün coğrafyamızda yaşanılanların özeti olarak değerlendirdiğim Kur'an'dan, Bakara Sûresi 120. Ayet, dün olduğu gibi bugün de  müslamanları uyaran ve koruyan  ilahi bir metin. O sebeple bu ayetin  neresinde şiddet var? Bugün bu uyarı  dikkate alınmadığı içindir ki müslümanların yaşadığı coğrafya tam bir kan gölü. Zira kendilerine "dost" edindikleri haçlılar  değil midir  müslümanı müslümana kırdıran? Tarihten bu yana  Haçlı Seferleri kimlere karşı yapılıyor? 

Dolayısıyla bu durumu kim nasıl açıklayacak?
Diğer taraftan,

Öncelikle  şu ya da bu, her kim olursa olsun  diyeceğim kutsal bir kitap üzerinde oynamak kimsenin haddine değildir, bu bir! Dolayısıyla  böyle bir fütursuzluğa hiçbir toplum ve aklı başında hiç kimse müsaade etmez, bu iki!  Tevrat'ta  akıllara ziyan o kadar çok şiddet içeren sözler var ki... siz önce bu şiddet içeren Tevrat ayetlerini gündeme getirin...

Mesela mı?

"8-İşte benden, ve miras olarak sana milletleri,
Mülkün olarak yeryüzünün uçlarını da vereceğim.

9-Onları demir çomakla kıracaksın;
Bir çömlekçi kabı gibi onları parçalayacaksın." Mezmur 2, Tevrat, sf:540

"5- Ve ben işitirken obirlerine dedi:
Onun ardınca şehirden geçin, ve vurun; gözünüz esirgemesin ve acımayın;

6- ihtiyarı, genci ve ere varmamış kızı, ve çocuklarla kadınları helâk için vurun;" Hezekiel 9, Tevrat sf:794


4-  "Acıklı ölümlerle ölecekler; onlar için dövünen olmayacak, ve gömülmiyecekler; toprağın yüzünde gübre gibi olacaklar; ve kılıçla ve kıtlıkla bitecekler; leşleri de yerin canavarlarına ve göklerin kuşlarına yem olacak." Yeremya 16, Tevrat sf: 739

Oysa dinin temeli vicdan, adalet, sevgi ve hoşgörü olması gerekirken, insan eliyle değiştirilmiş Tevrat, vahşete davetiye çıkarmaktadır, bu da üç!

Öte yandan sözde "şiddet" içerdiği bahsedilen Kur'an ayetleri hangileridir? Bunların  tek tek  açıklanmasını yetkili ve bilgili sayın ilahiyatçılarımızdan bekliyoruz. Zira bu fütursuzlara bağırarak değil, akıl ve bilgiyle cevap vermek en doğru olanıdır.

Hal böyle olunca...

Bu küstahlık karşısında okuduğum bir kitaptan altını çizerek üzerinde düşündüğüm bir alıntıyı izninizle buradan paylaşmak isterim:

"Ayna; kişinin kendisiyle yüzleşmesinin değil, kendinden kaçışının simgesiydi. Her insan, kendisiyle ilgili değerlerin yansımasını görmek ve bu yansımaları istediği gibi yönlendirmek ister. Kendi görüş ve düşüncelerinin, davranış ve duygularının yansımasını gözlemekle beslenir insan. Üstelik bunu, olağanüstü bir sinsilikle ve akıl almaz plânlarla yapar.

İnsanın yaptığı her eylem, yansımasını görmek istediği duygularla yüzleşmek ve bir anlamda tatmin duygusu yaşamak içindir." Sedat Memili, Kökenini Arayan İnsan DARVİN, sf:25



Demem o ki...

Bu zevatların kendileriyle ilgili değerlerin yansımasıyla ve bu yansımaları istediği gibi yönlendirmeye çalışmaları çok doğal. Ve bu sayede de bağlı oldukları güruhların olağanüstü bir sinsilikle ve akıl almaz planları sayesinde kendi duygularıyla yüzleşip, tatmin olmanın yollarını aramaktalar!

Son olarak da Kur'an'dan çıkarılması istenen ayetler, -güya- Yahudilere kaşı bir olumsuzluk içeriyorsa, o vakit bu akıl almaz istek toplumları huzursuz edip aralarında çatışma çıkmasına  sebep olmaz mı?!.


Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)