12 Ekim 2008 Pazar

AFRİKA ve OBAMA











Afrika denildiği zaman, yüzyıllarca dünya kapitalizminin gelişmesine ve büyümesine hizmet eden, sömürülen insanları düşünürüm; yine bir ırkın ezilişi ve horlanmasına rağmen dimdik yaşamaya gayret gösteren ve kara derileri yüzünden aşağılanan insanlar aklıma geliyor. Gerek kıtayı, gerekse insanlarını her alanda sömürerek aciz ve fakir duruma getiren Batılı devletler bu utancını ve ayıbını günümüzde de sürdürmeye devam etmektedir. Pekii, Afrika gerçekte fakir midir? Ve ölesiye açlık ve sefalet içinde olan Afrikalılar hakikaten insanın insana reva gördüğü zulmün pençesi altında yaşamaya mahkum mudur?

********

Evet, bu sorgulamaları yapmanın önce insanlık adına görevimiz olduğunu düşünüyorum. İnsanlığı savunan, adına hümanizm dedikleri insanlık ülküsünün bu kıtaya ve üzerindeki canlılara geçmişte ve günümüzde hiç bir zaman uygulanmadığını bilmeyen yoktur herhalde. Kıtanın gerçekte fakir olmadığı çok açık ortadadır. Her alanda sömürülen bu kıta ve insanları üzerinde bir zamanlar ecdadımız olan Osmanlı İmparatorluğu da kuzey kısmında, hüküm sürmüştür. Osmanlı'nın hakimiyeti sonlandıktan sonra, Arap yarımadasında olduğu gibi, bu topraklarda da açlık, fakirlik, salgın hastalıklar kol gezmiştir. Yetmiyormuş gibi kimyasal ve nükleer atıkların toplandığı yer haline dönüşmüştür.
**********

Afrika’da bulunan altın ve elmas rezervleri yanı sıra bir çok madeni ve yer altı zenginlikleri açısından en önde gelen yerler arasında bulunmaktadır. Ancak bu zenginliklerini kendileri yerine başkaları kullandığı için Afrika fakir ve yoksul, Avrupa ve Amerika zengin ve müreffeh olmuşlardır. Avrupalılardan sonra Afrika’yı sömürmek artık Çin ve Japonya’ya kaldı ve şimdi de Afrika’da Çin ve Japon rekabeti var. Bu anlamda Çin'in ve diğer devletlerin ekonomik yatırım ve planlarını ayrıca inceleyerek ele almak gerekiyor.
*********


Evet, Afrika aynı zamanda bir petrol zengini olan kıta. Bu nedenle ABD gözünü bu kıtaya çoktan dikmiş durumda. Hatta yıllar öncesinden "DARFUR" meselesi diye bir konuyla alt yapı hazırlanmıştır. "Nedir o?" derseniz; Sudan'ın başına bela edilen bir mesele. Bu mesele Sudan'ın kendi etnik ve siyâsi şartlarının değil, İngiliz sömürgeciliğinin kasıtlı uygulamalarla ortaya çıkardığı sonra da Amerikan emperyalizminin sürekli canlı tutmaya çalıştığı bir meseledir. İşte bunun gibi Afrika ülkelerinin belini doğrultamadığı bir sürü olaylar ve bitmek tükenmek bilmeyen iç savaşlar. Bunları kim icat ediyor derseniz, malum çıkar odakları!

*******


Gelelim, asıl konuya: ABD pek yakında başkanını belirleyecek. Hiç beklenmedik bir isim, Amerikan tarihinde belki de bir ilk gerçekleşecek. Barack OBAMA! Evet siyahi bir başkan adayı var. Hatta daha da ileriye gidelim, OBAMA'nın babası Kenya'lı bir zenci. Daha sonra annesi 2. evliliğini yapıyor ve Endonezyalı bir müslümanla evleniyor. 4 yıl Cakarta'da yaşıyor. Kısaca, OBAMA için müslüman diye söylentiler de duyuyoruz. Aslında kendisi bir hıristiyan. İngiltere'de ki üvey kardeşi öyle diyor.
*******


Şimdi bütün bunları niçin yazarak sorguladığıma gelecek olursak; ABD durup dururken niçin bu kimlikte ki bir kişiyi başkan yapmak istiyor? Kendimce gördüğüm noktayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Tabii ki de Afrika'yı ele geçirerek hakimiyeti elinde tutmak istiyor. Bakınız, Çad'da ki petrol yataklarını çoktan işletmeye başladı bile. Halen buradan elde ettiği petrolü, Kamerun üzerinden döşediği boru hattıyla Atlas Okyanusu’na taşımaktadır. Ne var ki geçen iki yılda Çad’da yaşanan iç gerginlik esnasında devlet başkanının, ABD’ye karşı güveninin azalması ve Çin ile yakın münasebetler kurması bölgedeki dengeleri alt üst etmeye yetti. Bu gelişme ise ABD’yi bölgede iyice gergin bir konuma getirdi. Demek ki, kaleyi içten fethetmek gerekiyor ve Afrika halkına yakın ve sempatiyle yaklaşmanın en kestirme ve zekice olduğu ortadadır ( Bu arada önemli bir ayrıntı olarak gördüğüm, Afrika ülkelerinin büyük bir bölümü müslüman!). Hele de, gördüğümüz üzere Afrikalıların OBAMA'yı inanılmaz desteklediği de ortadayken. Kim bilir kendilerine ne yararı olacak? Zaman içerisinde hep birlikte görürüz! Şayet OBAMA seçilirse, ki öyle olacağına kalben inanıyorum. (Mesela, BUSH'u mahkeme kararıyla, bir yer de cebren getirmediler mi? )
*******

Sonuç olarak; Afrika kıtasında esen doğu rüzgarını kesmek belki de Barack OBAMA sayesinde olacaktır. Fakat bir gerçek var ki, o da; Afrika ve Afrika halkı geçmişte olduğu gibi yine açlık ve sefalete devam edecektir. Bir sömüren gider, yerini bir başkası alır. Bu arada da zirveler yapılır, yardım kampanyaları düzenlenir, sanatçılar konserler verir, tek AFRİKALILAR aç kalmasın! İnsanlığın yaşadığını göstermelik de olsa ayakta tutmak için! Harika (!) değil mi? Oysa Afrika için, yardım kampanyası düzenlemek yerine, onların ayakta durabilmesini sağlamak en evla ve güzel olanıdır. Bu arada BM var; ama bakınız! Bu kurum sanki böyle bir durum yokmuş gibi eli kolu bağlı oturuyor. Arada bir istatistik bilgilerle olaya hakim olduğunu dünya kamuoyuna duyuruyor; o kadar! Afrika kaderine çoktan terkedilmiş, sömürülmeye devam ediliyor; belki de mevcut yaşamları bile kendilerine çok görülecek. Sevgi ve saygılarımla!

1 yorum:

  1. Vahşi kapitalizm maalesef insanlara acımıyor. Olan masum insanlara oluyor. Yazınız için teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil