22 Ekim 2008 Çarşamba

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Etkisi


















Şiddetle savunduğum ve her fırsatta anlatmaya çalıştığım, basın, televizyon ve diğer kitlesel iletişim aracılığıyla yozlaştırılmaya çalışılan çocuklarımız, toplumumuz ve oradan milletimiz! Öğrencilerimle hemen hemen hergün yaşadığım ve artık sıradanlaşan olaylardan bir tanesine değinmek istiyorum. Çocuklar, hele de 7-8 yaş çocuklarımız; hepsi birbirinden şeker harika güzellikteki gözbebeklerimiz! İşte onlar, yaşları gereği birbirlerine muzip davranışlarını sergilemekten kaçınmazlar. Bu arada da gördüklerini ve bildiklerini de hiç kesintisiz ortaya koyarlar.

*****

"Gördükleri nelerdir?" İşte burada, kitlesel eğitim dediğimiz araçlar vesilesiyle yönlendirmeler meyvesini vermektedir. Hergün beyinlerine kazınmaya çalışılan neyse, onu aynen uygulamaya özenirler. Televizyonlar, bizlere ne işliyor? Küfürler havada uçuşuyor. Öyle hal aldı ki, düz ara gün ışığı görmemiş cümleler çarşaf çarşaf ortada! Argo, küfürlü cümlelerle insanlarımızı güldürmek adı altında ve özellikle de çocuklarımıza aşılanıyor! Ben bir eğitimci gözüyle isyan ediyorum! Amacın ne olduğu bile bilinmeyen bu gidişat için, kesin olan bir tek şey vardır ki, o da genel ahlak olarak verdiğimiz edep ve davranışlarımızın artık sıfırlanma noktasına geldiğidir. Yani "ayıp" kavramı yerle bir oldu!


*****

Tekrar konuya dönecek olursam, bu şeker gibi pırıl pırıl zeki mi zeki çocuklarımız kendi aralarında, işte bu türden davranış ve söylemlerde bulunuyorlar. Ondan sonra sorgulamalar başlıyor. "Nereden gördü, nereden duydu?" ardından, aileler birbirini suçluyor! Suçu başka yerde aramaya gerek yok! Farkında bile olmadan, hani eğlenerek, gülerek izlediğimiz programlar var ya? İşte orada bir durup düşünmek gerekiyor! Evet, bu anlamda ciddi olarak bir eğitim sorunuyla karşı karşıyayız.

******
Televizyonlar adeta bizlerin yok olması için elinden geleni yapmakla meşgul! Her alanda yapılan tahribatları izlemek benim için bir ızdırap ve utanç tablosuna döndü. Eminim ki, sizler de böyle düşünüp, bunların sonlanmasını istiyorsunuzdur! Tüm bu gelişmeler gerçekten kaygı ve endişe verici. Üstelik bir de tüm bu yaşanılanları "espiri" adıyla sözde sanatçılar nerdeyse ipliğimizi pazara çıkartacak şekilde ele alıp, dalga geçerken, bir yandan da sanat anlayışıyla (!) güldürme yolunu seçtiler. Bunu yaparken de bizleri kullanıyorlar. Bakınız bir de bol bol para kazanarak hayatlarını devam ettiriyorlar. Söyler misiniz, insan kendi ayıbını ortaya çıkararak ya da buna zorlanarak dalga geçip, millete maskara olabilmeyi düşünebilir ve kabul edebilir mi? İşte bizler ne yazık ki, bunu kendi milletimiz ve kültürümüzle yapıp, sonucunu düşünemez ve göremez olduk! Ne hallere düştüğümüzü farkedebilecek miyiz, merak ediyorum? Haydi isterseniz bir yerden başlayalım; mesela kendi ailemiz ve çok değerli varlıklarımız üzerinden yola çıkarak tenkit ve alaya başlayalım. Sonra da bunlarla gülelim, güldürmeye çalışalım! "Nasıl olur?" demeyin oldu bile! Bakınız, birileri bunları yaparak cebini dolduruyor! Ama geride milletini ne hallere düşürdüğünün hesabı hiç önemli değil!

******
Çocuklarımızın her yaptığı davranışın, her söylediği sözün altında bir model yatmaktadır. O model elbette öncelikli olarak aile olmalıdır. Ardından kitle iletişim araçları vasıtasıyla en iyi modeller seçilmelidir. Ancak bu araçlar tam tersi yönünde hareket ediyor. İşte o yüzden burada anne ve babalara çok önemli görevler düşmekte!..


"Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir." diyen büyük Atatürk'ün sözünü çok iyi anlamak ve görmek gerekir! Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. merhaba hocam yine çok güzel ve anlamlı bi konuya değinmişsiniz çocuklarımız bizlerin yarınları fakat onları eğitmek yanlışı doğruyu anlatmakhele ayıp kelimesini anlatmak öylesine zor olduki tvler bizleri mahvediyor yok ediyor ne kadarda kısıtlasak malesef kulaktan doluyolar yine öğreniyolar. ben kendi adıma tşkr ederim çok anlamlı ve üzerinde çalışılması gayret sarfedilmesi gereken bi konu iyi günler dilerim.

    YanıtlayınSil
  2. Ülkemizin en büyük sıkıntılarıdan birini çok güzel yorumlamışsınız.
    Gerçekten üzerinde durulması gereken bir konu. Teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil