14 Ekim 2008 Salı

Yarışma mı, Kumar mı?











"Var mısın, yok musun?" bu bir yarışma. Televizyon kanalının birinde sürdürülen ve zaman zaman yüksek satış yapan gazetelerin sayfalarına haber olacak kadar da değer verilen bir yarışma!..
***********
Ülke ve dünya gündeminin ağır sorunları karşısında, televizyon kanallarımız bizlere meşgul olabileceğimiz programları üstün bir titizlikle (!) hazırlayıp ekranlara yerleştiriyor. Bununla da kalmayıp, milletçe iştirak ederek heyecan duymamız konusunda da doğrusu son gayret ve çabasını esirgemiyor. Onları yürekten kutlamak, artık boynumuzun borcudur diyerek üzerinde biraz konuşmak istiyorum:
************

İnsanları yarışma adı altında bir yerlere toplayarak, havadan bol para nasıl verilir; işte bu yarışma ve muadilleri yoluyla bizlere yaşatılarak gösterilmektedir. Daha bir derinden analiz edersek; havadan para kazanmak da diyebiliriz. İnsanlar umudunu yitirmemeli ve umutsuz yaşanmaz ilkelerini elbette her insan gibi ben de kabul ediyorum; ama allah aşkına bu programları hangi kefeye koymamız gerekir diye de sorgulamadan edemiyorum! Resmen umut dağıtılıyor! İnsanların ne onuru kaldı, ne haysiyeti! Hepsini de beş paralık ettirdiler! Yarışma denildiği zaman akla kültürel bir süreç gelirdi; işte bilgi yoklaması, bir marifetin sergilenmesi, insanların özel yeteneklerini ortaya çıkarılması, amaç; kısaca güzel şeylerin rekabet ortamında değerlendirilerek sonucun ödüllendirilmesiyle tatlı bir heyecanı yaşatmaktır. Hatta okullarda bunun ders olarak konu edilip, hedefin yenmek kadar yenilmenin de kabullenilmesi gerektiği olduğu anlatılır. Çeşitli derslerle ve konularla çocuklarımıza bu amaç verilerek, sosyal ve kültürel olarak gelişmelerine destek olunur.

*************

Şimdi benim anladığım yarışma böyledir. Pekii, televizyonlarda önümüze sunulana ne dememiz gerekiyor? Bakınız; geçenlerde babası çocuk doktoru, annesi diş hekimi olan bir yarışmacıyı tesadüfen gördüm ve bu kadar eğitimli bir ailenin çocuğunun oralarda ne işi olabilir diye programı izledim. Hayretlerle, sözüm ona yarışmayı takip ettim. Gördüğümü ve anladığımı sizlerle paylaşmak sanıyorum yerinde olacaktır. Ben bir eğitimciyim; bu gözle baktığım ince ayrıntıları da atlamadan, duyduğum kaygıları belirtmem gerekir. Boş vermek ya da "bana ne!" demek olamaz. Bu türden programlar toplumu bozmaktan öte bir şey değildir! Daha önceleri de yarışma adı altında çeşitli programları seviyesizce ve gururların ayaklar altına alınması şeklinde bizlere sundular. Üzgünüm ki, aziz milletimizin büyük bir çoğunluğu da bu programlara teveccüh göstererek keyifle izlediler. Şimdi sorarım, bu yarışma bizlere ne veriyor? Durum öyle bir hal aldı ki, artık eğitimli ve toplumun önderleri sayılacak nitelikteki kişileri de bu neviden programlara çıkarmaya başladılar. Amaç ise milletimizin artık bunlara ilgi göstermemesini hissedip, bu endişeyi gidermek için "bakınız bu programlara sıradan kişiler katılmıyor" diyerek ilgi ve alakalarının kesilmesini önlemektir. Bilindiği gibi geçmişte "şovmenlik" adı altında kimler neler yaptı, ne şekilde ilgileri artırma peşine düşüldü; izlenme oranlarının yüksek tutulması için insanları affedersiniz edepsizliğe itmeler, pantolonlarını indirmeler ve daha neler neler!...

************

Tekrar söz konusu programa dönecek olursak, öncelikle doktor anne ve babanın büyük bir keyifle ve heyecanla üniversite öğrencisi kızlarını stüdyoya getirip, utanılacak bir şekilde para almak için gayret sarfetmeleridir. Dikkatinizi çekerim para kazanmak demiyorum! Çünkü burada para kazanılacak hiç bir eylem ve işlem yoktur. Sadece basit davranışlar neticesinde yüksek miktarda para almak vardır. Bu kişileri izledikçe yerin dibine battığımı hissettim. Bu ne kadar gurur kırıcı bir olaydır!

**********

Buradan şunu da çıkarmak artık mümkün olabiliyor; insan ahlaki olmayan her şekilde para kazanma yoluna gidebilir! Öyleyse tek amacımız para para para!..Gerçi bu kapılar çoktaan açıldı. Hatırlayalım insanları telefonda defalarca yalvartıp, ağlatıp paralar vermediler mi? Ardından çığlıklar attırmadılar mı? Rezaletin bini bir para şekilde insanlarımızın haysiyetlerini ayaklar altına aldırmadılar mı? Yetmedi "ponpon kızlar" adıyla genç kızlarımızın ahlaklarını yerle bir ederek teşhirlerle para kutularını şans adıyla dağıtmadılar mı? Üstelik bu teşhirleri isimlendirip, ayrıca da bir özentiye sokmadılar mı? İşte nerelerden, nerelere geldik!!! Oysa televizyonlarımızda gerçek anlamda kalitesiyle parmak ısırtacak bilgiye dayalı yarışmalar vardı. Ne oldu onlara?
*****************

İnsanların, sorgulayan, denetleyen, yorumlayan, araştıran yönlerinin yok edilmesine mi uğraşılıyor? Bilimsel, akılcı ve analitik gelişimlerin yolu mu kesiliyor? Yoksa insanları hayali bir yaşama iterek bedavacılığa, kısa yoldan köşe dönücülüğe, oradan kumar alışkanlığına mı sevk ediliyor?
***************
O halde zar atarak da yüksek paraların kazanıldığını çocuklarımıza ve gençlerimize tavsiye edip, yönlendirerek özendirelim! Nasılsa her türlü kumar gurubuna giren şans oyunlarını, hayatın bir parçası gibi kabul edip reklamlara aldık, oradan işte bu şekilde ki programlarla kabul ettirip, günlük yaşantımızın olmazsa olmazı haline dönüştürdük. Hatta toplumumuza umut dağıtmayı ülkü haline getirdik! Yatıp kalkıp bu neviden programları düşünür olduk! Neredeyse işi gücü bırakıp, yan gelip yatarak nasıl zengin oluruzu hayal eder duruma geldik! Alnının teriyle para kazanmak sorgulanır duruma getirildi!
****************
Küçücük çocuklarımıza ve gençlerimize verdiğimiz eğitim bu mu olacak? Daha net söylemek gerekirse, bu programlar kumarın alt yapısını veriyor ve kumara özendiriyor. O halde acilen bu programların sonlandırılmasını dileyerek aziz milletimizin dikkatlerine sunmak isterim. Sevgi ve saygılarımla!

1 yorum:

  1. Hocam bu konudan ben de çok şikayetçiyim. Resmen duygularıma tercüman oldunuz. Çok teşekkürler. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil