17 Nisan 2016 Pazar

Bırak Bu Ayakları...



"Paskalya yortusu öncesi ayak yıkama ritüeli için mülteci kampını seçen Papa Françis, mültecilerin ayaklarını yıkadı ve öptü."

İnsana kulluk yapma emaresidir bu tablo.

Zira,

İslam coğrafyası cehenneme çevrilirken...

Mazlum milletler köle edilirken...

Milyonlarca insan canice öldürülürken...

Yüz binlerce kadın tecavüze maruz kalırken...

Yüz binlerce çocuk katledilirken...

Milyonlar topraklarından sökülüp atılırken...

Altın tahtından zulmü kuşbakışı izleyip, dünyayı parmağında oynatan PAPA,



Hani, Avrupa'nın göbeğinde  muhtaç mültecilere hayvana yem verir gibi para atarak eğlenen sizin müthiş sporcularınız PSV takımını,

Ve hani kucağındaki çocuğuyla koşan bir göçmene çelme taktığı ve koşan kıza tekme atan gazetecinin insanlık dışı davranışlarını nereye koyacağız..



Hâl böyleyken... 

Batılıların ikiyüzlülüğünü ortaya  koyan,

İnsan onurunu ayaklar altına alan ucuz bir ŞOVdur bu olay.



Dolayısıyla...

Yüzyıllarca bir gelenek halinde sürdürülen ve sözde "alçakgönüllülüğü" insanlara yerleştirmek olarak sunulan, ama aslında zümreyi, yani ruhbanlık sınıfıyla birlikte insanlar arasındaki ayrımcılığa "din"i kılıf yapan, "köle-efendi" ilişkisini sorgulamaya kapatan, insana kulluk emaresinin ta kendisidir...

İslam'a göre İncil bozuldu. 

Mesela Papa'nın "ayak öpme"si bir şova dönüşürken öte yandan, "köle-efendi" vurgusunu ön plana çıkaran geleneksel yortu bayramı...

 Hz. İsa'ya ait olduğu iddia edilen, "köle-efendi" kavramı  asla İLAHİ olamaz! Zira Yüce yaratan kula kulluk etmeyi asla emretmez!!! Dolayısıyla,

"Köle" kim? 

"Efendi" kim?

Diyeceğim o ki...

"Kalbleri vardır bununla kavrayıp anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. "A'raf Suresi 179. Ayet.


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: İncil'e göre "ayak öpmek":

İncil Yuhanna 13,

"Alçakgönüllülük örneği


Fısıh bayramından önceydi. İsa, bu dünyadan ayrılıp Baba'ya gideceği saatin geldiğini biliyordu. Dünyada kendisine ait olanları sevmiş olarak sonuna kadar sevdi. Akşam yemeği sırasında İblis, Simon oğlu Yahuda İskariyot'un yüreğine İsa'yı ele verme isteğini koymuştu bile. İsa Baba'nın her şeyi kendisine emanet ettiğini, kendisinin Tanrı'dan çıkıp geldiğini ve Tanrı'ya döneceğini biliyordu. Yemekten kalktı, abasını bir yana koydu, bir havlu alıp beline doladı. Sonra bir leğene su doldurup öğrencilerin ayaklarını yıkamaya ve beline doladığı havluyla kurulamaya başladı. 

İsa, Simun Petrus'a geldi. Simun, "Rab ayaklarımı sen mi yıkayacaksın?" dedi. 

Petrus, benim ayaklarımı asla yıkamayacaksın!" dedi. 

İsa, "Seni yıkamazsam benimle payın olmaz." cevabını verdi. 

Simun Petrus, "Rab, yalnız ayaklarımı değil, ellerimi de başımı da yıka!" dedi. 

İsa ona dedi ki, "Yıkanmış olan tamamen temizdir; ayaklarının yıkanmasından başka ihtiyacı yoktur. Sizler de temizsiniz, ama hepiniz değil." İsa kendisini kimin ele vereceğini biliyordu. Bu nedenle, "Hepiniz temiz değilsiniz" demişti. 

Onların ayaklarını yıkadıktan sonra giyinip yine sofraya oturdu. Onlara, "Size ne yaptığımı anlıyor musunuz?" dedi. 

"Siz beni Öğretmen ve Rab diye çağırıyorsunuz. Doğru söylüyorsunuz, öyleyim. Ben Rab ve Öğretmen olduğum halde ayaklarınızı yıkadım; öyleyse, sizler de birbirinizin ayaklarını yıkamalısınız. Size yaptığımın aynısını yapmanız için bir örnek verdim. Size doğrusunu söyleyeyim, köle efendisinden üstün değildir. Elçi de kendisini gönderenden üstün değildir. Madem ki bu şeyleri biliyorsunuz, onları yaparsanız size ne mutlu!" İNCİL MÜJDE Sf: 229-230



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

1 yorum:

  1. Savaşları başlayıp, insani yerinden yurdundan eden zihniyet bi de o ayakları mi yıkıyor, günah mi çıkartıyor. Kime sevimli görünüyor!!!!

    YanıtlayınSil