4 Şubat 2010 Perşembe

Affet Beni, Arkadaş!















"Zorunlu olmadıkça savaş bir cinayettir." ATATÜRK


Savaş, ülkelerin silahlı güçleriyle gerçekleşen ve karşılıklı vuruşan silahlı mücadele anlamına gelmektedir. Savaşlar genellikle toplumsal ve kültürel alanda dini, milli, siyasi ve ekonomik amaçlara ulaşmak için gerçekleştirilir. Savaş insanların kendi elleriyle yine kendilerine -insanlığa- tahribatı yüksek felaketleri yaşatmaktır. Sonucunda ise insanlık büyük acılara sahne oluyor...


Şimdi bu bağlamda özellikle günümüz koşullarında görmekte ve yaşamakta olduğumuz savaşlara; "savaş kışkırtıcılarının, çıkar gruplarının, silah satıcılarının daha bol kazanmaları için insanların kıyasıya öldürülmelerine" karşı çıkan edebiyatçılardan kalemleriyle insanlıktan yana olan bir eserden; masumane bir duyguyu buradan sizlerle paylaşmak isterim:

Savaş anında çukurda sığınan bir asker, yanına düşen bir başka askeri can havliyle elindeki bıçakla öldürür. Ardından duygu dolu bir sorgulama süreci başlar.

"Sessizlik yayıldıkça yayıldı. Konuşmak, durmadan konuşmak ihtiyacını duyuyorum. Bu kez ölüyle konuşuyorum:

"Arkadaş, ben seni öldürmek istememiştim, diyorum. Şimdi gene buraya atlasan ve mantıklı davranacağını bilsem seni vurmazdım. Ama şimdiye kadar sen benim için yalnızca bir fikirdin. Ben de bu fikre göre davrandım. Hançerimi bir fikre sapladım ben."

"Ama şimdi, ilk olarak görüyorum ki sen de benim gibi bir adamsın. Önceden hep senin el bombalarını, süngünü, tüfeğini düşünürdüm. Şimdi ise aileni düşünüyorum. Senin yüzünü görüyor, kardeş olduğumuzu anlıyorum."

"Affet beni, arkadaş! İnsan her şeyi iş işten geçtikten sonra anlıyor. Sizin de bizler gibi zavallı yaratıklar olduğunuzdan bize niçin hiç söz etmezler sanki? Sizin analarınız da bizimkiler gibi üzüntüde. Hepimiz ölümden aynı şekilde korkuyoruz. Aynı ölümle ölüyoruz, aynı acıları çekiyoruz."

"Bağışla beni arkadaş! Kim demiş sen benim düşmanımsın diye? Şu tüfekleri, şu asker giysilerini çıkarıp atsak sen de Kat gibi, Albert gibi benim kardeşim olurdun. Benim ömrümün yirmi yılını al da ayağa kalk, arkadaş! Daha fazlasını al, çünkü bundan sonra ömrümün geriye kalan yanını nasıl geçirebileceğimi düşünemiyorum bile."

....

Ölüyle konuşuyorum. Çabuk çabuk, "Karına yazacağım," diyorum. "Ona ben yazacağım. Senin ölümünü benden duymalı. Sana söylediğim her şeyi ona da söyleyeceğim. Çok acı çekmeyecek. Ona yardım edeceğim. Annene, babana, varsa çocuğuna da yardım edeceğim."

Ceketinin önü yarı açık duruyor. Cüzdanını kolayca buldum. Ama bir süre elim varıp açamadım. Cüzdanın içindeki kimlik karnesinde ölünün adı yazılıdır herhalde. İsmini öğrenemezsem onu belki unutabilirim. Zaman belki bu anıyı, bu sahneyi silebilir zihnimden. Adamın adı ise beynime çivi gibi çakılacak, bir daha hiç çıkmayacak. Bu olayı sonsuza değin hatırlatacak bana. Her zaman gelip karşımda duracak.

....

Resimlerde bir kadınla bir kız çocuğu görünüyor. Sarmaşık kaplı bir duvar önünde çekilmiş ufak, amatör resimler. Başka mektuplar da
var. Açıp okumaya çalışıyorum. Okuduklarımın çoğunu anlayamıyorum. Fransızcam yok gibi bir şey. Ama çevirebilidğim her sözcük bir kurşun gibi bağrımı deliyor. Hayır, kurşun değil, hançer!

......

"Arkadaş." diyorum ama şimdi sakinim. "Arkadaş, bugün sen, yarın ben! Ama sağ çıkarsam bu belaya karşı çarpışacağım, arkadaş. İkimizi de yıktı bu afet. Senin hayatına maloldu. Ya benim? Benim de hayatım! Sana söz veriyorum, arkadaş. Bu iş bir daha olmayacak."...

Erich Maria REMARQUE / Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok, sf: 175-176-177


Savaş pek çok asker ve sivilin öldüğü, ülkenin kaynaklarının tüketildiği, bütün canlıları bünyesinde barındıran doğayı tahrip ederek kirleten ve etkisi yüzyıllara yayılan bir olaydır.
Dünyaya yön veren liderlerin, izledikleri politikalarının neticesinde kaçınılmaz savaşlarla karşı karşıya kalan insanlık, ne yazık ki her zaman bedeli ağır sonuçlarla ödetilmeye mahkum edilmektedir!

Sevgi ve saygılarımla!


1 yorum:

  1. Affet beni arkadaş,savaşta olanları
    anlamak zor değil ama barışta 'baba
    ben birşey yapmadım ne olur beni öldürme' diye yalvaran Medine kızı diri diri gömen zihniyetin değer kazandığı ülkemde savaş o kadar masum ki ...
    Yeteneksiz(!)TÜRK

    YanıtlayınSil