20 Mart 2010 Cumartesi

Türk Hollywod Yolları'na Hoş Geldiniz!














"TÜRK'ün haysiyeti, onuru ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür." Atatürk



Güzel ülkemin güzel insanlarının harika sözleri vardır! Bunları işittiğimizde kâh güler, kâh hüzünlenir kâh etkileniriz... Ama neticesinde içinden çok güzel dersler, ince mesajlar çıkarırız! İşte TOSBAĞA sözcüğü de İç Anadolu bölgemize has bir kelimedir. Kaynağı Nevşehir'den geldiğini bildiğim "Tosbağa kabuğundan çıkmış da, kabuğunu beğenmemiş." atasözünü bugünkü yazıma konu edeceğim. Ancak söz konuya örtüşür mü, onu bilmem; ama düşünceyi analiz ettiğimde en güzel ders çıkaracak, espirili atasözlerimizden, ilk aklıma gelen bu oldu... Sonrasını da size bırakıyorum...


Bilirsiniz kaplumbağa çıktığı kabuğu beğenmezmiş... Velhasıl güzel ülkemde de ne yazık ki bu hastalığı taşıyanlar oldukça yoğun; ve hızla yayılmakta...


Eski Türk filmlerinde, fakir olan anne babayı arkadaşlarından saklayan evlatlar ve bulunduğu konumdan utanan "Batı hayranı" tipler olurdu. Filmi izlerken yüreğimizin sızladığı ve iç geçirdiğimiz o görüntüler; ne yazık ki şimdilerde film olmaktan öteye geçerek, ülkemizin gerçeği haline dönüşmeye başladı... Yani ülkesini, milletini, tarihini ve özellikle de kültürünü beğenmeme durumu dersek, konu daha anlaşılır olacak sanıyorum.

Neyse, bu türden bir yansımayı da maalesef bugünlerde THY'de bir kez daha görüyoruz:


"THY, reklam yüzü ünlü aktör Kevin Costner’ın yerine farklı bir isim arayışına girdi. THY Genel Müdürü Temel Kotil, bu yıl Kevin Costner yerine yeni bir ismin reklamlarda oynayacağını açıkladı. Görüşmelerin sürdüğünü belirten Kotil, en yakın sürede bu ünlü isimle anlaşmak istediklerini kaydetti. THY’nin görüştüğü kişilerin Oscar ödüllü Charlize Theron ve Nicole Kidman olduğu belirtiliyor. Görüşmelerin son aşmaya geldiği kaydedilirken, THY’nin yeni reklam yüzüyle özellikle First Class uçuşlarının tanıtımına ağırlık vermek istediği konuşuluyor.

THY, Oscar ödüllü Hollywood yıldızı Kevin Costner ile geçen yıl reklam filmlerinde oynaması için anlaşmıştı. THY’nin bu reklam filmi, 70 ülkede yayımlanmıştı. Ancak Costner’ın reklam filmine olan ilgi beklentilerin altında kalmıştı." 18.03.2010 / Vatan


Vallahi bu haberi okuyunca ruhumun içten içe acı çektiğine dikkat çekmek isterim. Zira "kabuğunu beğenmeyen tosbağa" misali insan kendi yaşadığı ülkesine ve milletine rağmen, sürekli bir propaganda şeklinde “dış kaynaklı", "iç mihraklı” organize Türk’ü ve Türkiye’yi küçümseme ve aşağılama kampanyalarının sonunda olsa gerek; kendimizi "beğenmez" olduk.

Konuya dönecek olursak, kendi ülkemde sanatçı kalmamış olacak ki, halen THY, Amerika'ya uzanmaya devam ediyor... Kevin Kosnır'ı bıraktık, sıra geldi Nikol Kidmın'a... Şimdi ben bu olayı bir türlü anlayamıyorum... Hatta eminim milletimiz de çok anlayamıyor... Kendimizi bu kadar hakîr görüp, yabancı hayranlığımızı ve tutkumuzu her şekilde ortaya dökmek inanılır gibi değil... Her attığımız adımda "onlar gibi olmak", "onlar gibi davranmak" bizi kendi kimliğimizden adeta söküp atıyor!


Ancak ne çare ki THY, Hollywod'a takıldı bir defa... Şimdi deniliyor ki "uluslararası" reklam!.. İyi de bizden birilerine, bu şansı neden vermiyoruz? Ha, yok "oscar ödülü" için iştahlandıysak, buradan sormak isterim; bu ödülleri ortaya koyanlar, kimler? Kendi kendilerini yüceltenler değiller mi? Bu bile bizi kendimize getirmeye yetmez mi acaba? Zira ne o ödülü alanlar arasındayız, ne de verenler arasında!!! Yani bu türden sözde derecelendirmeler, bizim gibilere bir gösterişten başka bir şey değil! Maksat bir "hayranlık" duygusu yaratılsın ve kendilerine "ayrıcalık" gösterilsin...


Hazır yeri gelmişken bakınız yazar Paulo Coelho, kitabında muadili (ki burada THY'nin ısrarla üzerinde durduğu sanatçılar da, bu "süpersınıf"ın üyeleri...) konuya nasıl yaklaşmış:

"... Süpersınıf'ın -hayallerin gerçeğe dönüştüğü sinema ve moda dünyasına girebilenlerin- toplandığı Cannes Film Festivali'ne götürüyor. Bu ayrıcalıklı sınıfın bazı üyeleri zirveye ulaşmıştır ve konumlarını yitirmekten korkarlar; para, güç ve ün tehlikededir; çoğu insanın, bedeli ne olursa olsun, uğruna her şeyi yapmaya hazır olduğu değerler."

"Süpersınıf dünyaya hükmeder; onların ileri sürdükleri görüşler zekice, sesleri yumuşak, gülümseyişleri ölçülü, ama kararları kesindir. Onlar bilirler. Kabul eder ya da reddederler. Güç onlardadır. Ve güç, kimseyle görüşmez, yalnızca kendisiyle görüşür. Ne ki, her şey yitirilmiş değildir. Hayal dünyasında ve gerçek dünyada her zaman bir kahraman vardır." Kazanan Yalnızdır sf: 77

O halde "First Class" uçuşlarının tanıtımı için; "süpersınıf"tan birisini bizim seçme zorunluluğumuz mu var? Öte yandan dünyaya açılmak demek, kendi insanlarımıza yer vermeden mi, açılmak anlamı taşıyor? Bu durumda bizim kendi öz varlığımızı temsil etmek bile yabancılara düşüyor... İşte bu tutum gerçekten bizi derinden yaralıyor ve incitiyor! Netice itibariyle de ülkemizin ve milletimizin millî bilinç şevki, azmi kırılır duruma düşer oldu!


Bizi, biz kendimiz bile dikkate almazsak, yabancı milletler niye dikkate alsın ki?!

Demem o ki; insanın kendi kimliğine ve özüne güven ve saygı duymadığı bir yerde, elalem niye bize güven ve saygı duysun?! O zaman bu anlayışın hüküm sürdüğü bir ortamda, millet olarak kendimize olan saygımızı topluca yitirmez miyiz? Dahası eziklik ve aşağılık duygularına kapılan bir toplumun ilerlemesi mümkün olur mu? Nitekim olmuyor da... Yıllardır bu duygularla benliğimizi ve ruhumuzu çalanlar, nihayet meyvelerini toplamaya başladılar bile...

THY gibi marka olmuş bir kuruluş; "özenti"lere kapılarak adını yükselteceğini zannediyorsa, yanıldığını iyi bilmeli! Zira bu davranışıyla hem bizleri incitiyor, hem de -Türk- adının saygınlığına gölge düşürüyor!.. Bu arada bir yandan devleti ve milletiyle her şartta rüştünü ispatlayan koskoca Türkiye Cumhuriyeti'ni övünç ve gururla ifşa edelim; öte yandan yetmiş milyonluk TÜRK milleti içerisinden, adını verdiği THY için, reklamını yapacak yerli Kosnırlar, Kidmınlar bulamıyalım! Öyle mi?!..


Bu durumun bizler için, onur kırıcı olduğunun altını kalınca çizerek, nereden gelip ve nereye gittiğimizi iyi anlayabilen; neyi, niçin yaptığımızı farkeden; bu kutlu vatanın asil milleti olarak, Modern Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ve ecdadına yakışır, vakur durabilen bir anlayışla hareket etme bilinci temennisiyle; böyle bir kararı almak gafleti gösteren, Türk Hava Yolları'nın sn. yetkililerine teessüflerimi bildiririm!

Sevgi ve saygılarımla!

3 yorum:

  1. Ne kadar TÜRK olmakdan TÜRK isminizikretmekten utansalarda adının üzerinde TÜRK HAVA YOLLARI YAZIYOR ya bu onlara yeter onlar daha anlıyamamışlar TÜRK isminin ne kadar güzel ne kadar şerefli ne kadar onurlu olduğunu. Atalarımız ne demiş EY TÜRKTİTRE VEKENDİNE DÖN inanıyorum bu kendinden utananlar bir gün kendi özlerinedönecektir.NE MUTLU TÜRK ÜM DİYENE NE MUTLU TÜRK GİBİ YAŞAMAYA

    YanıtlayınSil
  2. Bu güzel yazınız için sizlere teşekkür ediyorm hocam. Türklük bilincini kazanamamış kişilere de allahtan akıl ve fikir diliyorum. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil
  3. yine gözunuzden kaçmamiş.müthişsiniz.sizi tebrik ediyorum.söylediklerinize ilaveye gerek yok.sözün bittiği yer.elif.

    YanıtlayınSil