19 Ağustos 2010 Perşembe

"Dinamik"likten "Dinamit"liğe...

















"Nesnelerin bir ters yüzü vardı, insan aklını kaçırdığı zaman bunu görürdü…" Jean Paul SARTRE



"İsparta'nın Sütçüler İlçesi'ne bağlı Ayvalıpınar Beldesi'nde 18 yaşındaki Halil İbrahim Akkuş, 3 üvey kardeşiyle aynı odada yatan babası 48 yaşındaki Salih Akkuş'u ağrı kesicilerin karışımından oluşan serum takıp bayılttı, ardından üzerine benzin döküp ateşe verdi."


Bu haber ve benzerleri artık günlük yaşamımızın neredeyse bir parçası haline geldi... Yani toplum olarak "çıldırma" noktasına ulaşmış gibi görünüyoruz... Böylesi sosyolojik haberler öyle çok yaşanır oldu ki... Artık bunların nedenlerini düşünmenin zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.


Peki, vahşice öldürme olayları bu kadar niye çok hayatımızda yer almaya başladı? Üzerinde düşünülecek o kadar çok sebep sıralayabiliriz ki... Mesela ben artık bu türden vukuatların nedeni olarak sanki genetik yapımızın değiştiği ya da ne bileyim, değiştirildiği kanaati taşımaktayım...


Zira biz, böyle miydik?

Bilmem; en azından hergün bu ve benzeri haberleri okudukça, inanılmayacak şeyleri, kendi insanımızda görmeyi belki de kabullenmekte zorlanıyor olabilirim işte...

Bu vesileyle diyorum ki...

Acaba küresel mutasyona mı uğradık?


Ya da bir zamanlar, dev bir kampanya ile onbinlerce kan örnekleri, bir vesileyle de olsa Amerika'ya gönderilmişti ya...


Ne dersiniz; orada genlerimizin şifresi çözülerek, ona göre çareler mi geliştirildi acaba?

olabilir mi?

Valla neden olmasın!!! Yani laboratuar ortamı üzerinden mutasyon da diyebiliriz mesela...


Bakınız, bitkilerin genleri üzerinde oynanarak, ortaya aynı ürün üzerinden değiştirilmiş yepyeni türler oluşturulmuyor mu?

Eee, o zaman?!..


Bu kaygı ve endişe verici olaylara sahne olan toplumumuzun;


DNA'sı mı değişti?

Yoksa "çıldırma" noktasına mı ulaştı?

Onu bilemem ama...

Diyeceğim şu ki... "DİNAMİK" bir toplum iken, olduk "DİNAMİT" bir toplum!


Sevgi ve saygılarımla!


3 yorum:

  1. Şahane bir yazı.Bu konuyu birkaç yıl evvel konuşmuştuk.Kişiyi olmadığı gibi anlatırsak sonu hiçbir zaman olamadığı o ben ile savaşa girer.Cehalet herzaman vahşeti getirir.Tabii ki biz hep böyle değildik(%75 oldu artık)Şartlar kişilerin aklını kullanmasını unutturup hayallerle yaşamaya itince işte o olamayan ben vahşeti gördü.Sahip olduğumuz kudret artık o damarlarda dolaşmıyor.Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
  2. Çok güzel bir yazı. Gerçekten çıldırma noktasındayız hatta çıldırdık. Ama maalesef güzel ülkemde başka gündemler yaratılarak bu tür şeyler görmezden geliniyor. Yazık. Teşekkürler hocam. Serkan Alpaslan

    YanıtlayınSil
  3. yine yerinde bir tespit , umarım bi gün herşey güzel olacak.
    elif

    YanıtlayınSil