3 Şubat 2011 Perşembe

Şartlar Değişiyor
















"Ayni dili konuşan değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler." Mevlana



"Orman köylerinde, eskiden çam ağaçlarından bardak yaparlarmış.

Askere giden bir adam günün birinde döndüğünde eski çamların nereye gittiğini sormuş. Adam, oğluna:

-Ah oğul! O senin sorduğun eski çamlar bardak oldu, demiş."


Arap Yarımadası... Müslüman coğrafyası... Diğer bir deyimle diktatörler diyarı...


Bölge halkları yoksulluk ve cehalet altında ezilirken... Sözde halk tarafından getirildiklerini iddia edenler, Batılı işbirlikçileriyle bir olup, kendi milletlerinin fakirleşmesine, ezilmesine saltanatları uğruna yıllarca göz yumdular...

Artık "şartlar değişti" anlamına gelen, "eski çamlar bardak oldu" deyimini burada kullanmanın tam da yeri diye düşünmeden edemiyorum...


Zira bir bir dikta rejimleri yıkılıyor...

Diktatörler, kendilerine kaçacak ülkeler aramaya, çoktaaan başladılar bile...

Arap Yarımadası, Osmanlıdan sonra Batılı güçlerce parça parça edilerek sömürgeleştirilmişti...

Emperyalist güçler, parça parça ettikleri aşiretleri sözde "devlet" gibi göstermeye çalıştı...

Zira bu sözde "devlet"lerin halklarını yoksul bırakarak ancak bölge insanının zenginliklerini sömürebileceklerini biliyorlar...

E bunun için de... Bölge halklarını zapturapt altına almak gerekir değil mi?

O halde buralarda "demokrasi" tiranlarla işletilmeli...

Hâl böyle olunca da... Buralarda birlik, eşitlik, güvenlik, refah, adalet, barış gibi insanların mutlu yaşamasını sağlayacak ortak beklentilerin oluşması imkansız hale geliyor...


İşte şimdi, Tunus'tan başlayarak Mısır'da devam eden ve tüm Arap Yarımadası'nı saran halk hareketinin amacı, bu yöndeki -insanca yaşamak adına- istek ve beklentilerini canları pahasına açlık ve sefalete karşı kazanmak için...

Demem o ki...

Buradan yola çıkarak, güzel ve yalnız ülkemin, Müslüman coğrafyasındaki önemini bir kez daha anlamamıza neden olduğuna izninizle DİKKAT çekmek isterim. Zira Atatürk Cumhuriyeti ve felsefesi, bir zoru başararak bu zorlu coğrafyada millet olarak başı dik ve onurlu yaşamamıza en büyük etkendir!!!

Bilmem... Bu sayede Büyük Atatürk'e "diktatör" diyenlerin, şimdilerde gerçek diktatörlüğün ne demek olduğunu herhalde daha iyi anlamış olacaklarını düşünüyor ve inanıyorum... :)

Sevgi ve saygılarımla!



2 yorum:

  1. Siyaseti siyasetçiler yapar. Zulümü insanlar tadar. Yurdunu seven herkes zulme uğrar. Toprak kanla sulanmadıkça derler. Kan olmazsa toprağı neylercin. Sevgilerle

    YanıtlayınSil
  2. offff ne kadar bildik cümleler bunlar...45 yıldır tv'lerde ve gazetelerin köşelerinde bu tür cümleleri okumak ve izlemekten bıktık...

    YanıtlayınSil