19 Haziran 2012 Salı

Yiğitlerimize Allah'tan Rahmet Diliyorum...


















Sabah işe gitmek üzere hazırlanıyorum...

Bir yandan da gözümü açar açmaz ilk yaptığım...

Gazeteleri karıştırıyorum...

Hatay'da 1 ŞEHİT...

İçeri girip çıkyorum...

Derken kocaman bir üst başlık...

Dağlıca'da çatışma.... 7 ŞEHİT! Ayrıntılar geliyor...

Ayrıntılar geldikçe Şehit sayısı artar endişesi ile yüreğim daraldı...

Nihayet,

Şehit sayısı 8, 16 Yaralı...

Üstelik çatışmalar "ağır silah"larla...


İyi de bu silahları, eli kanlı eşkıyalara kim sağlıyor?!


Senaryo bildik,

Düşman bildik aslında...


Şehitlerimizin adları açıklandı.


Allah bu yiğitlerin yakınlarına sabır versin!!!


Kıdemli Çavuş Ali Gümüş,

Piyade Onbaşı Cahit Kılıç,

Piyade Onbaşı İsa Sayın,

Piyade Er Umut Bulut,

Piyade Er Ali Yasin Erosmanoğlu,

Piyade Er Mustafa Türkmen,

Piyade Er Yaşar Doymuş,

Ulaştırma Er Samet Bütün.



Bu evlatlar can taşıyordu...


Vatan savunurken...


Ama inanılması güç, kabullenilmesi acı olan televizyon kanalları eğlencelerine devam ediyor...


Bu kadarına dayanmak çok güç...


O annelere...

Allah sabır güç, kuvvet versin!!!


Hain düşman, 1919'da yapamadığını bugün tüm hızıyla kaldığı yerden devam ederek, hayata geçirmeye çalışyor..


Öte yandan;


Büyük Atatürk'ün Sevr'i yırtarak tanımaması, başta İngiliz'in, Yunan'ın, Fransız'ın, Ermeni'nin... hayallerini altüst etti...

Atatürk'ü asla unutamayan bu alçak haçlıların tek isteği Atatürk'ten intikam almak...

Ki bugün verdiğimiz 9 ŞEHİT bunun en âlâ göstergesi...



İyi de birkaç gün önce "çöpe atılan" Atatürk resimleri neyin nesi?


Bunu hangi alçak yapabiliyor?!


Elin gâvurunu anladık; onların kuyruk acıları belli de...




Diyeceğim o ki...


"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir"


Hepimiz bu vatan toprakları üzerinde yaşamıyor muyuz?!..


Mevlanaların, Hacı Bektaşı Velilerin çocukları olarak,


Kıssadan hisse:



Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır.

Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli’nin dergâhına kurban olarak bağışlamak ister.

O zamanlar dergâhlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordur.

Durumu Hacı Bektaş Veli’ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli,

"Helal değildir" diye bu kurbanı geri çevirir.

Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır.

Mevlana ise; bu hediyeyi kabul eder.

Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar.

Mevlana şöyle der:

"Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir."

Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergâhı’na gider ve Hacı Bektaş Veli’ye,

Mevlana’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektaş Veli’ye sorar.

Hacı Bektaş da şöyle der:

"Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir."



Böylesi incelik ve tevazu ile, birbirimizi boğazlamak, kin gütmek yerine,


Yüceltebilmeyi başarabilenlerden olmamız dileğiyle...


Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum...

Yüce Türk milletinin başı sağolsun...

Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

1 yorum:

  1. Başımız Sağolsun!Hepize Rabbim Sabır versin daima...Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz. (Bakara 154)

    YanıtlayınSil