25 Şubat 2013 Pazartesi

Ne Mutlu Türk'üm Diyene!








Bir okuyucumdan gelen yorum'u aynen aktararak üzerinden önemli saydığım bir konuya izninizle  değinmek istiyorum:

"Ben bu ülkede Kürt'üm dediği için hapse atılmış, siyasi tutsak olmuş, özgürlüğünü ve hatta canını kaybetmiş binlerce insan tanıyorum. Olayları bu denli çarpıklastırarak taa Tanzimat döneminden (1839) beridir bu ülkede Türklükten başka hiçbir milletin eşit haklara sahip olamayacağını açık açık sözde milliyetçilik özde ırkçılık ile devam ettirmeye çalışıyorsunuz bu şekildeki hassas konulara değinerek. 20 yıl sonrasındaki durum sizdeki esas utancın ne olacağını daha iyi gösterecektir. Bekleyelim, görelim. Saygılarımla"


Bu kardeşimize sormak ve söylemek istediğim...


Bugüne kadar "ben hangi ırk'tanım" diye bir merakım olmadığı gibi bundan sonra da olmayacaktır... Zira ulusumun ekmeğini yedim, bu vatanın toprağında yetiştim ve bu devletin himayesinde bugünlere geldim... O halde bu ülkenin vatandaşıyım! Ve bu millete vatandaşlık bağıyla bağlı olduğumun da gayet bilincindeyim. Bundan bu vakte kadar hiçbir zarar görmediğim gibi, kendimi ayrıca güvende hissettiğimin de altını özenle ve gururla çizerek belirtmek isterim.

O halde; "Ben Kürt'üm" demek ırkçılık olmuyor mu?

Öte yandan hepimiz hatta  herkes iki kuşak ötesine gitse...  hangisi "saf" ırk ki?

Diğer bir açıdan ne fark edecek sanki... Bu ilkel düşüncenin etrafına sarılarak neyin peşine düşülüyor? "Ben Kürt'üm" ya da "Ben Türk'üm".. Hepimiz  bedel ödeyerek kazandığımız bir vatan üzerinde yaşıyoruz, bundan sonra da  yaşayacağız!!! Var mı bunun ötesinde başka bir hedef? Bugün Amerika diye bağıranlara bir bakın bakalım... Her milletten insanlar bir araya gelerek  Amerika'yı Amerika yapmışlar! Şimdi hepsi "ben Amerikanım" diyor... N'oldu?!


Diyeceğim...

Hiçbir zaman "ırkçılık" yapmadım. Irkçı yaklaşımlara da asla sıcak bakmadım. Zira buna ne gönlüm, ne de vicdanım asla razı olmaz! Bunun yanında, "Ben Türk'üm" demekten de her zaman ŞEREF duydum...


Niye mi?


Kısa bir süre önce dünya haritasında Yugoslavya diye bir ülke vardı.. Şimdi Yugoslavya adında  ne bir ülke kaldı, ne de Yugoslavya vatandaşı!!! Zira tıpkı bugün ülkemiz üzerinde oynanmak istenen oyun misali, insanlar önce öteki'leştirildiler, sonra bölündüler, ardından mutlu mesut yaşayan halklar birbirine düşürülüp boğazlaştı'rılarak istenilen nihai hedefe ulaşmak isteyenlerce, paramparça edilip, lokma lokma yutuldular!!!

Şimdi bu cümleyi eden herkese...

Bir eli balda bir eli yağda olup da, kendi ülkesinin bayrağını gizleyerek "ulusal" zannettiğimiz kanallarda  yer edinip, boy gösteren "şov" programcılarına  önemle duyurulur! Ki, yarın çok geç olmadan akıllarını başlarına alsınlar diye!!! Zira belki bunlar  gibi'lerin gidecek bir başka "ülke"si olabilir! Ama... Anadolu'yu kendine yurt edinmiş, Anadolu'dan kovulmak istenen, 75 milyon "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı" Türk vatandaşı'nın ne gidecek bir ülkesi, ne de bir başka vatanı var...

Bunu sakın unutma'yın!


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

1 yorum:

  1. Merhabalar Tülay Öğretmenim.

    Konuyu o kadar güzel açıklamışınız ki, kalemine, yüreğine ve gönlüne sağlık ve mutluluklar dilerim.

    Türkiye'yi parçalayarak kolay yutulacak lokmalar haline getirmek için elinden geleni ardına koymayan emperyalist ülkelerin niye oyununa geliyoruz ben anlayamıyorum?

    Bu ülke, emperyalist ülkelerin işgaline yaptığı savaşlarla bir son vermiş ve 1923 yılında da Türkiye Cumhuriyeti olarak yeniden kurulmuş. Bu ülkenin adı Türkiye, ve bu ülkeye vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes de Türk'tür.

    Ne mutlu Türk'üm diyene!
    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlaSil