26 Haziran 2013 Çarşamba

Nereye Kadar!?






"Gemliğe doğru denizi göreceksin; sakın şaşırma." Orhan VELİ

ifadesi yerini bundan böyle,

Gemliğe doğru artık zeytinlikleri  görmeyebilirsin; sakın şaşırma.

Zira bundan böyle daha çok rezidans'lara kavuşacağız...

Gemlik, Mudanya.. zeytin memleketi. Ama ne yazık ki buralardaki zeytinliklerin de imara açıldığını acıyla öğreniyoruz... Bu sebeple zeytin üreticileri büyük endişe içindeler...

Doğrusu hızla yeşil alanlarımızın yok edilerek betonlaşmaya gidildiği bir süreçte, yaşamak için en temel ihtiyaçlarımızın karşılandığı tarım arazilerimizin göz göre göre yok edilişini dehşet ve ibretle seyrediyoruz...

Ne olacak, bundan sonra zeytinliklerimiz de yok edilip, yerine rezidanslar mı yapılacak?

Nereye kadar!?


"1 milyar insan yani her 7 kişiden biri açlıkla mücadele etmekte ve her gün 5 yaşın altındaki 20 bin çocuk yiyecek bir lokma ekmek bulamadığı için hayatını kaybediyor." 7 Haziran 2013, Yeniçağ

"Üç yıl içerisinde tam 60 AVM kapanacak.
İstanbul’da Levent’te bir caddenin üzerinde 6 AVM mevcut. Dünyanın neresinde var böyle bir şey" 19 Mayıs 2013


E, bir süre sonra...

Kahvaltıda AVM'lerin ve rezidansların çakıl taşlarını zeytin niyetine kemiririz...


Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

2 yorum:

  1. Merhabalar Tülay Gürdal.

    Verimli arazilerin imara açılıp betonlaştırılmasına oldum olasıya karşıyım. Köy yerleşimlerini yerinde incelerseniz; köylerimizdeki evlerin hep kayalık taşlık araziler üzerinde olduğunu görürüz. Köylü kardeşlerimiz düz yerlere ev yapmasını bilmiyorlar mı? Onların bildikleri tek şey ekip biçeceği bir karış alanı dahi heder etmemek için, evlerini tarıma elverişli olmayan kayalık ve taşlık yerlere yapmalarıdır.

    Ankara'dan bildiğim bir yer var. Eryaman mahallesi olarak oluşturulan yerleşim yerleri, daha önceden kavun yetiştirdikleri tarlalarmış, yani tarıma elverişli arazilermiş. Burasını yerleşim alanına açmışlar millet de cazip geldiği için o güzelim tarıma elverişli tarlalarından vazgeçip satmışlar, yani altın yumurtlayan tavuğun boynunu vurmuşlar.

    Benim memleketimde de aynı şey yapıldı. Bugün ilçemizde (Kaman) Hazarkent sitesinin kurulduğu alan, tarıma elverişli hem de buğday ve arpa ekiminin yapıldığı verimli sulak tarlaydı. İmara açtılar ve oraya bitişik nizam dubleks evler inşa edildi. Ne oldu? Hiç ev yapacak yer kalmadı mı da bu güzelim sulak tarlayı yerleşim alanına dönüştürdünüz?

    Gelecekte nüfusu besleyecek tarım arazilerine ihtiyaç duyulacak. O zaman yapılan bu beton yığınlarını söküp arazileri tekrar tarlaya dönüştürmek zorunda kalacaklar.

    Tarıma elverişli olmayan yerlere dilediğini yap, ama tarıma elverişli arazileri rant sağlama uğrunda yerleşim alanlarına dönüştürüp ülkeyi beton yığınına dönüştürmeyelim. Bunun acısını gelecek nesiller çekecekler ve bizlere ekip biçecek arazi bırakmadığımız için küfredecekler.

    Hele de yazınızda bahsettiğiniz gibi zeytinliklerin imha edilerek yerleşim alanına çevrilmesi, bana göre bir insanın kollarını kesmek gibi bir şey. Yazık ediyorlar. Zeytin her yerde yetişmez. İşte onun yetiştiği bir bölge var, neden bu güzelim ve verimli zeytin ağaçlarını imha ederek yapılaşmaya yer açarsınız? Bu nasıl bir mantık anlamak mümkün değil. Hele de faydası olsun olmasın yeşili, doğayı imha ederek yerleşim alanı açmak hiç mantıklı bir uygulama ve yol değil.

    Verimli tarım arazilerini imha ederek, yerleşim alanı açma gayretinde bulunan bu zihniyeti esefle kınıyor ve akıllarını başlarına devşirmeleri için Cenab-ı Allah'a dua ediyorum. Bu zihniyeti Cenab-ı Allah ıslah etsin ve hidayet müyesser eylesin, daha ne diyeyim.

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlayınSil
  2. Üzüldüm doğrusu. sürekli olarak Mudanya ve Gemlik gezisi ayarlamayı düşünüyorum, henüz denk getiremedim. Değerlerimiz yok olmasın ve bu güzellikleri görebileyim derim.

    YanıtlayınSil