14 Mart 2015 Cumartesi

Allah'a Emanet!





Türk Dil Kurumu'nun, ''müsait'' kelimesi için verdiği ''kolayca flört edebilen kadın'' karşılığı, özellikle biz kadınların gündeminden düşmezken, TDK'dan art arda gelen ayıplar devam ediyor...


Gördüğüm o ki, TDK'nın dışındaki hemen hemen tüm ilköğretmim okulları sözlüklerinde inanılmaz yanlış, inanılmaz sapmalara dayanan sözde "bilgi"lerle dopdolu.. 

Vallahi her defasında isyan ediyorum...

Velilerime ısrarla tavsiyem; "TDK" sözlüklerini almaları yönünde oluyor.



Çocuklarımla birlikte sınıfta sözlük çalışması yapıyoruz. Dolayısıyla tek tek kelimeleri çocukların sözlüklerinden incelemelerini ister, ardından açıklamasını yaparım.

Neyse... 

Dün ders işliyoruz.. "çete" sözcüğünü araştırıyor çocuklarım.

Parmaklar havaya çoktan kalktı bile...

Çete: "Ordu birliklerinden olmayan silahlı küçük birlik"

Kulaklarıma inanamadım.. Bir başkasına daha okutuyorum, aynı..

Bu ne? 

Derhal açıklama getirdim:

"Çocuklar bunlar külliyen yanıltıcı sözde bilgiler..." 

Evet.. Kurtuluş Savaşı yıllarında vatansever Türk halkı düşmanla mücadele için silahlı çeteler oluşturmuştur ama.. Çocukların ilk anda zihinlerine yerleştirilmesi gereken tanım; günümüzdeki sokak aralarına yerleşmiş kirli işlerden oluşan suçluların birlikteliğini öğretmek gerekmez mi?


Allah aşkına bu nasıl bir tanımlama? 

Özellikle günümüzde kendini sıkça gösteren dolayısıyla hepimizi endişelendiren ve küçük yaşlardan başlayan bu "yasa dışı yapılanma, kirli işleri, suçları barındıran oluşum"  nasıl oluyor da bu şekilde tanımlanabiliyor.. Pes!

Sıklıkla gördüğüm bu yanlış "bilgiler" ışığında çocuklarımızın nereye çekilmek istendiği ise, ayla gün gibi ortada.. 

Bunlar  bir değil, iki değil.. 




İlk tepkimi 2009 yılında TDK Başkanlığına verdim. Dönemin TDK Başkanı Prof. Dr. Sayın Şükrü  Halûk AKALIN'la bir telefon görüşmemiz olmuştu. Sayın Başkan'ın göstermiş oldukları duyarlılık sonucunda,  itiraz ettiğim konuyla ilgili Türk Dil Kurumu Sözlük Kolu Üyesi Prof. Dr. Hamza ZÜLFÜKAR'ın resmî değerlendirmeleri, haklılığımı ne yazık ki ortaya çıkardı.

Dolayısıyla... 

TDK'nın durumu böyle de, 

Ya diğer "sözlük"ler?

Vallahi Allah'a emanet!

:(


Sevgi ve saygılarımla!


NOT: 

2009'da TDK'ya ilettiğim şikayet üzerine yapılan bilimsel değerlendirme:

"Dünden Bugüne Türkçe

PROF. DR. HAMZA ZÜLFÜKAR

Bir yabancı terimin Türkçede farklı sözlerle karşılanması üzerine öteki bilim dallarında olduğu gibi kimya, tıp ve biyoloji eğitimi yüzyıllarca Arapça kelime köklerinden türetilen terimlerle yürütülmüştür. Kavramları karşılamada mahrukat (yakıt) örneğinde görüldüğü gibi tek kelimeden yararlanıldığı gibi isim veya sıfat tamlamaları da bu yolda kullanılmıştır. Bunu için de nokta-i galayan (kaynama noktası), kimyevi tahavvül (kimyasal değişme) örneklerini verelim. Bunların kimisi isim nar-ı beyza (akkor), kimisi de sıfat tecrübî kimya (deneysel kimya) biçiminde tamlamalardı. İzlenen bu yolda Farsça kurala göre yapılmış tamlamalar büyük yer tutmuştur. Terimlerde bir yandan Arapça bir yandan da Farsça ekler geçerli olmuş, kimsenin aklına, o yıllarda Türkçe bir kelimeyle bir kimya terimini karşılamak veya Türkçe bir terim türetmek gelmemiş.

(....)

Gerçekten de İlköğretim Türkçe Sözlük, ilköğretim çağındaki çocuğun ihtiyaçlarına
göre düzenlenmemiştir. Tülay Gürdalın verdiği örnekler dışında İlk-öğretim Türkçe Sözlük adlı çalışmada Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ü ile bağdaşmayan pek çok tutarsızlıklar bulunmaktadır. Üzerindeki “TDK’ye uygun olarak hazırlanmıştır.” ibaresi yalnızca eserin tutunması, güvenli bir eser olduğunu izlenimi vermesi için konulmuş. 
(...)

Bu sözlüğün, Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ü ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bu bakımdan kapaktaki yazının kaldırılması gerekir. Türk Dil Kurumunun Resimli Okul Sözlüğü adında bir yayınının bulunduğunu bu arada hatırlatalım. İlköğretim Türkçe Sözlük’ün Türk Dil Kurumunun sözlüğüyle bağdaşmadığını birkaç örnekle açıklamaya çalışalım:

(...)


Bu genel değerlendirmeden sonra konumuza dönebiliriz. Yayın hayatında
tanımlanmamış yasal durumlardan biri, öğretmen Tülay Gürdal’ın İlköğretim Türkçe Sözlük adlı bir cep kitabı dolayısıyla Türk Dil Kurumuna gönderdiği elektronik mektubunda ele alınmış. Tülay Gürdal, söz konusu sözlükteki eksiklere ve yanlışlara değinip birkaç örnek veriyor ve kitabın üzerindeki “TDK’ye uygun olarak hazırlanmıştır” ibaresine dikkat çekiyor.

(...)

222

TÜRK DİLİ Dünden Bugüne Türkçeyayınları içinde 2005 yılında çıkan İmlâ Kılavuzu adlı kitabın kapağında da “TDK’nin yaptığı son değişikliğe uygun olarak hazırlanmıştır.” cümlesi yazılıdır. Aynı
veya benzeri bir söz yayımlanan Türkçe sözlükler üzerinde de bulunuyor. Bununla yayının tutunması, benimsenmesi ve daha çok satılması amaçlanıyor.
Mercek adlı bir yayın kuruluşunun piyasaya sunduğu cep kitabı büyüklü-
ğünde ve 447 sayfa tutan İlköğretim Türkçe Sözlük adlı kitap üzerinde de “TDK’ye
uygun olarak hazırlanmıştır.” ibaresi yazılıdır. Anlatım bozuk ama üzerinde durmayalım.

Sözlük gözden geçirildiğinde Tülay Gürdal’ın belirttiği gibi birtakım
tutarsızlıkların, hataların olduğu görülüyor. Bu sözlük, Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünü kaynak olarak almadığı gibi bu kaynağın imlasına, kelimelerin seçimine, madde başlarının oluşturulmasına, kelimelerin tanımına, ve kelimelerle ilgili teknik bilgilere de uymamıştır.

(...)

223

Prof. Dr. Hamza Zülfikar TÜRK DİLİBirinin eserinden yapılan aktarmalarda bazen ilgi çekici durumlara rastlıyoruz. Aynı eserden biri kaynak göstererek, diğeri kaynak göstermeden aktarma
yapıyor. Kaynak gösterenin eserini okuyan kimse kaynak göstermeyenin eserini
de okuyunca bir aşırma (intihal) yapıldığı fikrine kapılıyor. Hatta bu durum mahkemeye
taşınıyor. Sonuçta her ikisinin de bir başka eserden yararlandığı, birinin
kaynak gösterdiğini diğerinin bilgileri aldığı yeri göstermediği anlaşılıyor.
Üzerinde “TDK’ye uygun olarak hazırlanmıştır.” sözünün yer aldığı İlköğ-
retim Türkçe Sözlük adlı yayın da bunların bir başka örneğidir. Tülay Gürdal’ın
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın’a gönderdiği mektupta
Mercek yayınları içinde çıkan İlköğretim Türkçe Sözlük çalışmasında ahlak,
cumhuriyet, erdem, fazilet, demokrasi kelimelerinin bulunmadığını ama ahlaksız
kelimesinin bulunduğuna değiniyor. Ergen kelimesinin “evlenecek çağa girmiş”
biçiminde tanımlandığını yazıyor. Frigo, frigoriflik, frijder gibi yabancı kelimelerinin
bu ilköğretim okulları için hazırlanmış sözlüğü alınmasını eleştiriyor.
Tülay Gürdalın yazısında frigoriflik diye eleştirilen kelime sözlükte frigorifik
biçimindedir.
Gerçekten de İlköğretim Türkçe Sözlük, ilköğretim çağındaki çocuğun ihtiyaçlarına
göre düzenlenmemiştir. Tülay Gürdal’ın verdiği örnekler dışında İlk-
öğretim Türkçe Sözlük adlı çalışmada Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ü ile
bağdaşmayan pek çok tutarsızlıklar bulunmaktadır. Üzerindeki “TDK’ye
uygun olarak hazırlanmıştır.” ibaresi yalnızca eserin tutunması, güvenli bir eser
olduğunu izlenimi vermesi için konulmuş. "



"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S)

2 yorum:

  1. Merhabalar Tülay Öğretmenim.

    Duyarlılığınız ve girişimleriniz için sizi kutlarım. Gerçekten de bir sözlüğümüz değil, her şeyimiz Allah'a emanet!..

    Selam ve dualarımla birlikte en Güzel'e emanet olun.

    YanıtlayınSil
  2. Çabalarınız övgüye değer. Tüm metinlerde olabildiğince titiz olması gereken bir kurumun bu denli baştan savma metinler yazması çok, çok kötü.
    Mücadeleye devam, emeklerinize teşekkürler.

    YanıtlayınSil