22 Kasım 2017 Çarşamba

"Hedef Türkiye"


Söz konusu vatansa,  ilgili her "konu" hepimizi çok yakından ilgilendirir, NOKTA!

Konu: Rıza ZARRAB...

Vallahi her gün bu zevatla yatıyor, bu zevatla kalkıyoruz...

Bitmedi bir de bu konu,"demokles'in kılıcı" gibi kafamızın üzerinde sallanıp duruyor. Ki tehditin bini bir para...

Neymiş efendim, Türkiye Cumhuriyeti  Devleti'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN "ULUSLARARASI MAHKEME"de YARGILANACAKmış!

Yok ya! Başka...

Şimdilerde dünyanın jandarmalığına bürünen ABD. 250 yıllık geçmişiyle bugün dünyaya "medeniyet", "barış" getireceğim yaygarasıyla, köleliğin daniskasını yerleştiren; bugün eli kolu, bacağı  zincirli kölelerin yerini, dünya çapında milyarlarca sömürülen işçi, fakir, ezilen, yok edilmeye çalışılan ülkeler ve ulus milletleri parçalanmasına yönelik yarattıkları tedhişin baş mimarı oldu!

Sen kimsin be!... 

Sen önce kendi cellatlarına bak!

Irak'tan başlayarak yayılan, ve tüm bölgeyi kan gölüne çeviren baba-oğul Buşları, Obamaları uluslararası mahkeme önüne bi çıkar, sonra özür dileyen, "pardon" diyen ezeli suç ortağınız, kankiniz İngiltere eski başkanı Tony Blair'le devam et tutuklamalara!!!



Konu: NATO...

1919'da ülkemizi fiili işgal eden İtalya, Fransa, İngiltere, Yunanistan... Kısaca, bugünün Avrupa Birliği (AB) ve baş aktör ABD. Dolayısıyla NATO...

Şimdi bu fütursuz davranışlarıyla tanıdığımız küstah NATO'da neler oluyor? Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucu önderi Mustafa Kemal ATATÜRK'ü ve onun kurduğu Cumhuriyet'in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDOĞAN'ı  "düşman" olarak gösteriyor, iyi mi?



Dahası aynı çete, aynı sinsi planları kapsamında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin  eşsiz ordusunun Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi AKAR'a yönelik  küstahça davranışlarla,

Toplamda, "Hedef Türkiye" işareti veriliyor!

Öte yandan içeride de insanın yüreğini derinden yaralayacak ve "yazıklar olsun!" dedirtecek davranışları, hayretler içerisinde izliyoruz!

 Zira bizi birbirimize bağlayan, ve ülkemizin birliğini sağlayan,  dolayısıyla kurucumuz Büyük Önder ATATÜRK'e ve onun "en büyük eserim" dediği, Cumhuriyet'imize karşı irili ufaklı saldırılar devam ediyor...

Dedim ya... normal süreçlerde hangi parti olursa olsun, biz sade vatandaşları hiç mi hiç, ilgilendirmiyor; yeter ki ülkemizin birlik ve beraberliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne zarar vermesin! 

Dolayısıyla...

Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin çıkarlarını gözeterek yönetmeye talip olan siyasilerin bu anlamda hareketlerine çok dikkat etmeleri gerekir!


Hal böyle olunca da insan sorgulamadan geçemiyor:

1- "Edirne'de Türk Bayrağı ve Atatürk fotoğrafının, aşağıya, Meral Akşener ve parti bayrağının üste asılması şaşkınlık yarattı." 20 Kasım 2017

Dolayısıyla sorum çok açık: Atatürk'ün ve Türk bayrağının aşağıya asılması, Batı'nın dayatması olan "Atatürk'ün resimlerini devlet dairelerinden kaldırın" talimatıyla mı ilgili? Dolayısıyla bu bir mesaj mı oluyor?


2- "CHP İl Başkanı Ali Rıza Güder, devletin 1938 yılında Dersim’in kapısında insanlığından, vicdanından, aklından ve mantığından soyunduğunu belirterek, "1938 Dersim, Türkiye Cumhuriyeti’nin cinnetidir. Tanıklarımız aynı zamanda bu zulmün müsebbibleridir. İnsanoğlunun en zalim kılıç darbesiyle bu dünyadan göçüp gitmiş atalarımızdan bir nebze hürmetin ve merhametin esirgenmesi duygularımızı incitmektedir. Sözümüz haklılığımızı ispat için değildir. Ne olursa olsun umudumuzu ve inancımızı korumakta kararlıyız" dedi.

Bu durumda bir vatandaş olarak sorum çok net: 

1- Cumhuriyetimize başkaldıran, Cumhuriyet'i ve devleti tanImadığını ilan ederek bölgede İngiliz desteğiyle isyan çıkaran, askerine kurşun atarak Tunceli'de  feodal zihniyeti hakim kılmak isteyen derebeyi, ne zamandan beri "atamız" oldu?

2-Devletimizin bu isyana karşı gelmesi ne zamandan beri "zalim kılıç darbesi" oluyor?

3-Ne zamandan beri ülke bütünlüğüne zarar veren işbirlikçi hainler, "hürmet, merhamet"le anılmaya başlanır oldu?

4- "Zulmün müsebbibleri" dediğiniz, Atatürk ve Türk Ordusu oluyor, öyle mi?

5- Hangi ülke,  kendi devletinin kurucusunu aleni suçlu ilan edilmesine,  dolayısıyla da bu türden alçakça faaliyetlerde bulunulmasına  izin verir?

Demem o ki, 

Hedef Türkiye!

Sevgi ve saygılarımla!


"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

4 yorum:

  1. Size katılıyorum, hedefleri Türkiye'nin büyümesinin önüne geçilmesi. Bölgede güçlü bir Türkiye istemiyorlar, bizim de sağcı solcu demeden birlik olmaya ihtiyacımız var. Hem içte hem de dışta hain çok, o sebeple sağlam durmalıyız.

    Elinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.

    YanıtlayınSil
  2. Merhaba Mücahit Bey,
    Emperyalist güçler, bırakın bölgede güçlü olmamızı istememeyi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni Yugoslavya gibi paramparça yapmak niyetindeler. Dolayısıyla sağ-sol, Sünni-Alevi, Kürt-Türk.. hepsi palavra. SEVR şahane. Artık yolun sonundayız, aklımızı başımıza almaktan başka çaremiz yok. İlginize çok teşekkür ederim...

    YanıtlayınSil
  3. Söylemlerinizde çok haklısınız Tülay hocam..Durum pek iç açıcı değil..Nato'nun ülkemiz üzerindeki oyunları bilmemize rağmen,Nato'dan kopamıyorsak,sorun Nato'dan çok bizde demektir..Ülkemizdeki siyasilerin artık kendilerine çeki düzen vermeleri gerekir..Nato,AB ülkeleri ve ABD'ye güvenilmediği gibi Rusya,Çin ve İran gibi kendi çıkarlarını düşünen ülkelere de pek fazla güvenmilmemelidir..Bugün NATO'dan koptuğunuzda,yarın bu ülkeler kendi çıkarlarından dolayı,size sırtlarını dönebilirler..O nedenle Türkiye'nin kendi milli politikası kendine özgü olmalıdır.. Rusya,Çin,ABD ve diğer tüm ülkeler bu politikayı uygularken,Türkiye'nin dış kuvvetler tehtidiyle bir politika uygulaması çok doğru bir tutum değildir..O nedenle ülkemize özgü bir milli politika uygulanmasında yarar vardır..Elinize sağlık,önemli bir konuya değinmişsiniz..Saygılarımla..

    YanıtlayınSil
  4. Merhabalar Tülay Öğretmenim.
    Biz, bizi ezmeye ve yok etmeye çalışan Batı'nın ittifakına kafa tuttukça, onlar daha fazlasıyla üstümüze üstümüze geliyorlar. Sizin de dediğiniz gibi işin özeti: "Hedef Türkiye" O halde biz de Türk milleti olarak birbirimize sıkıca kenetleneceğiz, bir ve beraber olmak zorunda olduğumuzu kabul edeceğiz ve bizler de topyekün onlara karşı duracağız. Aksi halde, çok üzüleceğimiz durumlara düşebiliriz. Türk milleti olarak yeterince üzüldük. Artık yeter! Gerçekleri yansıtan ve dile getiren yazınız için kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim.

    Bugün 24 Kasım Öğretmenler Günü'dür. Bu vesileyle Öğretmenler Günü'nüzü kutlar, sağlıklı ve hayırlı bir ömür dilerim.
    Selam ve dualarımla.

    YanıtlayınSil