21 Ocak 2020 Salı

Filenin Yıldızları




2019 Yılı her anlamda ağır geçti...

2020'mi?

Hadi hayırlısı diyelim.


Hiç kuşkusuz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ve Türk milletinin millî gururu ve aydınlık yüzü olan Türkiye kadın millî voleybol takımı, ülkemizin markasıdır.

Dolayısıyladırki  laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin görüntüsüne ve modern, çağdaş Türkiye'nin çizgisine yakışan, Atatürk'ün Türk kadınına verdiği değeri layıkıyla yerine getiren muhteşem Türk sporcularının temsilcisi kızlarımıza, "filenin sultanları" söylemi, Cumhuriyet  öncesi kadının, sosyal hayata dahil edilmemesi, aşağılanması ve de padişahlık (sultanlık) yönetimini yeniden parlatma algısıyla birlikte özlem duyulmaya zorlanan "sultan" lakabı, subliminal bir olgudan öteye geçmiyor.

O sebeple şayet bir lakap takılması gerekiyorsa  o vakit gururumuz olan Cumhuriyet kızlarımıza ve Cumhuriyetimize yakışan en güzel söylem, "filenin yıldızları" olmalı!

Öte yandan...

Türkiye kadın millî voleybol takımı olarak ülkemize ve milletimize dünya çapında büyük  bir gurur ve heyecan yaşatırken diğer yandan da Türk milletini  araplaştırmaya çalışan emperyalistlerin plânlarına bilerek ya da bilmeyerek alet olanlar anında devreye girdiler.




"Hürriyet gazetesinden Umut Erdem'in haberine göre,  " Bizler İslam ülkesinde yaşıyoruz. Müslümanım diyenin uyması gereken kurallar vardır. Müslüman bir kişi öyle bir kıyafet giyip erkek huzuruna çıkamaz. Bu haram” açıklamasını yaptı."

Dolayısıyla...

Biz laik bir ülkede yaşıyoruz! 

İnancımız kendimizde saklı! 

Yani Allah ile kul arasındadır! 

Arabistan'da yaşamıyoruz! 

İnancımızda aracı, baskı, zorlama, şiddet yok!

Bu bir!

İkincisi ise, haram işlemek ya da sevap kazanmak kişinin kendi hür iradesine bırakılmıştır. Dinde zorlama olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz! Ayrıca İslam dini hoşgörü dini değil midir?

Tebliğ etmek Hz. Peygamberimizin işidir! 

"Ey peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et!" Mâide Suresi, 67. Ayet 


"Allah’ın, kendisi için takdir ve emrettiği bir şeyi yerine getirme hususunda peygamber için bir sıkıntı ve sakınca olamaz. Allah’ın hükmü değişmez kaderdir. Daha önce gelip geçen, Allah’ın vahyini insanlara ulaştıran, O’ndan çekinen, Allah’tan başka hiçbir kimseden çekinmeyen peygamberler hakkında da Allah’ın kanunu böyledir. Hesap sorucu olarak Allah kâfidir." Ahzab Suresi, 39. Ayet

Dolayısıyla  insanları tehdit eder gibi parmak sallamak... sözde "tebliğ etmek" kimsenin haddine değildir! Zira bunun gibi herkes, "ben tebliğ ediyorum" diyerek bu şekilde "fetva" vermeye kalkarsa orada kargaşa olacağı kesin, 

Bu üç!

Ardından gelen açıklamalar daha vahim. Zira "Müslüman kızların kıyafetlerine dikkat etmesi gerekir. Ama Müslümanlar için geçerli bu tabi." 

Yani açık giyinenler "müslüman değil", öyle mi? 

Pekii buna kim karar veriyor?! 

Kendilerini Allah'a şirk koşanlar mı?

Ve yine,

"Allah Müslümanlar'a tebliğ vazifesi vermiş kardeşim. Ben de bu görevi yerine getirdim." demiş bu şahıs, vallahi pes!!! Zira konu üzerinde Kur'an ne diyor:

"Allah’a çağıran, dine ve dünyaya yararlı iş yapan ve "Ben müslümanlardanım" diyenden daha güzel sözlü kim vardır?" Fussilet Suresi, 33. Ayet

Dolayısıyla "Ben müslümanım" diyen kişi öncelikle "dine ve dünyaya yararlı iş yapan" olmalı. Yoksa başkasının kılık kıyafeti ile uğraşarak, kişinin Allah'a karşı yapmakla yükümlü olduğu kulluk vazifeleriyle uğraşmak değildir! Toplumsal vicdanı yerine getirmektir "dine ve dünyaya yararlı iş yapmak" topluma ve insanlığa, doğaya  yararlı işler yapmak demektir,

Bu da dört!



Demem o ki, 

Türkiye Cumhuriyeti Devleti 'nin seküler görüntüsüyle birlikte itibarının ve Atatürk ilke ve devrimlerinin sahipleri ve de Türk milletinin bir parçası olan Cumhuriyet Türk  kadınının  temsilcisidir  gururumuz "filenin yıldızları",

Sizinle  ne kadar  gurur duysak azdır!


Başarılarınız daim olsun! 


Ne mutlu Türk'üm diyene!






Sevgi ve saygılarımla!




"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme