30 Ağustos Zafer Bayramımızı küçümseyenlerin uzantıları, o tarihi günde de kendilerini göstermişler. Bakınız, Falih Rıfkı Atay’ın büyük zaferin yaşandığı o tarihteki anısı, sanki bize bugünü anlatıyor:
"Muhiddin Baha’nın Ankara hikayesi, Meclis’te bir aralık ellerini yıkamaya gitmiş. Asık suratlı bir milletvekili görmüş. Mustafa Kemal’in muhaliflerinden biri:
-Yahu nedir bu halin? diye sormuş. Öteki dudaklarını ısırarak:
- Ne var sanki? Nasıl olsa İzmir’i bize vereceklerdi. Nesini büyütüp duruyorsunuz? diye çıkışmış da!
Sonra da:
-Yunanlılardan kurtulduk. Bakalım Mustafa Kemal’den nasıl kurtulacağız? demiş.
Evet, muhalifleri ve rakipleri sapsarı idiler. Ah! Bir kurşun, son Yunan kurşunu Mustafa Kemal'in göğsüne saplanamaz mıydı?
O gün sapsarı kesilenler veya onların kinini güdenler, şimdi bile o günün hatırasını söndürmeye uğraşmakta değil midirler? " Falih Rıfkı Atay, Çankaya sf: 364
Dolayısıyla...
"Nemiz varsa, bağımsız bir devlet kurmuşsak, hür vatandaş olmuşsak, şerefli insanlar gibi dolaşıyorsak, yurdumuzu Batı'nın, vicdanımızı ve kafamızı Doğu'nun pençesinden kurtarmışsak, şu denizlere bizim diye bakıyor, bu topraklarda ana bağrının sıcağını duyuyorsak, belki nefes alıyorsak, hepsini, her şeyi 30 Ağustos Zaferi'ne borçluyuz." ÇANKAYA, sf: 363 Falih Rıfkı ATAY
30 Ağustos Zafer Bayramı Yüce Türk ulusuna kutlu olsun!
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Sevgi ve saygılarımla!
"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)




