9 Kasım 2013 Cumartesi

Derinden... Anıyorum






















Büyük Ata'm...

Adını anarken bile burnumun direğini sızlatacak, yüreğimi ısıtacak, yüzümü aydınlatacak derecede

Seni sevmemin, sana hayranlık duymamın pekçok, ama pekçok nedeni var...

Bunları saymakla bitiremem...

Ama illâ da bir sebep sorana,

Kıssadan hisseye varacak bir tek sözün yeter;

"Vatandaşı kulluktan Cumhuriyetin yurttaşı yaptık" ...



Modern Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucu'su Ulu Önder'imiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ü ölümünün 75. yılında minnet, sevgi,  saygı ve rahmetle anıyorum...




Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

6 Kasım 2013 Çarşamba

Uludağ'da Yangın...













Çimenlerdeki Çiy Taneleri

"Güneşli bir yaz günü bir koruluğa ya da ormana gittiğinizde, çimenlerin arasında parıldayan pırlantalar görürsünüz. Bu pırlantalar güneşte sarı, kırmızı, mavi renklerle ışır ve parıltılar yayarlar. Daha yakına gelip dikkatle baktığımızda, onların aslında, otların ince uzun yaprakları üstüne düşmüş ve gün ışığıyla parıldayan çiy taneleri olduğunu görürsünüz.

Onlar, incecik yapraklar üzerinde kadife gibi yumuşacıktırlar ve aşağı doğru bir iz bırakmaksızın yuvarlanırlar.

Eğer üzerinde şebnem taneleri bulunan bir çimen yaprağını koparırken dikkatli davranmazsanız, damlacıklar, parlak kristaller gibi dökülecek ve siz farketmeden yaprağın dibinde gözden kaybolacaklardır.

Bazen incecik bir dalı koparırsınız. Sonra onu yavaşça ağzınıza alırsınız ve çiy tanelerini yudumlarsınız.

Bu, dünyadaki bütün içeceklerden daha tatlıdır." Tolstoy


"Bursa Uludağ'da belirlenemeyen bir sebeple yaklaşık 48 saat önce çıkan yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor."5 Kasım 2013

Rüzgâr sebebiyle kontrol edilemeyen yangın, dün itibariyle "150 hektar"lık bir alanın zarar görmesine sebep oldu. Yangın tamamen söndü mü, orasını bilemiyorum... Ancak rüzgâr hâlâ sürüyor...

Uludağ'ın eteklerinde oturuyorum.. Pazar günü acı siren sesleri kulağıma çalındı.. İçimde, dinmeyen bu acı sesin pek hayra alâmet olmadığına dair bir şüphe çoktan uyanmıştı... Önceki gün ormanlık alanın yandığını duyduğumda kahroldum...  Zira o güzelim çamlar, içindeki yaşam ve de canım doğanın yok oluşunu bilmek insanın canını derinden yakıyor...

Ne bileyim... hani acı haber, "belirlenemeyen bir sebeple" diye başlanıyor ya.. işte... insanın kalbine düşen kuşkuları da beraberinde getiriyor o "bilinmez"lik...

Evet o "bilinmez"likle beraber sözü izninizle "israf"a getirmek istiyorum:

Sebebi her ne olursa olsun.. yok olan ormanlarımızın ve verimli tarım arazilerimizin yerini hızla ilerleyen yapılaşmalar alıyor...

Oysa bize bu betonlaşmayı dayatan -ki dolayısıyla mümkün olan en kısa sürede özgürlüğümüzü bu sayede  kaybederek, haçlıya  muhtaç olmamızı bekleyen-  emperyalistler, kendilerine gelince  her konuda olduğu gibi yapılaşmada da menfaatlerini ön plâna çıkarıyorlar. Zira mevcut binalarını özenle ve tavizsiz koruyarak hem tarihlerini ve kültürlerini,  hem de topraklarını yok etmemekte kesin kararlılar...

O sebeple...

Batılılar bizde olduğu gibi öyle 5 yıldızlı lüks otel anlayışından ve bol bol bina yapmaktan çok uzaktalar... Biz ise alabildiğince otel ve bina yapmakta sınır tanımayacak kadar "israf "etmenin yarışı içerisindeyiz alimAllah...

"Yiyin, için fakat israf etmeyin! Allah israf edenleri sevmez." 

"(A'raf, 31; En'am, 141. Ayrıca bk. İsra, 26-27; Nisa,6; Şuara, 151) buyruğu Kur'an'ın temel buyruklarından biridir. Ne yazık i, bu buyruk, adına İslâm dünyası denen ülkelerin özellikle Arap camiasında en çok çiğnenen emirlerden biri olarak dikkat çekmektedir.

"İsraf" kelime anlamı zulmetmektir. Kur'an israfı bu anlamda da kullanmıştır." Yaşar Nuri ÖZTÜRK, Kur'an'ı Tanıyor muyuz?, sf: 369


Sahi.. Sayın Hocamızın bu yazısından sonra...



Sorum çok açık;

Lüksün ve ihtişamın dolayısıyla "israf"ın gırla gittiği 7 yıldızlı otellerin nerede bulunduğunu,  hiç düşündünüz mü?




Sevgi ve saygılarımla!


Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (S.A.V.)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Fazla Söze Gerek Var mı?!














"Gazi Rektörü Süleyman BÜYÜKBERBER, şirket ortağını önce yardımcısı yaptı. Yetmedi 4 ayrı göreve daha getirdi! " 4 Kasım 2013


8 yıldır atama bekleyen öğretmen intihar etti.

"Aydın’ın Kuyucak İlçesi’nde, beden eğitimi öğretmeni 33 yaşındaki Alim Koç, portakal bahçesinde bileklerini ve şah damarını keserek yaşamına son verdi. Daha önceden de intihara teşebbüs eden Koç’un, atanamadığı için bunalıma girdiği belirtildi." 2 Kasım 2013


Toplumun sosyal yapısındaki ilişkiler ve çelişkiler
İnsanların çektikleri acılar...
Sarsılan güven... 

Sanırım bu iki haberden sonra söylenecek söz yok..



Kendimi her zaman mutlu hissederim.

Neden biliyor musunuz?

 Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.

Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin.

Sadece kendiniz için yaşayın ve;

— Konuşmadan önce dinleyin,

— Yazmadan önce düşünün,

— Harcamadan önce kazanın,

— Dua etmeden önce bağışlayın,

— İncitmeden önce hissedin,

— Nefret etmeden önce sevin,

— Vazgeçmeden önce çabalayın,

— Ölmeden önce yaşayın.

Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

 William Shakespeare


 Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

31 Ekim 2013 Perşembe

Dünyaya Örnek, Haçlıya Kapak, Cumhur'a Selâm Olsun...






C"adı"lar "Bayram"ı, her sene 31 Ekim'de kutlanan, Pagan ve sonrasında Hıristiyan köklerine dayanıyor...

"Cadılar Bayramı bazı belli başlı Batı dünyası ülkelerinde kutlanır. Amerika'da oldukça büyük ve görkemli bir festival olan Cadılar Bayramı, Amerikan kültürünün etkisiyle diğer Batılı ülkelerde de yaygınlaşmaktadır. Popülaritesi Türkiye gibi ülkeleri de etkilemiştir." Vikipedi


Evet ne deniliyor? 

"Popülaritesi Türkiye gibi ülkeleri de etkilemiştir." Hiç şüphe duyulmasın ki bu cümlede de belirtildiği üzere bu türden el âlemin bayramları inceden inceye bizlere çeşitli vesilelerle aşılanmaya çalışılıyor...

Çünkü bizim bayramlarımız "yok" ya...

Öte yandan Haçlıların gerçekten öyle elle tutulur ve içi dolu dolu değerleri, kültürleri yok ...
O sebepledir ki onların tek dayanakları ve tek ortak paydaları "haç"

Yani Hıristiyanlık etrafında kendilerine "kültür" yaratıyorlar... Ki ne demişti Sayın Halûk TARCAN Hoca'mız, Batılılar Türkler karşısında gerçekten ezik ve kıskançlık duyguları içerisindeler...

Neyse...

Onlar varsın "Cadılar Bayramı"nı ballandıra ballandıra kutlayadursunlar biz asıl, dünyayı kıskandıracak kadar özel ve de güzel, gerçek anlamda bir bayram nasıl kutlanır, kıvançla  ondan bahsedelim:

Dünyanın hiçbir ülkesinde emsali görülmeyen bir bayram...

Cumhur gerçek anlamda Cumhuriyet'ini büyük bir coşku ve heyecanla kutladı...

Vatan topraklarımızda yüz yıllık plânlarıyla gözleri olan emperyalist güçlere, insanın tüylerini diken diken eden haykırışlarla birlikte o muhteşem görüntüler kapak, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye cumhur'una da selam olsun... :)


Dünyada hangi ülke vardır ki, ulusal bayramını bu kadar kararlı, güçlü ve büyük bir heyecanla kutlasın?

Hangi ülkenin vatandaşı işini gücünü bırakacak, yüz binlerce insanı ellerinde bayraklarıyla meydanlara sel gibi akacak, milli coşkusunu yaşayacak, Ata'sına  saygı duruşunda bulunacak..

Dahası... hangi dünya lideri vardır ki, ölümünün ardından geçen onlarca yıla rağmen büyük bir sevgi ve özlemle anılacak, adından söz ettirecek ve unutulmayacak...

Yok böyle bir lider! 

O sebeple "eşsiz"...

Ve milyonlar tek yürek olmuş, bayrağına, Ata'sına sahip çıkıyor...

"Varlığım Türk varlığına armağan olsun" haykırışları...

"Ne mutlu Türk'üm diyene" cümleleri...

Atatürk, Cumhuriyet marşları, Onuncu yıl marşları... milyonların ağzından gırla gitti..

On binler, yüz binler, milyonlar tek yürek...

Cumhuriyet'ine, Atatürk'üne olan bağlılığını, ulus oluşunun haklı gururunu  tüm dünyaya meydan okurcasına haykırıyor...


Demek ki neymiş?

"Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkı, Türk milleti'ymiş!

Demek ki neymiş?

Büyük Türk ulusu etnik, mezhepsel bir ayrışma istemiyormuş!

Demek ki neymiş?

Cumhuriyet Türk ulusunun ayrılmaz bir parçası haline gelmiş!

Demek ki neymiş?

Halkını karanlıklardan çıkartıp aydınlığa taşıyan Lider Atatürk bir yol gösterici olarak sonsuza kadar kalbimizdeki yerini almış!

Demek ki neymiş?

Atatürk'ün düşüncesi halkı için hakikat yolunda çabalayıp, mazlum milletlerin gözlerini açmak, onları yanılgılarından, dolayısıyla da emperyalistlerin elinde oyuncak olmaktan kurtarmakmış!

NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE!



Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

29 Ekim 2013 Salı

En Büyük Bayram Bugün...




Bugün en büyük bayramımız bizim...

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı... 

Yüce Türk ulusunun bayramı bugün...

Dünyaya meydan okuyarak mazlum milletlerin örnek aldığı bir ulusun bayramı bugün...

Tüm dünyaya hayranlık uyandıran bir liderin, kulluktan yurttaş, tebaadan ulus yaratarak emsali yaşanmamış savaşı veren bir ulusun  bayramı bugün...

Modern bir ulusun inşaasıdır bugün...

Kürt'ü, Türk'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Arap'ı... Sünni'siyle, Alevi'siyle... birleştik, Cumhuriyet'i kurduk...

Büyük Ata'mızın devrimlerine ve fikirlerine sonuna kadar sahip çıkacağımız büyük bayramımız bugün...



Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

90. Yılını büyük bir gururla ve coşkuyla kutladığımız Cumhuriyet Bayramı'mız Yüce Türk ulusuna kutlu ve mutlu olsun...

Varlığım Türk Varlığına armağan olsun
Ne mutlu Türk'üm diyene!

Sevgi ve saygılarımla!

Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

27 Ekim 2013 Pazar

"Hayır Kadınım, Hayır Sürme!"






Evet, kadınlar her geçen gün artan zulümün altında çeşitli şekillerde helak ola dursun...

"Cumhuriyet ne demektir?" diye sorulduğunda Mustafa Kemal ATATÜRK'ün bizlere altın tepsi içerisinde sunduğu  pırıl pırıl aydınlık dolu  yaşam aklıma geliyor...

Suudi Arabistanlı şarkıcı Alaa Wardi, "ülkesindeki kadınların araba kullanma hakkı için eylem yapmalarına verdiği desteği",
Bob Marley'in  No Woman no cry "Hiçbir kadın ağlamak yok" şarkısında olduğu gibi 
yasaklara dikkat çeken, "Hayır kadınım hayır sürme
uyarlamasıyla mizahi tarzda düşündüren şarkısıyla... bir kez daha, 
Büyük Ata'mıza duyduğum hayranlığımı minnet duygularımla 
Cumhuriyet'imize olan bağlılığımı hatırlattı bana...



Büyük Atatürk, yıllar önce Türk kadınını yüceltti...  Kadını sosyal yaşama dahil ederek, modern ve çağdaş yaşamın parçası haline getiren yasalar getirdi. Türk kadınlarının, öğretmen, doktor, avukat, yargıç, milletvekili, pilot olmalarının hızla önünü açtı...

Bugün medeniyetin içerisinde kendimi özgürce ifade edebiliyorsam, bunu Büyük Atatürk'e borçluyum... Yani Atatürk Cumhuriyeti'ne... Onun sayesinde bugün özgürce dimdik ayaktayım... Kimseye boyun eğmeden, kendi hakkımı savunacak güce sahibim... Onurumu, namusumu, varlığımı bilinçle koruyarak, Büyük Ata'ma minnet duyuyorum... 

Çünkü beni yetiştiren sevgili anneciğim de aynı duygularla yüzünü aydınlığa, gönül bağı Yüce Ata'sına bağlı kayıtsız şartsız özgürlüğünün bilinciyle ve ne istediğini bilen bir ruhla bana Atatürk ve Cumhuriyet sevgisini aşıladı... 

Anneannemi sorarsanız, vallahi anneceğim'in küçük bir anısıyla onun da  Cumhuriyet'e ve Atatürk'e olan bağlılığını dile getireyim;



Sevgili anneciğim çocukluğunu anlatıyor: 

"O dönemlerde genç kızlar, "kara çarşaf" giyerlerdi. Ben de çok özeniyordum... Bir an önce büyümek ve o çarşafa girmek için can atıyorum.. Nihayet yeterince büyüdüğümün bir ispatı olarak çarşaf giyme zamanı geldiğini düşündüğüm bir gün, anneme yalvarmaya başladım:

-Anne ben de çarşaf giymek istiyorum..."

Anneannem sevgili anneciğime bağırarak anında sert ve kesin  cevabını yapıştırıyor;

"Ne çarşafı? Çarşaf giymek de ne demek oluyor!!! Git başımdan çarşaf marşaf yok!"

İşte bu!!!

Anneanneciğim benim...

İşte ben onun torunuyum...

Dolayısıyla...


En kısa, kestirmeden benim Cumhuriyet'den anladığım bu...

Yaşasın Cumhuriyet... 
Yaşasın Atatürk...

:))

Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)

24 Ekim 2013 Perşembe

Tasma'sı Nerede Yaa?!












Batıda Magazin, Doğuda Hazin!


"İngiltere merkezli medya ajansı PDA’nın 18 yaş üstü kadınlarla yaptığı bir araştırmada kadınların pazartesi sabahları kendilerini çirkin hissettikleri ortaya çıktı...
Durumun sebebi olarak stres, motivasyon eksikliği ve haftasonunun bitmesinden kaynaklanan duygusal etkiler gösteriliyor..." 6 Ekim 2013, Milliyet


Batı'da kadınlar üzerinde değişik araştırmalar yaparak onların "duygusal etkiler"ini ortaya koyan sebepler incelene dursun... Doğu'da kadınların nasıl "canına okunur"u resmileştiren yasaların ardı arkası kesilmiyor... 

Batılı kadınlar için "en çirkin" gün...  Doğulu kadınlara en çirkin yazgı...

Hani ilgilenenlere arz olunur efendim... 


* "Yemen’de 15 yaşındaki bir kız nişanlısıyla evlenmeden önce görüştüğü için canlı canlı yakıldı. İşin belki de en acı tarafı ise baş zanlının genç kızın babası olması…" 23 Ekim 2013

* "40 yaşındaki bir adamla evlendirilen 'Ravvan' adındaki 8 yaşındaki çocuk gelin... kanama sonucu hayatını kaybetti. Olay Yemen'in Suudi Arabistan'a sınır olan Hardh bölgesinde meydana geldi." 12 Eylül 2013

"Yemen'deki kızların yüzde 25'i, 15 yaşın altında evlilik yapıyor.

Ülkede 2009 yılında evlilik yaşı yasal olarak 17 olarak belirlenmişti. Ancak düzenleme 'islami kurallara uygun değil' diyerek sonradan yürürlükten kaldırılmıştı."

* "Sudan'da şeriat yasalarını çiğneyerek akrabası olmayan bir kişinin otomobiline binen bir kadın yüzlerce kişinin önünde kırbaçlandı." 4 Ekim 2013

"Brunei şeriat kanunları gereği zina yapanlara recm ve uzuv kesme cezası verecek. Yeni uygulanacak kanunu bizzat Brunei Sultanı tanıttı." 22 Ekim 2013

Dünyanın sayılı zenginleri arasında yer alan petrol zengini 67 yaşındaki Sultan "Allah’ın inayetiyle bu yasaların yürürlüğe girmesiyle birlikte Allah’a olan görevimiz yerine getirilecek" dedi.

Öncelikle Allah aşkına... Allah, İslamiyeti kadınlar cezalansın diye mi gönderdi, bu birrrr.
Allah, kadınları, aşağılansın, zulüm çeksin, erkeklere köle'lik yapsın  diye mi yarattı, bu ikiiii.
Ve yine Allah, kadınları erkeklerin himayesine mi verdi, bu üçççç. 


Bu ne yaa... Cehaleti, karanlığı içinde barındıranlar, "din"i kullanarak zulmetmeyi kendilerine "hak" görüyorlar!!! Ki o sebeple bilime, uygarlığa, müsbet ilime düşman kesiliyor...

Şu vahşetlere bakar mısınız?!..

Öte yandan bebeleri bile "tahrik" unsuru olarak gören aklı evvel sapkınlar, "çare"yi onların başını örtmekte arıyor...

Dünyaya İslam'ı "alay" konusu ettirmekten öteye geçemeyen bu davranışları şiddet ve nefretle kınıyorum...

Ha... bu arada tahtını ve sarayını korumak için, insanları baskı altına almayı "İslam"la örtüştüren Sultan da, "Allah'a karşı görevini yerine getiriyor"muş, iyi mi!!!

Sen kimsin yaa? Kendini "peygamber" falan mı sandın, sen önce sömürdüğün halkının üzerinden sürdürdüğün salatanatının hesabını ver, bu da dörttt.



Sevgi ve saygılarımla!


Image"Haksızlık Karşısında Susan Dilsiz Şeytandır" Hz. Muhammed (A.S.)