14 Şubat 2009 Cumartesi

Sevgililer Günü!











*
*
******
*
*
14 Şubat "sevgililer günü" olarak bizlerin de hayatına girdi. Girdi girmesine de, bunun ne olduğunu ve nereden geldiğini bilenimiz var mı? Ya da bu konuya tamamen saf ve temiz duygularla sahiplenen toplumumuzun, gerçekte bunun dini bir misyon olduğu üzerinde, ne kadar fikri var? İşte bu konu üzerine biraz değinmek istiyorum. Zira gençlerimizle beraber çocuklarımızın kafalarına gizlice aşılanmak istenen, amacı kastını aşan ve kapitalizmin aracılığıyla bizlere yerleşen bu günün, asıl nedenini bilmek bence en doğrusu olandır.
*
*******
*
Misyonerlik, sadece dinsel bir faaliyet değil; kültürel, siyasal ve ekonomik boyutları olan bir emperyalizmdir. Bilindiği üzere ülkemize ekonomik boyutu üzerinden yani kapitalizmin geri kalmış ülkelerde faaliyetini sıklıkla sürdürdüğü, işte "sevgililer günü, noel bayramı,cadılar bayramı" gibi aslında dinsel içerikli, fakat bunu gizleyen ama çaktırmadan beyinlerimize işlenen ve çok masumca gösterilerek, oradan tüm insanlığa kültürel nitelikte sunulmuş bir misyonerlik olduğunu göremediğimizi üzüntüyle ifade etmek istiyorum.
*
*****
*
Küreselleşme, bugün emperyalizmin yeni adıdır. Oradan vahşi kapitalizmin de yine yeni versiyonu olarak bilinmelidir.
*
***
*
"Kapitalizmin temeli de Protestanlıktır. Çünkü Protestanlıktaki rasyonel olma, tutumlu olma ve dünyevi işe dini ve ahlaki değer verme gibi prensipler günlük sosyal ve ekonomik hayata uygulanınca kapitalizm doğmuştur. Bu bağlamda ulusal ekonomilerin özelleştirme adı altında çökertilerek çok uluslu şirketlerin dünyanın kaynaklarına el koymaya başladıklarını görüyoruz." Prof.Dr.İbrahim ARSLANOĞLU
*
*****
*
Şimdi de "Sevgililer Günü"nün nereden geldiğine kısaca değinelim; Roma'da yaşayan papaz Aziz Valentine'nin öyküsüdür. Bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hıristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine’nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmış. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine’nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine’i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine’i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir.
*
*****
*
Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika’da Esther Howland’ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline getirildi. Ama kim ne derse desin, M.S 270 yılının 14 Şubatında gömülen Aziz Valentine'nin gerçeğini ve o tarihten bugüne gelen anlamını değiştirmiyor. İster kabul edelim, ister etmeyelim bugün gerçekte Aziz Valentine'yi anma günü ve o güne damgasını vuran olayların ve dinsel duygulara saygının bir anısıdır. Bugünü -14 Şubat'ı- istenildiği kadar "özel aşk"ların tanımlandığı ve bunu taçlandırmak için kırmızı güllerle süsleyerek, alışverişler yapmaya ya da yemeklerle eğlenceli şölenlere dönüştürülmeye çalışılsa da aslında altında yatan asıl GERÇEK Hıristiyanlık inancı etrafında birleşen bir dini bayramın evrenselleştirilmeye çalışılması gerçeğidir!
*
*****
*
Dayatılan bir günde "SEVGİ"yi aramaya kalkıyorsak bilinmelidir ki, bu aslında bizleri bir metal yığınına dönüştürmekten başka bir şey olamaz! Sevgi hepimizin yüreğinde olmalı! Sevgi bir güne sığdırılamayacak kadar güzel bir duygu! Sevgisiz bir dünyada yılın bir gününü bu kelimeye ayırmayı "dayatmak" olarak algıladığım ve bunu anlamak için sadece etrafımda oluşan olayları algılayarak, çok güzel tahlil edebiliyorum. O halde hepimizin rahatlıkla anlayabileceği gibi "14 Şubat"ın bir dayatma ve düzmece olduğunu ifade etmek istiyorum. Zira milyonlarca insanın öldürüldüğü, milyonlarca insanın açlığa terk edildiği ve yine milyonlarca insanın sakatlandığı, ruhsal yaralar gördüğü bir dönemi yaşıyoruz! Bunu yaşatanlar ise, sanki hiç bir şey olmamış gibi adeta insanlıkla alay ediyorlar. Üstelik tüm bunları ört bas etmek ve sevgi sözcüğünü sahte bir anlayışla insanlara hatırlatmak aslında insanlığın insani duygularını da yok etmekten başka bir şey OLAMAZ!
*
******
*
Bu duygu ve düşüncelerle, insanlarımızın büyük bir kısmının coşkuyla kutladığı "sevgililer günü" ya da "Aziz Valentine"yi anma günü herkese "hayırlı, uğurlu olsun!" diyorum. Sevgi ve saygılarımla!




5 yorum:

  1. tavsiye ile yazını okudum. Söylendiği kadar anlaşılır yazmışın. Sevgiyi bilen bu yazıya önem verir.

    YanıtlaSil
  2. emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
  3. Hatice Gürdal7 Mart 2009 21:35

    Sevgili Tülay konu ve içerik olarak her zamanki gibi yine çok çok güzel yazmışsın.Gecikmeli de olsa seni takip ediyorum.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Hatice Gürdal7 Mart 2009 21:40

    Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  5. Hatice Gürdal7 Mart 2009 21:43

    Sevgili Tülay konu ve içerik olarak her zamanki gibi yine çok çok güzel yazmışsın.Gecikmeli de olsa seni takip ediyorum.Sevgiler.

    YanıtlaSil