6 Ocak 2010 Çarşamba

"Geçmişi Hatırlamayan Onu Tekrarlamaya Mahkûmdur"














"Dünya vatandaşları, kıskançlık, aç gözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir. " ATATÜRK



Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "KURULUŞ TAPUSU" olarak bilinen Lozan Antlaşması'nı yırtmaya çalışan Avrupa, pervasızca isteklerde bulunmaya cüret ediyor!

Lozan Antlaşması, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle Birleşik Krallık (İngiltere), Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri tarafından, Lozan Üniversitesi salonunda imzalanmış barış antlaşmasıdır. Antlaşma ile Türkiye'nin bağımsızlığı ilân edilerek uluslararası milletlere kabul edilmesi sağlanmıştır. Bununla birlikte kapitülasyonlar kaldırılmış, Osmanlı borçlarının ödenmesinin uygun bir sürece yayılması sağlanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti bu antlaşmayla esas niteliklerine kavuşmuştur.

"Avrupa Konseyi Parlementerler Meclisi, dini azınlıklar konusunda 'Lozan'ı aşın' çağrısında bulunmaya hazırlanıyor." Yani bir şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "didiklenmesi" için adım adım plânlar hayata geçirilmeye çalışılıyor!!!

Oysa Lozan Anlaşması'nı bugüne kadar yok sayan Amerika'nın 1927 de Temsilciler Meclisi üyesi William Upshaw, bakınız o tarihte Atatürk ve Lozan Antlaşması hakkında neler demiş:

"Lozan anlaşması Timurleng kadar hunhar korkunç, İvan kadar sefih ve kafatasları piramidi üstünde oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır. Bu canavar, savaşlardan bıkmış bir dünyaya tüm uygar uluslara onursuzluk getiren bir anlaşmayı kabul ettirmiştir. Buna her yerde Türk zaferi dediler. Dünya parlementolarını bu anlaşmaya kabule ikna ettiler. Büyük sermaye gurupları, ticaret erbabı ve bazı din temsilcileri bile Türkiye’yi uygar uluslar masasında uluslararası bir konum durumuna yücelterek Amerika’yı yüksek ülkülerinden uzaklaştırmada birleştiler." William UPSHAW


Türkiye, Kurtuluş Savaşı ile Batı dünyasının yüksek ülkülerine set çekti. Atatürk'ün 1923 yılında Anadolu'da yaptığı büyük devrim, dünyanın karmaşık bir döneminde, emperyalizme karşı bir direniş sürecinde gerçekleşti. Ve bu direnişle birlikte emperyalizmin Arap coğrafyası ve Asya hayallerine de bu tarihten itibaren son verildi. İşte bu kin ve öfkenin asıl nedeni bundan ibarettir. Ve öfkelerine hakim olamayanlar, o gün bugündür, Lozan'ı yıkmak için ellerinden geleni yapma peşindeler! Şimdi Avrupa'nın bizlere dayatmaya çalıştığı isteklerden "Lozan'ı aşın" çağrısını nasıl yorumlamak gerekir derseniz; "Her şey ortada değil mi?.."


Sevgi ve saygılarımla!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme