23 Ocak 2010 Cumartesi

O Bir "Mesih"!



















"TANRI, iradesini hakim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır, kötü insanlar ise kendi iradelerini hakim kılmak için Allah’ı kullanır." Giordano Bruno (İtalyan filozofu 1548-1600).


İşlediği cinayet ve cinayete tam teşebbüsten 30 yıldır çeşitli -yurt içi ve yurt dışı- ceza evlerinde yatan Mehmet Ali AĞCA, beklendiği gibi "katil" damgasıyla çıkması gerekirken ne yazık ki, "kahraman" sıfatı kazandırmaya çalışanların davullu zurnalı karşılamaları arasında hapishaneden çıkıyor! Zira bunu yapmak; medya önünde son model mersedes arabalar ve geceliği 1000 Tl. olan beş yıldızlı otellerde konaklamak, bunun bir göstergesidir. Bitmedi; başına "talih kuşu" konmuşcasına milyon dolarlık çeşitli teklifler havada uçuşuyor...


Bu tekliflerin, her alanı kapsamasıyla da AĞCA'nın bizim bilmediğimiz -"katil" olmasının dışında- müthiş marifetleri olduğunu ortaya koyuyor. Aman ne kadar kıymetli (!) bir "katil"imiz varmış da, meğer bugüne kadar değerini anlayamamışız biz. Tabii marifetleri bir tek "katil" sıfatıyla sınırlı değil! Bakınız, yeni bir İncil yazacak kadar da ilâhi sorumluluğu bile varmış! Bundan sonra 5. İncil'de Hıristiyanlık âlemine sunulmak üzere, müjdeler olsun "MESİH AĞCA" yı bağrımızdan çıkarmayı başardık!!!


Papa'yı öldürmeye teşebbüs edecek kadar ruh hali bozuk bu şahıs, şimdilerde sicilindeki bozuklukları unutarak, kendini bambaşka bir havalara sokma peşinde! Şimdi çocuklarımıza ve toplumumuza bu durum nasıl açıklanır, işte orası bir muamma...


Bir insanı bilerek ve kasten öldürmek bir cinayettir! Cinayeti işleyene de "Katil" sıfatı verilir. Bu durumda da katillere suçunu unuttururcasına, toplumu dumura uğratarak, katillerin "kahraman" yapılması hiç normal bir davranış değil! Bu durum ancak ruh hali bozulmuş toplumların kabulleneceği bir tutum olsa gerek! Ahlâkını yitirmiş bir toplum olarak da değerlendirebiliriz! Bunun sonu gelir mi? Nitekim son yıllarda giderek ahlâkını yitirmenin ötesinde, ardarda işlenen suçlara bir bakacak olursak yaşanılanlar öyle kabul edilecek cinsten hiç değil!

Demem o ki, şayet AĞCA "kahraman" olarak topluma yutturulmaya kalkışılıyorsa, öz kızına tecavüz eden sapık babaları, annesini boğazlayan öz çocukları, bebeklere kadar reva görülen sapkınlıkları ve dahalarını da birileri istedi diye "kahraman" mı sayalım?! Ama durun! "neden olmasın?" diyenlere; bakınız Münevver'i vahşica katleden "katil" için neredeyse "masum" göstermeye varacak -"sucuk ekmek yedi" vs.- söylemlerine kadar gidilmedi mi, yanıtını hemen verebiliriz!


Evet, bunları medya eliyle çok rahat görebiliyoruz. Oysa Mehmet Ali AĞCA, cinayeti işlediği zaman henüz 20 yaşındaydı. Bizim halk olarak hiç bir zaman bilemediğimiz ince detaylar bir tarafa; uluslararası güçlerin bu türden tetikçileri seçmelerini anlamayacak bir şey yok! Bu durumda da üzerinde yorum yapacağım tek şey; AĞCA gibi tetikçilerin olayda sadece kullanılmış olmalarıdır. Asla "neye?", "kime?" hizmet ettiklerini onlar, dahi bilmezler!.. O vakit AĞCA, neyin "kara kutu"su olabilir ki?.. O, olsa olsa bir zavallı olabilir! Hepsi bundan ibaret!


Mehmet Ali AĞCA, bir insanı öldürerek tarihe ve siciline "katil" olarak geçmiştir! Yine ikinci bir cinayete teşebbüs etmesiyle de ortada amacına ulaşılamamış bir büyük olaya daha imza atmıştır. Netice itibariyle attığı ikinci kurşunla Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni uluslararası arenada karalayarak, kötü tanıtımına neden olmuştur! Cinayeti ve Papa'yı öldürme teşebbüsüyle seçilen kurbanların, ünlü olması münasebetiyle de suçlarını daha sonra kendisine "şan, şöhret" getirmeye yönelik kullanmak istemesi, tamamiyle kişisel bir tercihtir. Ve yine arkasında bulunan fırsatçılara da yeni bir umut kapısı olmuştur! Olay, bundan ibarettir! Bu vesileyle, bu şahıs bundan böyle vatana, millete hatta Hollywood'a ve bütün dünyaya "hayırlı olsun!" demekten başka aklıma bir şey gelmiyor!

Sevgi ve saygılarımla!

2 yorum:

  1. Artık aynı dili konuşmuyoruz.Yeteneksiz(!)TÜRK

    YanıtlayınSil
  2. Akıl, akıl, gel peşime takıl!ELİF

    YanıtlayınSil