23 Aralık 2011 Cuma

Gâvur Oğulları!

















"Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hepsi aynı ülkenin evlâtlarıdır ve aynı cevherin damarlarıdır..." ATATÜRK




Gaziantep, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, bunlar basit birer kelimeden ibaret değil. Bunlar atalarımızın akıttıkları kanın birer abidesidir. Mondros Ateşkes Antlaşmasının hemen ardından, Urfa ve çevresi önce (24.3.1919’a kadar) İngilizler, sonra (30 Ekim 1919’da) Fransızlar tarafından işgal edildi.


Vatan savunması yapanlar...

Namuslarını, canlarını, dinlerini, mallarını, topraklarını, özgürlüklerini korumak uğruna...

Bile bile...

Ölümü seve seve göze alarak,


İlk kurşunu atanlar...


31 Ekim 1919 günü hamamdan çıkan 3 Türk kadınına Fransız-Ermeni askerleri, "Burası artık Türk memleketi değildir" diyerek saldırmaya başladılır. Olaya ilk müdahale eden Çakmakçı Sait;


"Gâvur oğulları! Dokunmayın bacılarıma" diyerek Fransız-Ermeni askerlerinin üzerine yürüdü. Çakmakçı Sait bu askerler tarafından kurşunlanarak yaralandı (daha sonra şehit oldu).

Bunun üzerine Sütçü İmam Ali, yanındaki silahla Fransız-Ermeni askerlerini öldürerek düşmana baş kaldırdı...


1904 yılında babası Ermeni çeteleri tarafında şehit edilen Karayılan...

Birinci Dünya Savaşı'nda Sarıkamış'ta Ruslara karşı savaştı. Antep'i Fransızlara karşı savunurken 24 Mayıs 1920'de şehit edildi.

Karayılan Antep halkını temsil eden halk kahramanı olarak tarihe geçti.


Tek başına düşmana meydan okuyarak, "Düşman arabaları cesedimi çiğnemeden Antep'e giremez" diyen Antepli Milli Kahramanımız Şahin Bey...

Şahin Bey ve fedaileri, 3-18 Şubat 1920'de tam donanımlı Fransız birliklerini perişan ettiler. Şahin Bey zaferin ardından düşman kumandanına gönderdiği mektupta şöyle demektedir:


"Kirli ayaklarınızın bastığı şu toprakların her zerresinde şühedâ kanı karışıktır... Din için, namus için, hürriyet için, ölüme atılmak bize, Ağustos ayı sıcağında soğuk su içmekten daha tatlı gelir. Bir gün evvel topraklarımızdan savuşup gidiniz. Yoksa kıyarız canınıza."

25 Mart 1920'de Fransızlara karşı çatışmalar hız kesmeden devam etmektedir... Şahin Bey'in yanındaki 18 kişinin de şehit edilmesinden sonra son kurşunu da bittiğinde tüfeğini yere çarparak, üzerine hücum eden Fransızlara yumruklarıyla cevap verir...

Tabii kalleşçe uzaktan yediği kör kurşunla oracıkta şehit edildikten sonra süngü darbeleriyle aziz bedeni parça parça edildi.


Antepliler "6317" şehit vererek düşmanı kovdular!

25 Aralık Gaziantep'in düşman işgalinden kurtuluşunun 90. yıldönümü...




"Ermeni Soykırımı" yapıldı diyen işgalci emperyalist Fransızlara sorum şu olacak:


Ne işiniz vardı sizin Anadolu topraklarında?


İşgaliniz yetmedi... binlerce insanımızı kestiniz biçtiniz!

Yetmedi; Ermenileri de kışkırtıp, sinsi emellerinize alet ettiniz ve ortalığı yakıp yıktırdınız (ki şimdi de PKK'nın en büyük destekçisi olarak iş başındasınız)...

On binlerce insanımızı şehit ettiniz!

Ne ararsınız vatan topraklarımızda?!

Avrupa'dan kalkıp Anadolu'ya hangi emelleriniz için geldiniz?


Geldiniz boyunuzun ölçüsünü aldınız ve defolup gittiniz.



Öte yandan, dün Fransız meclisinde kabul edilen soykırımı inkâr yasasının mimarı Fransız kadın milletvekili Cezayir asıllıymış iyi mi?!


Hanımefendi kendi ülke halkına yapılan soykırımı görmezden gelerek bir kenara bırakmış...


Valla bu haber bana, "bizim" Nobel ödüllü "yazar"ı hatırlattı...


Hani biliyorsunuz ya...


Nobel ödülü alacağım diye...


"Türkler Ermenileri kesti.." falan gibi inciler saçmıştı.


Ne bileyim...


Ha Cezayir asıllı Valerie Boyer, ha Türk asıllı Orhan Pamuk...


Sahi...


Kim kim(ler)i kesmişti?!


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme