2 Ocak 2012 Pazartesi

Bu Mektup Her Şeyi Anlamaya Yetiyor





"Ordumuz; Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir" ATATÜRK




Dünyanın neresinde olursa olsun, çocukların ne kadar saf ve masum olduğu bilinen bir gerçektir. Hâl böyle olunca da onların sözleri, davranışları içtenliğin en güzel örneğidir.


Yeni yıla girmeden hemen önce yaşadığımız elim ve talihsiz olay, millet olarak hepimizi derinden üzdü...


Yaşanan bu talihsiz acı olay, hepimizin ortak kederi...



30 Aralık ders çıkışı akşam vakti, çocuklarla vedalaşırken yanıma yaklaşan Tülin;

-Öğretmenim hani 35 kiş öldü ya... İşte onların içerisinde bizim (16 kişi) akrabalarımız da var. Biliyor musun öğretmenim, annem köyümüze gitti!

-Ne dedin Tülin?

-Doğru mu?

-Nasıl yani?..



Bugün yeni yılın ilk ders günü...

Tülin'i yanıma çağırdım; ve olayı sınıfça daha iyi anlamaya çalıştık...

Çocuklar sessizce Tülin'i dinlerken bir yandan da, "başın sağolsun Tülin!" diye bağırıyorlar...

Tülin:

-Köyümüzde herkes, olayın bir kaza olduğunu ve askerlerimizin bilerek yapmadığını söylüyorlar...

Ardından bir de duygularını belirten bir yazı getirdi. Zira bu vakte kadar yaşadıkları her şeyi hem sözlü, hem de yazılı anlatma alışkanlığı edinen kuzucuklarım adet haline geldiği üzere olayı hemen bir çırpıda "DUYGULARIM" başlığıyla kağıda döküverdi...

Mektup aynen şöyle;


"Sevgili Arkadaşlar ve Değerli Öğretmenim...

Sizinle paylaşacağım bir şey var. Biliyorum hepimiz üzgünüz ve Türk askerimizin bu olayı bilerek yapmadıklarına hepimiz şahidiz. Perşembe günü akşam habere bakarken o arada Şırnak ilinin Uludere ilçesinde akrabalarımızın birçoğu "Irak" sınırını geçerken kaçak sigara taşıyorlardı. O anda, Türk askerlerimiz terörist sanıp, bombalamışlar. O andan sonra dayım hemen bombalanan yerin oraya gitmiş. Ve birçok kişinin bizim akrabamız olduğunu tesbit etmişler.

Ertesi gün annem Şırnak'a gitti. Ve ölüler defnedilince babaannemin evine gitti. Annem bir gece orada kaldı ve ertesi gün eve geldi. Herkesin perişan olduğunu söyledi." Tülin


Tülin'in bu mektubunu ve söylemlerini sınıfça dikkatle dinleyerek yürekten inancımızı ve üzüntümüzü paylaştık. Zira Tülin de, arkadaşları da Türk askerinin bilerek veya isteyerek hele de kendi vatandaşına asla zarar vermeyeceğini çok iyi biliyorlar...

Niye mi?

Onlar, Atatürk'ün "savaş zorunlu olmadıkça cinayettir" sözünün ne anlama geldiğini en iyi şekilde ifade edecek kadar bilinçliler de ondan...


Sevgi ve saygılarımla!

Image"HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR." HZ. MUHAMMED (A.S.)

2 yorum:

  1. türk milletine inanmak bizim en güzel yerlere bakmamız tadıp koklamamız anlamındadır.Askerimize inanmak zorundayız,biz çoklu devletten değil türk milleti devletinin şemsiyesi altında kucak almaktayız.Bunların haricinde biz türk milleti ve askeri ile bir bütünüz.Onların ruhunu taşıyan,ATATÜRK ümüzün kırmızıya boyayıp buram buram özgürlük kokusunu içimize çektirdiği aynı toprakla özelleşip güzelleşiyoruz.O olmazsa ben, ben olmazsam sen, sen olmazsan biz, biz olmazsak hiç birşey...Kısacası benim ona senin bana onun bize...Yani birimiz hepimiz, hepimiz birimiz içindir.Tek kişinin yokluğu bin kişiye mani olur.Askerimiz kendisi değil,başka bir zorlama ile yanlişlık yapmıştır.Buna türk ulusunun kalpten inanacağını düşünüyorum.Çünkü arkadaşımız tülin ve ailesinin davranışı çok büyük güzelliktir.Arkadaşıma , türk milletine allahtan büyük rahmet diliyorum.Üzüntümüz tek tülin ve ailesinin değil , aynı zamanda türkiyenindedir.Üzüntümüzü tek yürek olarak dindirmeye ve azalmaya çalışıyoruz,çalıştık.Türkiye cumhuriyeti kağıttan değil demirden var olmuştur.Eeeeeeee...Buradan nereye gelebiliriz?Önümüzdeki büyük önder boşuna kendi ruhunu taşıttırmamış üstün kişiliğini geçmiş ve gelecekte tek yürek,tek kişi,bir köke bağlı olarak yapmak için,bu günleri bu şekilde bir şemşiye altında ıslanmadan yok edebilmemiz içindir.Ben arkadaşım tülini çok seviyorum, mektubundaki hisleri hissetmesini istiyor ve türkiye ye bir ışık olduğunu düşünüp sabrına hayran kaldığımı belirtmek istiyorum.Alçak gönüllülüğü ile bir türk vatandaşlığının önderinin izinden içtenliği ile gittiğini düşünüyorum.Benim de içim yanıyor çok üzgünüm ama bu sözlerle gurur duyuyorum,ben de böyle konuşmayı ve güvenimi vermeği çok çok sesverim.Ben de fadime ilterim..........

    YanıtlayınSil
  2. Öğretmenim Fadime'nin dediği gibi: ''Askerimizi bile bile kendi vicdanlarıyla bombalamamışlar'dır''.Bu işin içinde ya bir zorlama teşebbüsü ya da düşman(terörist)zannedip bombalamışlar'dır.Askerimiz Türk insanının kılına dahi zarar gelmesine tahammül edemez...Biz Laz Çerkez Kürt ayrımı yapmadan Savaşlarda gözümüzü kırpmadan savaştık,mücadele ettik.Her zaman bir bütün olduk...Sanmayın ki o sınırdaki kişiler Laz veya Çerkez olsa da askerimiz asla ve asla bunu(bombalama teşebbüsünü)yapmazlar...Tülin'e,ailesine ve Türk Milletine Allah'tan rahmet,baş sağlığı diliyorum...Saygılarımla Merve KANAN

    YanıtlayınSil